banner27

NEFRET İNSANI KÖR VE NANKÖR YAPAR ...

Hakkı Balcı Köşe Yazısı 

05 Aralık 2020 23:44
NEFRET İNSANI KÖR VE NANKÖR YAPAR ...

Bir güruh var ki; hastalığının adı nefret...

İslami bir yanı varsa ne olursa olsun kökten karşı çıkma hastalığı kronikleşmiş bir vaka...

 

Bu durum; aklıma 1970’li yıllar da sevgili dostum Adem Bilir’in Atatürk caddesinde ki müzikholünü getirdi.

 

Müzik digitale girmemişti henüz.. pikap, plak ve bant kasetler meşhur.

 

Plak çizikleri ve şarkıyla birlikte gelen parazit sesler sıradan herkese....

 

Hangi şarkıysa derin bir çiziği atlayamıyordu mecalsiz iğne.

 

Emel sayın tekrarlayıp duruyor nakarat olmayan yerde.

 

“Gözlerim gözlerine takıldı, takıldı, takıldı, takıldı... “

 

Son günlerde siyasetin dili de böyle. 

katar pelesenk oldu dillere.

Bir Katar nefreti aldı başını gidiyor.

 

Aynı kişiler ülkemize açıkça düşmanlık yapan, Hollanda, ABD’ye tek kelime söz etmezken Katar’a şahin kesiliyor...

 

Üstelik, ülkemize 2003 Nisan ayından 2020'ye kadar en çok yatırım yapan ülkeler arasında Hollanda ilk sırada yer alırken Katar 17. Sırada...

 

Gel ve lakin, bozuk plak gibi katar, katar, katar...

 

Ülke müslüman ve bir de Katar olunca 17. Sırada da olsan birilerinin gözüne mıh gibi çakılıyor...

 

Bu durumu anlamakta zorluk çekiyorum...

 

Bu neden bazı çevreleri rahatsız ediyor?

 

millet aptal değil ki bunun farkına varmasın.

 

Halbuki!

Hep birlikte varlıklarımızın kime satıldığı değil neden satıldığı üzerine yoğunlaşmamız daha akılcı olmaz mı?

 

Nefret politikalarının ne ülkemize ne de nefretin sahibine hiç bir şey kazandırmaz.

Gerçeği saklar...

 

Mesela

Pandemi döneminde 16 yeni hastane açan başka bir devlet yok görmüyoruz...

 

vatandaşına ücretsiz kovid 19 tedavisi sunan başka bir devlet yok duymuyoruz...

 

“Kovid 19 aşısını ücretsiz yapacak başka bir devlet de yok anlamıyoruz ...”

 

“Ama nefret çok, Nankör Gani, vazgeçmiyoruz”

 

NEYSE...

İnsan bazen farkında olmaz  aldatıldığının...

Çünkü İnanmak ister, inanmaya muhtaç bir varlıktır insan, inanır ve aldanır.

 

Bazen de bilerek aldanır. Aldatan olmaktansa aldanmayı yeğler.

Susar, kıvranır, kabullenir, bile bile, göz göre göre aldanır.

Kaybedermiş gibi görünür ama asla kaybetmez.

 

Aldatanlar ise;

aldattığını zanneden, yaşam alanlarının her yerinde ince ince hesapları ve aklın sıra kazançları olan çıkarcı karakterlerdir.

İhtirasları, hadsizlikleri onlara her türlü kötülüğü yaptırır.

 

Yüzüne gülerler sırtını döndüğün an seni senle ya da bir yakınınla imtihan eder hançerlerler.

 

Günlük hayatın içerisinde bu tip insanlardan uzak olmaya çalışıyorum ancak öyle sinsiler var ki, tebessümü, elindeki devlet imkanını,  hasbel kader ön plana çıkmış isimlerini, dalkavukluklarını öyle sanatsal kullanırlarki bilemezsiniz.

 

Yanıbaşınızdalardır. “Hakkı abiimmm” diye öyle yürekten seslenirler ki erirsiniz.

Sokmaya her an hazır ‘kır ilanıdır.” lar...

 

Ayrıldığınız an; ardınızdan her türlü entrikayı çevirmeyi, dedikoduyu şerefsizliği, mübah bilirler, hak görürler...

 

Aptal zannederler sizi, gözlerinden okursunuz ama insan olmanın gereği susarsınız.

İnanma ihtiyacınız konuşturmaz sizi.

 

İşte problem tam da burada başlıyor. iyi düşündüğünüzü, insani davrandığınızı zannediyorsunuz ama külliyen yanılıyorsunuz.

 

Siz kendinizi ısrarla inanmaya zorluyorsunuz ve her seferinde aldatılıyorsanız;

Çünkü;İnanmaya muhtaç yanımızı o emanetin gerçek sahibine yönelerek gidermek varken; kullara inanarak tatmin olmaya çalışıyoruz.

 

Neyse;

sözü fazla uzatmayacağım

Bir kaç taze var şehirde;

sıçtığı ahbeseyn birinci kata inmemiş.

Ezir üzür nane yeyip dururlar.

 

Her neyse;

gün ola harman ola...

Hakkı Balcı,

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.