banner50

banner34

100 YIL SONRA

Hakkı Balcı köşe 

13 Kasım 2020 03:16
100 YIL SONRA

* Öğretmenim o tarihlerde sevgi diye bir şey varmış?

* Dağlar, ağaçlar, kuşlar, çiçekler varmış.

* Ha birde deniz varmış, masmavi tuzlu sularla kaplıymış dünya...

* Çocuklar varmış... Köpekler, kediler, kuşlar...

Öğretmenin yüz hatları belirginleşir. Mimikler sertleşir. Yüzü vücudu sabit kalır ama gözler çıkık ve öfkeli.

Hiddetle;

* Sen bütün bunları nerden biliyorsun bakimmm?

Çocuk ürkek ama coşkulu.

Cevap verir;

* Bilmiyorum öğretmenim. Bugün böyle oldum.

* İnsanlar birbirine karşılaştığı zaman merhaba, selamünaleyküm dermiş.

* İyilik diye bir şey varmış. Bir insan diğer insanı düştüğü zaman kalkmasına yardımcı olurmuş.

* Kendilerini yarattığına inandıkları ve O’nun için ibadet ettikleri tek Allah varmış.

* Bir sürü ülke, farklı, dil, din ve milletlerden oluşan devletler varmış.

* Dokunmak, hissetmek, koklamak kucaklamak, öpmek, sevmek, aşık olmak gibi şeyler varmış.

* Üzülmek, hüzünlenmek, ağlamak gibi duygular varmış. Öğretmenim birde gözlerinden su akarmış onların.

* Haa! Öğretmenim Türkiye isimli bir devlet ve Türkler varmış.Deyince ; öğretmenin vücudu kaskatı kesilir. Titremeye başlar. Yumruklarını sıkar. Dişleri birbirine kenetlenir.

 

Ve Parmaklarının arasından yavaş hareketlerle küçücük bir parça çıkartır. Kimsenin görmediği o nesneyi o çocuk görür. Fal taşı gibidir gözleri. Sabah gördüğü nesnenin aynısıydı gördüğü.

 

Öğretmenin gözler öğrenciye odaklanır.

 

Bakışlar yumuşar. Mimiklere tebessüm oturur. Ve gözlerinden bir kaç damla yaş düşer.

 

Bütün sınıf ilk kez gözünden su akan iki kişiyi  görüyordu. Hayretler içinde buz gibi bakışlara maruz kalan öğretmene avazı çıktığınca çılgınca bağırır çocuk...

 

* Öğretmenim öğretmenim, aynısıydı aynısıydı...

* Parmak aranızdan çıkardığınız o şeyde, kırmızı rengin üzerinde bir ay, ayın önünde bir yıldız vardı...

Öğretmen esneyen vücut hareketleri ile bir kaç adım atar, tebessümle, dokunma hissini tadarak, göz yaşları İle sarılırlar.  Çocuğun saçlarını koklar. Göz yaşlarını siler ve çömeldiği yerden anlatmaya başlar geçmişi...

* Son yıllarımızda yarımız dinin, yarımız bayrağın, yarımız Atatürk’ün, yarımız batının, yarımız doğunun gölgesinde vurduk birbirimize kızım.

* Ne doğulu kalabildik ne batılı olabildik. Öz benliğimizi kaybettik.

* Namaz kıldık kendimizi kurtulmuş kılmayanı kafir bildik... Rakı içtik içmeyini gerici kendimizi aydın bildik..

* Sisteme isyan ettik askerden darbe yedik. Solcumuz darbe dedi sağcımız değil, gün geçti   Solcumuz ‘ordu göreve’ dedi sağcımız. ‘İstemezük’

* Birbirimize sövdük, saydık, dövdük kaydık.

* Kimimiz geçmişimize kimimiz yakın tarihe giydirmeyi marifet bildik kapı komşumuza ‘hain ‘ dedik.

* Sevgiyi unuttuk, saygıyı unuttuk...

* İyiliği salaklık, bencilliği şiar kabul ettik...

Öğretmenini can kulağı İle dinleyen çocuk, insan refleksiyle öğretmenin gözyaşlarını silerek sorar.

* Peki öğretmenim biz hep böylemiydik.

Öğretmen başını eğer...

* Hiç öyle olur mu kuzum...

Çocuk yalvarır bir ses tonuyla;

* Anlat o zaman öğretmenim...

Başlar öğretmen anlatmaya;

* İstiklalimiz bizim için her şeyden üstünde gelirdi...

* Kin tutmazdık, düşeni kaldırırdık...

* Büyüklerden saygıyı, küçüklerden sevgiyi esirgemez, iyiliği, yardımı fazilet bilirdik...

* Örf ve adetlerimize bağlıydık. Cesur ve gözü pektik.

* Kanuna, nizama uyar, devlete her fırsatta ayar vermezdik.

* Yalan söylemez, hile yapmaz, hak yemezdik.

* Varanımız için tek yürek olur canımızı verirdik.

* O zamanlar; Karacaoğlan, Köroğlu, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, sütçü imamlar, Mevlana’lar, Leylalar, mecnunlar, keremler aslılar,Neşet Ertaşlar, Ferfi Tayfurlar, Orhan Gencebay lar, Özay gönlümler vardı...

* Anadolu vardı kızım...

Çocuk hıçkırıklarla sorar

* Öğretmenim o iyi adamlar şimdi neredeler.

Öğretmen çocuğa sarılır. Omuzlarından tutar be derin bir nefes sonrası iç çekerek gözlerine bakar. Başını yavaşça önüne eğer.

Ve...

* Onların hepsi Çanakkale’de, kurtuluş savaşında kaldı kızım.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.