banner27

İLÇEMİZE ALTIN PORTAKAL GETİREN SANATÇI; HÜSEYİN ÖZEL

Bu yıl 56.sı düzenlenen Altın Portakal Film Festivali’ne Bozkır filmi damga vurdu. Bozkır'da çekilen film 10 dalda ödül aldı. Ödüllerden birisi ise ilçemizin önemli sanatçılarından Hüseyin Özel’e verildi. 

12 Kasım 2019 21:57
İLÇEMİZE ALTIN PORTAKAL GETİREN SANATÇI; HÜSEYİN ÖZEL

56. Altın Portakal Film Festivali’nde 10 dalda ödül alan Bozkır filminin müziklerini besteleyen, bir zamanlar gazetemizde de çalışan 39 yaşındaki Hüseyin Özel “En iyi Film Müziği” dalında Altın Portakal’ı alarak ilçemizi gururlandırdı.

Aslen Taşkentli olan ancak 2011 yılından bu yana ilçemizde yaşayan Hüseyin Özel müzik kariyeri ve aldığı ödül hakkında Gazetemiz Toroslar’a röportaj verirken; “Çocukluğumdan beri müzikle ilgileniyorum. Müziğe babamın hediye olarak aldığı bir melodika ile başlamıştım. Alır almaz daha önce hiç müzik eğitimi almamış olmama rağmen tamamen müzik kulağı ile Beethoven’in 9.senfonisini çalmıştım. O günden beri müziğin peşini bırakmadım. Hayatımın bir parçası oldu.” dedi.

“SEYDİŞEHİR BENİM SIĞINAĞIM”

Hüseyin Özel aslen Seydişehirli olmasa da 2011 yılından bu yana Seydişehir’de yaşıyor. İlçemizle hiçbir bağı bulunmamasına rağmen neden Seydişehir’de yaşamaya başladığını aktaran Özel; “Babam Taşkentli annem Antalyalı. Seydişehir ise tamda ikisinin ortasında kalıyor. Ben de genetik olarak yörüğüm, yerimde duramıyorum. Seydişehir’e ev bakmaya geldiğimizde Hasbi Aslan hocamla görüştük. Seydişehirli olmamamıza rağmen Seydişehir’e yerleşmek istememize çok şaşırmıştı. Sonrasında bize Seydişehir’i gezdirdi. Ancak hala kesin kararımızı verememiştik. Konya’ya dönüş için eski garajdaydık, otobüs saatini beklerken yemek yiyorduk. Otobüsün kalkış saati gelmiş ve otobüs kalkacaktı. Oradaki arkadaş geldi ve siz rahat rahat yemeğinizi yiyin diyerek bizim için otobüsü 10 dk. Kadar bekletti. Karşılaştığımız bu tavırdan o kadar memnun kaldık ki kesin kararımızı vererek Seydişehir’e taşındık. Seydişehir’de 2-3 yıl kaldıktan sonra bir otelden iyi bir teklif geldiği için Manavgat’a taşındık. Bir buçuk yıl kadar orda yaşadık. Ancak kızım Fatma Duru'nun okul çağı geldiğinde çocuk yetiştirmek için en uygun yerin Seydişehir olduğunu düşünerek buraya geri döndük. Şimdi kızım 4. Sınıfa geçti, oğlum ise birinci sınıfa başladı. Seydişehir’in gerçekten bizim hayatımızda yeri ayrı. Bizim için bir sığınak gibi. Sanki dışarı çıkınca bir fırtınaya giriyormuşuz da buraya geri gelince dinginliğe kavuşuyormuşuz gibi.. Nerede doğduğun değil de nerede doyduğun önemli derler ya. Bence artık o kural da geçerliliğini yitirdi. Özellikle de bir sanatçı için kendini nerede huzurlu hissediyorsa orası en verimli alanıdır. Şehir dışı işlere gittiğimde geri dönerken “Oh be, dönüyorum” diyorum. Seydişehirlilere de bu anlamda teşekkür etmek isterim, güzel insanlar. Tabi her yerde iyi insan kötü insan vardır. Allah hep iyilerle karşılaştırsın diye dua ettim. Bu zamana kadar da hep iyilerle karşılaştırdı.” şeklinde konuştu.

BAŞARIYA GİDEN YOL..

