banner50

banner34

KİTAPSIZ OLABİLİRSİN AMA KİTABI OLANLARA SAYGISIZLIK ETMEYECEKSİN...

Hakkı Balcı Köşe Yazısı 

28 Nisan 2020 06:10
KİTAPSIZ OLABİLİRSİN AMA KİTABI OLANLARA SAYGISIZLIK ETMEYECEKSİN...

banner49

Nereden başlayalım?

Tabiki İstanbul Sözleşmesinden...

11 Mayıs 2011’de dönemin Dışışleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından imzaya açılan İstanbul sözleşmesi 14 Mart 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu'da AK Parti CHP, MHP ve BDP’nin 246 kabul, sıfır red oyu ve oybirliği ile onaylandı...

Yürürlüğe giriş tarihi ise; Ağustos 2014...

Yaşam tarzını kitapsızlıktan yana seçmiş bu kitapsızların, ‘’Sesi çağlar öncesinden gelen‘’ diyerek basın açıklamalarında Kur’ana, vahy’e attıkları iftiraların çektikleri restin ve gösterdikleri cesaretin önünü İstanbul sözleşmesini onaylayan İktidar ve muhalefetiyle siz açtınız.

Ülkemiz sanki aile içi şiddetten LGBT sapkınlarının çokluğundan başını alamıyormuş gibi İstanbul Sözleşmesi’ni hem imzalayıp hem de onaylayan ilk ülkedir...

Kur’ana ve inananlara hakaret eden; Bu kitapsızların meselesi ne sayın Ali Erbaş ne de diyanet işleri ile...

Hani her şeyden önce hak, hukuk, ahlak, bilim gelir derler ya bu kitapsızlar!

İnananların hakkına hukukuna riayet etmeden adavet(düşmanlık) duygusu ile Kurana nasıl da saldırıyorlar...

Müslüman olduğunu iddia eden farklı siyasi parti mensubu önemli şahsiyetlerden neden ortak bir ses çıkmıyor?

Ayetlerin haşa, siyasi partilere ve anlayış farklılıklarına göre manası değişir de bizim mi haberimiz yok...

Cumhuriyet, demokrasi, Atatürkçülük, ortak değer de Allah’ın ayetleri müslüman olduğunu iddia eden herkes için ortak değer değil mi?

Mesele hakikaten benim açımdan da Ali Erbaş ve Diyanet kurumu değildir...

Şahsım adına kurumda yaşanan bir adaletsizliği, haksızlığı, deve yapılan karışık ızgaraları, birçok daire başkanı bildiği halde kayıtsız kaldıklarını bilen kuruma güven mi duyacağım?

Mesele bu değil; Bakıyorum beni yazılarımdan dolayı yorumlar bölümünde ‘insanların kullandığı dil yazını önemsiz kılıyor’ ikazında bulunan dostlar;

Ankara barosunun, basın açıklamasında ‘’çağlar ötesinden gelen ses’’ nitelendirmesi ile Kur’an-ı Kerime nefretini kusan, dini değerleri aşağılayan ve aynı zamanda halkımızı kin ve düşmanlığa tahrik eden tutuma neden tepki göstermezler?

Yani, tepki vereceğiniz tek inanç Atatürk değerleri mi?

Allah'ın emirlerinin içinde bir sapkınlığa cevaz verecek ayet mi arıyorsunuz?

Başkentte kadim dostum ve ilçemde beni medeni bir biçimde eleştiren dostları tenzih ediyorum sözlerimden...

Diyeceğim o ki!

Türkiye’de Siyaset gündelik hayatın önemli bir parçasıdır ama asla tamamı degildir...

Bunu unutmayalım...

Ahlak ve insanlıkla bağı kopan siyaset anlayışının ne ülkeye ne millete fayda sağlamayacağı kesindir...

Kitaba inanıyorsan kitabına sövdürme...

İnanmıyorsan, inananlara saygından kitapsızlığa seyirci kalma... Hakkı Balcı

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner48

banner9