banner79

AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE...

Hakkı Balcı köşe yazısı 

27 Kasım 2020 20:18
AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE...

Özellikle siyasi meselelere karşı ilk ve son düşünsel refleksim ilkesel ve değerlerim üzerinedir.

 

Ümit Özdağ ve Bülent Arınç olayına da bu perspektiften baktığım an beynimde kurulan ilk cümle “al Ümit Özdağ’ı vur Bülent Arınç’a.

Olmadı, Arınç’ı al Özdağ’a vur... “ İki hadisenin de birbirinden farkı yoktur.

 

Türk milletinin genelinde dik duruş kültürü vardır. Protest karakterli insanı çoktur. Dolayısı ile her oluşumun içinde muhalefet ruhlu insanları görmek mümkündür. Doğrusu doğruyu ancak sorgulayan bulur. Çünkü samimi bir sorgulama Rabbimin bize bağışladığı  akıl ve nimet bütünüdür.

 

Peki, bu iki adam da bahse konu samimiyet var mıdır?

 

Bana göre külliyen yoktur. İkisi de kifayetsiz bir çırpınışın iki farklı yüzüdür. İkisi de bünyelerin de duygularında, hırslarında kalleşlik kavramını dolduracak özellikleri taşıyor.

 

Sorgular gibi görünüyorlar ama hedefleri  samimi bir sorgulamaktan öte fitne yaratmaktır.

 

İki şey açık ve nettir birisi millet ittifakının bahsi geçen anayasa mutabakatı yeni bir hadise değildir. Özdağ’ın İttifak oluşumunun her aşamasında kendisinin de bulunduğu gerçeğidir... Kendisini bütün bunlardan soyutlaması kifayetsiz çırpınıştır.

 

Diğeri de pkk’ya terörist örgüt demekten imtina eden Demirtaş’a Cumhur ittifakının bakış açısını bildiği halde Arınç’ın bunu dün neden söylemediğidir.

 

İki hadise de seçilen zaman ve zemin hasbilik taşımıyor. iki adamın da kaybettikleri üzerinden yaptıkları ihtiraslarına bağlı kinci ve fitne yaratmayı hedefleyen hesapları vardır. 

 

Benim kesin ve net inancım, beklentim PKK’ya terörist olarak kabul etmeyen bir tek kişinin bile meclise sokulmamasıdır.

 

Hukuki bir zemini var mıdır, yok mudur bilmem ama düşüncem net böyledir. Bu benim sorunum da değildir. Binlerce şehitimizi öldüren, ülkemize, milletimize düşmanlık besleyen hiç kimsenin meclise girmesini istememe hakkımı kullanıyorum.

 

Hatırlıyor musunuz bilmem tam 130 küsür eğitimle yaratılmış cehalet kurbanı bir kumpanya tertipliyor, Merve kavakçı’ya elleriyle 'dışarı, dışarı' diye tempo tutuyorlardı. Güya 'inançlara saygılı laiklik' söylemine sahip kişi de kürsüye çıkıp, 'burası devlete meydan okunacak yer değildir, atın bunu dışarı” diye bağırıyordu. 

 

Bunu kendilerinde nasıl hak gördülerse bende meclise terörist sokulmasını istememe hakkımı kullanıyorum.

 

ülkemizi 1 kasım 2015 seçimlerine taşıyacak olan seçim hükümetinde Kalkınma ve Avrupa Birliği bakanlığının  PKKnın Meclis uzantısı HDPye verilmesini unutmuş değilim. hala da kanıma dokunuyor.

 

Öte yandan, siyasetin çirkin yüzünü sadece Ümit Özdağ ve Bülent Arınç’a yüklemekle haksızlık ediyor muyum diye düşünmüyor değilim.

Allah sonumuzu hayır getire...

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.