banner27

banner11

- ‘Zaman denen mefhumu yaşamın içine her köşesine bu denli dâhil etmekle, Dünya hayatını kısır döngüye bağladık... K. Yüce’

Bilgin ve bilge insanlarımız... Kavram olarak bilgili, iyi ahlâklı, olgun ve örnek kimse, hâkim ve bilimsel bir konuda çok bilgisi olan, bilimci, âlim anlamlarını yüklemekle bile tarifte eksik kalırız. Kaçımız, bilgin ve bilge insanlarımıza, zaman ve mekândan bağımsız bir yerde rastlarız... Bazen yorgun tahta bir masada çayını yudumlarken, bazen de yeri ve zamanı önemsiz ama önemli bir noktada!..

Yaşamlarının bütün kültürel birikim ve donanımlarını; geleceğe ışık tutarcasına, anlaşıldıklarından emin olarak aktaran, gürültü kirliliği yaratmadan ortalıkta palyaço misali dolaşmayan yegâne değerlerimize hayatlarımızın neresinde ne kadar yer veriyoruz? Hepimize yeten bilgin ve bilge insanlarımıza acaba bizler yetebiliyor muyuz?

Biliminin, sanatının ya da zanaatının en zor, en meşakkatli yıllarını sabır ile ilmek ilmek dokuyarak asude yıllarına demir atmış bilginlerimizi; hırs dolu gençlik yıllarımıza misafir etmek ve hatta ülkemizin rotasını belirleme noktalarında kendilerine önemli birer misyon yüklemekte eksikliklerimizin olduğunu düşünüyorum..

Gençlik yılları, deli ama bir o kadar dolu dolu geçen yıllar. Gözü kara, tuttuğu ziyadesiyle koparılan biraz da hoyratça savrulan, alınan kararların üç kere düşünülmeden uygulandığı çağlar.

‘Sabırla; koruk helva olur, dut yaprağı atlas.’ Neredeyse bütün atasözlerin duygu, düşünce ve anlamlarına hayatlarımızdan pay biçer, neyi işaret ettiklerini anlamakta zorlanmayız. Keza, yaşamlarımızın bazı kesitleri ile oracıkta örtüştürürüz.

Neticede pek çok yeteneğe sahip, yaratıcı, araştırmacı, geliştirici bir yapıyı ruhunda hisseden bu değerlerle; konuşarak, fikir teati ederek veya teknik olsun, edebi olsun, ilmi olsun herhangi bir teklif veya olguyu istişare ederek tartışmak bizlere huzur verir. Yaşamlarıyla imzaladıkları sözlerini yani atasözlerini miras bırakan ‘günümüz bilgin ve bilge insanlarımıza ulaşmak; onları dinlemenin ötesine geçerek koruma altına almak’ bizlere düşen asli birer görevdir. Dünyayı yeniden keşfetmeden, zaman kaybetmeden geleceğimize yön verme misyonlarını onlara yüklemenin zamanı aslında geldi de geçiyor bile.

“Tarih yazılımı”, “Bilim insanlarımızın isimlerinin dersliklere verilmesi”, “Günümüz bilge ve bilginlerimizi kayıt altına alma” projeleri; para-pul ve teşvik ile ölçülemeyecek derecede önem addettiğim düşlerim arasında.

Saygılar

 

Doç. Dr. Kutluay YÜCE

Ankara Üniversitesi

Fen Fakültesi

Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü

Öğretim Üyesi

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner9