banner27

YANLIŞLARDA TARİH TEKERRÜR ETMESİN…

Ali Saylam'ın Yazısı..  

12 Temmuz 2019 22:32
YANLIŞLARDA TARİH TEKERRÜR ETMESİN…

Sene 90’lı yıllar...

Seydişehir’in Belediye Başkanı Muammer Urhan...

Seyit Harun Cami etrafındaki yıkılan Seyit Harun İş Merkezi’nin temel atılma safhasında aklıselim bir büyüğüm; “Senin aran iyi, şu Muammer’e söyle, buraya bu bina yapılmaz.” diyerek bana bir görev verdi.

Bende Başkanı görüp; “İyi düşündün mü başkanım. Bak böyle diyorlar.” dediğimde “Vallahi çarşı esnafı oradan beni geçirmiyor. Şuraya bir bina yap hiç olmazsa buraya gelip gidenin ayağı kesilmez diye başımın etini yiyor. Karşı gelemedim.” demişti.

Bu yapılan yanlış, binanın yıkılmasına kadar gitti.

Herkes üzüldü. Biliyorum ki Muammer abi daha fazla üzüldü.

Bende sorumluluk hissettiğim için bu tür yanlışları baştan önleyebilme adına elimden geleni yapacağımı kendi kendime söz vermiştim.

Hele bizim gibi ülke ve toplum nezdinde özellikle şehir merkezinde yeşil alan oluşturmanın zorluklarını biliyorum.

Bu nedenle belediyemizin bu konuda ki çalışmalarına tam destek olduğumu da defaatle yineledim.

Açık söylemek gerekirse; Mehmet Tutal döneminde KOMEK binası ve Eski Garaj’a konut yapılması hariç yeşil alan çalışmalarına tam destek verdim. Bu konuyla ilgili de köşe yazısı kaleme almıştım.

Yeşil alan kazandırılmasında, hakikaten Atatürk Caddesi’nde yapılanlar kayda değerdi.

Belediye Bahçesi, Millet Parkı, Selçuk Parkı ve Kaymakamlık alanının yeniden düzenlenmesi ile bu cadde, bırakın Türkiye standartlarını, Dünya standartlarına göre yeşil alan ortalamasına ulaşacak düzeye gelecekti.

Bu cadde de eski Belediye aile bahçesinin yanındaki Belediyeye ait binanın yıkılması ileride askerlik şubesinin kaldırılıp buralarında yeşil alana dâhil edilmesini bekler hale gelmiştik.

Dört dörtlük yaşam alanı olacak Atatürk Caddesi’nde, Jandarmanın olduğu alana cami yaptıracağız diye kalkışanlar ile itişip kakışırken, 1 No’lu Sağlık Ocağı’nın söz konusu 1 kilometre gibi dar bir alan içerisinde (kimine göre uzaklığı tartışma götürür) Eski Devlet Hastanesi’ne taşınmasına karşı çıkılıp, yıkılacak olmasına rağmen tekrar aynı yerinde kalmasının istenmesi beni hayal kırıklığına uğrattı.

Yeşil alana karşı hassas belediyeler bu tür yerlerde bulunan binaları yıkarak yeşil alana çevirmek için orada bulunan bina sahipleri ile bir kuruma ait ise o kurum ile mücadele eder dururlar…

Hatta daha ileriye giderek mahkemeye dahi taşırlar.

Ama buradaki durum hiçbir aklıselim vatandaşın karşı çıkmayacağı ve belediyecilik açısından da hiçbir yeşil alan hizmetinin başka bir hizmetle doldurulmayacağı gerçeğine darbe vurdu.

Daha önce yazmış olduğum konuyla ilgili yazımda yüzlerce yorum aldı. Vatandaşlar birebir düşüncelerini paylaştılar.

Birkaç okurumuz; Amerika’da bulunan Central Park’ın fotoğrafını göndererek Selçuklu Park binalar ortasında kalan Central Park gibi olacaktı yazmışlar.

Birçok vatandaşımızda bana hak vererek; o mevkide kiraya çıkamazlar ise eski belediyeye ait nikâh salonunun olduğunu ve başka alternatiflerinde bulunacağını belirtip, devletin bir sürü para harcayarak yeni bina yapmasını abesle iştigal buldular.

Tabiatıyla karşı yorumlarda var. Bunların hepsine saygı duyuyorum ama bu yorumlardan anladığıma göre 1 No’lu Sağlık Ocağı’nın oradan taşınması ile ilgili düşüncelerimiz çarpıtılarak algı oluşturulmaya çalışılmış. 

Biz düşüncelerimizde devletin kiraya çıkan sağlık ocaklarının kirasını ödediğini veya yine o civarda bir sağlık ocağı kazandırılmasını belirtmiştik.

Bu nedenle sağlık ocağı orada kalsın diyen mahalle halkına da hak veriyoruz.

Bizim karşı çıktığımız, Muhtar Hasan Hakan Ustaoğlu iki muhtar adına da bize karşı yayınladığı cevapta: “Sağlık ocaklarının yarın kira statüsü değişir o zaman ne yapacağız? Yaşlılar var.” diyerek devletin milyonlarca para harcayarak yeşil alan olacak mevkinin tam ortasına beton yığını konmasını savunmasıdır.

Hakan kusura bakma. Hodri meydan diyerek oraya bina yapılsın diye tutturmaya devam edebilirsin.

Bu aşamadan sonra oraya bina yapıladabilir yapılmayadabilir…

Eğer oraya bina yapılırsa Seyit Harun İş Merkezi’nin binasını görenlerin söylediği gibi bu binayı hangi işgüzar yaptırdı diye sorarlar ise bende bu bizim Hakan’ın eseri derim.

Kusura bakma Google’da o kadar aradım bu mantıksız karşıtlığına işgüzardan başka karşılık bulamadım.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.