KADIN OLMAK!

Kutluay Yüce

08-03-2016 10:00


Kadın olmak ince bir çizgi üzerinde yürümektir; fıkır fıkır şıkır şıkır ama omzunda, sırtında, kafasında binlerce ton ağırlıklarına rağmen.

Kadın olmak evin çamaşırı, bulaşığı, temizliği, yemeği ve üç ayda bir yıkanan tülün inceliğidir.

Kadın olmak bir çarşafın lekesi, banyo suyu, bazense bir elin kiridir.

Kadın olmak esaretin simgesi, dalgalı denizlerin demir atılan kuytu bir limanıdır.

Kadın olmak bir sevda şarkısı, gönül yarası, bazen de kanayan bir yaraya merhemdir.

Kadın olmak bazen koridorun bir ucunda üzerine yürünülen bir varlık, asabı bozan, fikrini ortamın harmonisine uygun söylediğinde "showman" görülen tarafıdır; "hakkını emeğiyle alan değil, hakkı lütufla verilendir".

Nafakayla eder biçilen, iki dudak arasındaki bir bahadır.

Kadın olmak bazen ismine yüklenilen bir sıfat ya da bir cümlenin yüklemidir.

"Kadın olmak kadın doğmak değil.. Bir yazgıdır... "

Kadın olmak Evliya Çelebi zamanından beri halâ yazgısını değiştir(e)meden, ince çizgisini kalınlaştırmadan yürümeye devam ederek pamuk ipliğine bağlı yaşasa da; kimyasını bozmadan, fiziğini koruyarak, ilahî matematiğin ince hesapları ile ayakta kalmayı başarabilen Evren'deki varlıkların en üstünüdür..

 

Doç. Dr. Kutluay YÜCE

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi

Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü

Öğretim Üyesi

Diğer Yazıları