banner10

banner75

YÜKSEK EMPATİ

Hakkı Balcı Köşe Yazısı 

26 Aralık 2020 11:15
YÜKSEK EMPATİ

Belki de duyguları kontrol etmekte zorlanıyor olmanın tezahürü bu... Ama dozu yüksek farkındalık ve empati, beraberinde üzüntüyü getiriyor.

 

Gecenin zifiri karanlığı ve göremediğin ufuk çizgisinde bir çiçeğin yalnızlığını düşünmek mesela.

 

Çok absürt buldunuz demi...

 

“Şehir tabiri ile seninki de olmamasıya hay hakkı...” dediğinizi duyar gibiyim. Kısmen haklısınız. 

 

Çünkü yalnızlığına dem vurup onun için  üzüldüğünüz çiçek ufukta neyi yaşıyorsa ayağınızın dibindeki çiçekte, her hangi bir otta aynı şeyi yaşar. Doğası böyledir. Çiçek açar, büyür ve ölür. Mevsimler sırasını takip eder. Yenileri doğar ve bu ihtişamlı döngü devam eder gider.

 

Öte yandan çiçek yalnızlığından şikayetçi mi? Bunu bilmek imkansız. Buna rağmen ince düşünüp üzülmeye değer mi?

 

Çocukluk yıllarımdan hatırlarım Kasımpaşa’da sokakta bir ihtiyar gördüğüm an elinden tutar yalvara yalvara evimize götürürdüm. Çocuk ruhuyla nasıl mutlu olunurduysa o mutluluğu yaşardım.

 

Annem oğlum yine mi? Diyerek yaşlı kişiden özür diler, kapı önünde bile olsa bir ikramda bulunmadan bırakmazdım.

 

Yazılarımda bu fıtratın etkisi ile şekil alıyor. Yerel ve ülke meselelerine dair beyan ettiğim fikir, yaptığım analiz, öneri ve  yorumların tümünde bu duygu var.

 

Üzüleceğimi bile bile inandığımı yazmaktan imtina etmiyorum. Yüzlerce dost, okuyucu abi ‘boşver’ niçin bu kadar ince düşünüyorsun ‘inceldiği yerden kopsun’ dese de değişemiyorsunuz.

 

Bazen niyetinizden, samimiyetinizden emin olduğunuz halde sarfettiğiniz cümlelere gösterilen reaksiyona ‘Allah Allah’ nasıl böyle bir anlam çıkarır şaşkınlığını yaşıyorsunuz? Son derece emin olduğunuz, bildiğiniz konudan şüphe bile duyabiliyorsunuz.

 

Bazen öyle büyük haksızlığa maruz kalıyorsunuz ki!

 

“Öyle değil böyle” “yanılıyorsunuz” demenizin ve bu durumu karşı tarafa değer vererek, incitmeden izahta bulunmanızın, kendinizi ifade etmenizin hiç bir anlamı olmuyor. Üzüldüğünüzle kalıyorsunuz.

 

Çünkü taassupla, temelsiz aidiyet duygusu ile hesapçı, önyargılı, egosu tavan yapmış, menfaatçi ve şirin görünme heveslisi insan çokluğunun ortasındasınız.

 

Bilmediğin şeye biliyormuş gibi davranmak, “bilmiyorum” demekten daha zor. Haklıysa; “Haklısın” diyebilmek; haksıza haklı, haklıya haksızmış gibi davranmaktan daha kolay aslında...

 

Ama! En zoru seçiyor ve iç huzurumuzu kendi ellerimizle, kendi dilimizle bozuyoruz...

 

Özür dilemek, “Hata bendeydi” diyebilmek, Hal hatır sormak, “Günaydın” diyebilmek, Yardım etmek, “Bir ihtiyacın var mı?” diyebilmek, Vermeyi bilmek, “Teşekkür ederim” diyebilmek, Tebessüm etmek, “Mutluyum” diyebilmek... Yük müdür?

 

Alçak gönüllü olmak, “Haklısın, affedersin, haddimi aştım , seni üzdüm, kalbini kırdım, merhaba dostum, nasılsın komşum, senin adına çok sevindim, iyi işler, bol kazançlar, kardeşim, arkadaşım, iyi ki varsın, seni seviyorum, cansın, özledim, neyin var?, derdin ne? Hasta mısın? tut elimden” diyebilmek çok mu ağır gelir insana?

 

Maalesef; kötülüğü hep başkalarında aramak, başkasında görmek, nezaketi hep başkalarından ummak, iyiliği hep başkasından beklemek, onu kendimizde aramaktan çok daha kolay geliyor nefsimize...

 

O yüzden, huzura giden yolun; Hep almaya meyilli sığ gönüllerden değil, vermeyi bilen gani gönüllerden geçtiğini anlamanın...

 

Daimi bir nefis muhasebesi yapmanın bir mecburiyet olduğunu bilmenin... Hiçbirimizin beşinci Melek olmadığını ve hatalarımızın olduğunu kabullenmenin...

 

Bulunduğumuz konum ve titrimiz ne olursa olsun; Vazgeçişlere ve yeniden doğuşlara ihtiyaçlı olduğumuzu hissetmenin...

 

Ve bütün bunların; Bir maharet değil, insanlığın gereği olduğunu idrak etmemiz gerek...

 

Çünkü; Hiç bir iyiliğin ve insani değişimin vakti geçmiş olamaz...

 

Hülasası;

Böyle gelmiş böyle

Böyle geçer dünya

Günlerimiz bitecek

Bir gün saya saya

Seneler koşuyor

Gülüp ağlatıyor

Bir yol bak aynaya

Ömrümüz geçiyor

Bir kez bak aynaya

Ömrümüz geçiyor

Neşe, keder

Hepsi geçer

Bize kâr kalan

Nedir bu dünyadan?

Bize kâr kalan

Nedir bu dünyadan?

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.