Müzik kariyerinde geçtiği yolları anlatan Hüseyin Özel; “Çocukluğumda TRT1 ve TRT2 dönemlerinde başka kanallar yoktu. Pazar günleri TRT’de klasik müzik programları yayınlanırdı. O saatlerde tüm çocuklar televizyonun başından kalkıp oyun oynamaya giderdi, bense oturur piyanisti izlerdim. O zamanlardan başlayarak her zaman içimde müziğe karşı bir tutku vardı. Marmara İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünü okuyarak buradan mezun oldum. Burada eğitim alırken aynı zamanda Akademi İstanbul isimli özel bir üniversitede 2 yıl piyano üzerine eğitim aldım. Müziği bana orada piyano öğretmenim İrge Sezer öğretti. Üzerimde emeği çok büyük. Tabi İrge Sezer ile yollarımız kesişene kadar da bazı çalışmalarım oldu ancak müziğimi şekillendiren, müziğin dinamiklerini ve nasıl okunması-yorumlanması gerektiğini bana öğreten o oldu. Daha sonra 2001 yılında Konya’ya döndüm ve Harun Türkmenoğlu adlı bir arkadaşımın zorlamasıyla birçok mekânda farklı müzik gruplarıyla sahne almaya başladım. O günden bu yana sahnelerdeyim. 2006 yılından itibaren görüntülerin üzerine müzik yapmaya başladım. Reklam ve tanıtım film müzikleri. Çok uzun zaman çeşitli kısa filmler ve belgeseller için müzikler besteledim. Bozkır filmi için bestelediğim müziğin başarı kazanmasının temel sebebi ise filmin Yönetmeni ve aynı zamanda kuzenim de olan Ali Özel’dir. Kurguladığı dünyaya öyle bir inanmış ki sadece oyuncuları değil beni de yönetti. Müziklerimi budadı, yeşertti. Evet, müziği ben yaptım ama beni çok güzel bir şekilde yönlendiren de o oldu.” şeklinde konuştu.

FİLMİN PERDE ARKASI..

Filmi çekerken zorluklarla karşılaştıklarını ancak buna rağmen heyecanlarını kaybetmediklerini bunun sonucunda da hak edilen 10 ödüle kavuşulduğunu söyleyen Özel; “Filmin yönetmeni Ali Özel 24-25 yıldır sektörde olan bir isim. Zannediyorum bu senaryoyu da 5 yıl kadardır tasarlıyordu. 2 yıl önce filmi çekmeye karar verdiğinde bana da yardımcı yönetmenlik teklif etti. Ben de hangi görevi bana layık görürse yapacağımı söyledim. Daha sonra film için çalışmalara başladık. Başrol oyuncumuz Ali’nin de babası olan amcam Ahmet Özel’dir. İstanbul’dan diğer oyuncular da geldi. Taşkent'te tüm oyuncularımızla beraber senaryo üzerinde bir haftaya yakın süre çalıştık. Sonra Bozkır’ın Dedemli Köyü’ne geldik. 35-36 gün süren zorlu bir çekim sürecimiz oldu. Hava koşulları nedeniyle çok çok erken saatlerde kalkıp çekimlere başladığımız zamanlar da oldu. Hatta filmin son günü sabah uyandığımızda 10 cm kar vardı. Çok zor bir gündü. Ama şimdi iyi ki de zorlandık diyorum. Bazen insan “Neden ben?” diye kendine sorar. Eğer hak ediyorsan neden olduğunu bir gün görüyorsun. Ali de inandığı dünyayı çalıştığı herkese öyle bir anlatabilmiş ki, Festival gecesinin sonunda kazandığı Altın Portakalları tek başına bile taşıyamıyordu. Sağ olsun, hepsini sonuna kadar hak ediyor.” ifadelerini kullandı.

“İSMİM ANONS EDİLDİĞİNDE BÜYÜK SÜRPRİZ OLDU, ÇOK SEVİNDİK”

Bu işe girdiğinizde bu ödülü alabileceğinizi düşünüyor muydunuz sorumuza cevap veren Müzisyen Hüseyin Özel; “Şu anda Türkiye ve dünyadaki popüler sinema anlayışına göre değil, "Sinema insana dairdir" ilkesi ile gerçek bir sinema filmi yaptık. Aslında ben bu film için çok kısa bir müzik besteledim. Toplamda jenerik dahil 8-9 dakikalık bir müzik. Katıldığımız festivalde müzik dalı vardı ancak bir yanımız olur mu ki acaba derken bir yandan da ödül alacağımızı çok da düşünmüyorduk. Ödüller açıklanmaya başladı. Alınan ödüllerden sonra artık en iyi müziği de başka filme verirler diyordum. . Sonra birden ödülü vermek için sahneye çıkan Şevval Sam en iyi film müziği “Bozkır – Hüseyin Özel” anonsunu yaptı. Bütün film ekibi olarak çok heyecanlandık. Özellikle benim için çok büyük sürpriz oldu. Toplamda 10 dalda ödül aldık. Ama sonuç olarak hepsi Ali’nin başarısıdır. Bu kadar insanın bu kadar kıymet göreceği bir platform oluşturdu ve biz de o dünyaya doğru bir şekilde hizmet edebildiğimiz için o ödüllere layık görüldük. Başrol oyuncumuz, Ali’nin babası, amcam Ahmet Özel’in filme katkısı çok büyük. Sinemada rol yapma diye bir şey vardır, oyuncunun rol yaptığını hissedersiniz, yapay durur. Rol yapmadı, senaryodaki "Ahmet" oldu. Amcam bunun için çok çabaladı ve her çabası çok kıymetliydi. Bu anlamda amcamın kazanılan başarılardaki payı çok çok büyüktür. Ali Özel'e, Dedemli köyünde bizim için çabalayan köy sakinlerine ve filmimizde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.” dedi.

ÖZEL HABER / BÜŞRA AKSAKBAĞI AY & SİNAN CAN

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.