DERSLİKLERİMİZİN İSİMLENDİRİLMESİ

Kutluay Yüce

29-03-2016 16:50


Sevgili Okuyucular,

Hepiniz biliyorsunuz ki; ülkemizde özellikle büyük kentlerimizde cadde, sokak, park ve bahçelere, hizmeti geçmiş yabancı bilim adamları, siyasetçi ve düş’ün insanlarının adları verilmiştir. Bizlerin ise hizmetlerinden sonra, hayatını kaybetmiş, anılarda kalan değerli büyüklerimizin adları bir vefa borcu olarak verilmektedir.

Oysa benim düşüncem; bu değerli insanlarımızın yani bilim insanı, siyasetçi, edebiyatçı gibi değerlerimizin adları kendileri hayattayken ve enerjilerinin doruğundayken bahse konu yerlere verilerek, onların çalışmalarını hem teşvik etmek hem de eserlerini kamuoyuna mâl etmektir..

Benim bir diğer düşüncem, ilkler arasında olmasını temenni ederek Ankara Üniversitesi Fen Fakültemizde, Astronomi camiasında hâli hazırda hayatta olan çok değerli bilim insanlarımızın adlarının dersliklere ve laboratuvarlara verilmesini önerdiğim yazılarımdan birini, sizler için bir kaç ufak değişiklik yaparak, siz değerli okuyucular ile paylaşıyorum

Astronomlarımızın isimlerinin dersliklere / amfilere / laboratuvarlara verilmesinin düş’ünü sıcacık taşımaya devam ediyorum. UZAY ile yakından ya da uzaktan ilgilenen ve bunu bilim mecrasında yapan bilim insanlarının ufuk sınırlarının olmadığı düşüncesindeyim.

"Astronomların düşünce ufku sınırsızdır..."

İstiyorum ki; astronomların sınırsız ama bir o kadar da yarar dolu düşünce ufku, bir elin 150 parmağını geçsin, bizlerden eğitim alan şanslı öğrencilerin ötesine de geçerek ülke sathına yayılsın..

Dersliklerin isimlendirilerek anlamlandırılması düşüncemi, sizlere hitaben yazdığım 9 Eylül 2015 tarihli e-posta aracılığı ile, bir gökbilimcimizin ismini örnek vererek paylaştım. Aslında kendi ismimi de yazabilirdim.

Kayseri, Malatya, Adana, Adıyaman, İzmir, Çanakkale, İstanbul, Ankara, Hatay, Erzurum, Elazığ, Konya, Trabzon, Çankırı, Girne, vd iller hatta ilçe ve beldelerde gökbilimcilerimizin isimleri neden yaşatılmasın? Şehir kütüphanelerindeki hatta Millî Kütüphane’deki bir okuma salonu “Astrofizikçi / Gökbilimci bilmem kim” isimleri ile artık neden anılmasın?

Amaç; isimlerin yaşatılması yanında, engin bilimsel edinimlerin dilden dile aktarılarak çocuk yaştaki genç nesli Dünya atmosferinin ötesine geçirerek uzayın varlığına dikkat çekmek ve bunu günlük yaşamlarının bir parçası haline getirmek. Çok daha farklı zenginliklere sahip gençleri Gökbilim - Astronomi alanına daha fazla çekebilmek ve onları kazanmak..

Biz ve bizden önceki kuşak; birkaç metrelik teleskoplara ne yazık ki henüz sahip olamadı. Uzay araştırmaları teknolojisine ülkemiz maalesef henüz sahip değil!

Amiyane tabirle taşlı dar yolları aşındırarak eşyaları eşekler üzerinde taşıma zahmetine katlanarak dağın zirvesine eşsiz bir Rasathane yaptık (Antalya - Bakırlıtepe; 2550 metre yükseklikte). Öyle ki; evlerimizden ayrı kalmak pahasına dağları delerek yaptığımız rasathanemize güler yüzlü ev sıcaklığını bile kazandırdık. Ama bunu sadece biz görebildik, bizler anlayabildik. Biz astronomları bizden başka kimse dün anlamadı, bugün anlamıyor, gelecekte de anlamayacaklar.. Bürokrasiyi bir türlü aşıp ambalaj kokan birinci el bir metrelik teleskobumuza ancak yıllar sonra kavuşabildik. Ufukta bir diğer görünen ise; üç metrelik teleskop, 2020 başı.. Bu imkânsızlıklara rağmen bilimsel çalışmalarda hiç ama hiç geri kalmadık. Uzay çağının gerektirdiği gözlem araçlarına teknik olarak sahip olamasak da, bilimsel açığımız ülke olarak hiç bir dönemde asla olmadı. Dünya coğrafyasında ‘her kim’ ‘ne çalıştı’ ise hocalarımız çalıştı, bizler çalışıyoruz, her yeni gelen neslin de çalışacağına eminiz..

Yaşanılan sıkıntıların ve gösterilen onca çabanın gelecek nesillerce daha az yaşanması için astronomi - astrofizik çalışmalarının varlığını ülke sathına yaymalıyız. Bu da, gökbilim insanlarımızın isimlerinin eğitim kurumlarının ve ilgili birimlerinin birer köşesine verilmesi suretiyle uzay kavramının orada kalıcı kılınması ile mümkün olacaktır diye düşünüyorum.

Henüz bir kaç metrelik teleskobumuz yok, uzaya ülke olarak maalesef gidebilmiş değiliz.. Ama en azından bir kaç yılda pek çok yerde biz gökbilimcilerin isimlerinin verilmesini sağlayabilirsek; astronomiyi ülke gündemine taşıyarak astronomiye olan ilgiyi arttırmakla kalmayacak, ‘Uzay Çağı’na belki de girdiğimiz bu dönemde‘dünya gündemi’nde yer edineceğiz. ASLINDA en büyük kazanımımız genç beyinlerde farkındalık yaratmak olacak...

İlk adımı; yaklaşan “XX. Ulusal Astronomi Kongresi; 2016” sırasında, Bilim ve Düzenleme Komitelerinin organizasyonunda, toplantının yapılacağı Erzurum'un bir eğitim kurumunun (okuma) salonuna ilk doktoralı astronomumuz "Gökbilimci Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan" veya bir başka ismi vererek hep birlikte atabiliriz.

Zaman içerisinde göreceğiz ki; her birimizin aklına ilk düşen sadece bir kaç on isim değil, hepimiz sayı bakımından az kalacağız.. İsim verme işini ne kadar erken yaşa çekersek daha etkin ve bir o kadar interaktif bir çalışma platformu yaratabiliriz.

Saygılar.

 

Doç. Dr. Kutluay YÜCE

 

Ankara Üniversitesi

Fen Fakültesi

Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü

Öğretim Üyesi

 

 

Diğer Yazıları