<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Seydişehir Toroslar Gazetesi </title>
                      <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.toroslargazetesi.com.tr/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Toroslar gazetesi  , konya haber , seydişehir haber , tarafsız , objektif ve en etkili organik haberleriyle , Konya Haber,Seydişehir medya,Seydişehr Basın,Konya Medya,Konya Basın,haber</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Sun, 13 Sep 2026 05:33:05 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Seydişehir Toroslar Gazetesi  - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Seydişehir Toroslar Gazetesi </copyright><item><title><![CDATA[Seydişehir’in Yıllardır Süren Termal Hikâyesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-seydisehirin-yillardir-suren-termal-hikayesi-21317.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-seydisehirin-yillardir-suren-termal-hikayesi-21317.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Seydişehir’in yıllardır bilinen ama bir türlü tam anlamıyla&nbsp; değerlendirilemeyen önemli bir gerçeği var: termal su zenginliği. Ilıca’da, Kavak Köyü’nde bulunan bu şifalı suların kıymetini aslında bu şehirde yaşayan herkes çok iyi bilir.
Çocukluğumuzda özellikle cilt hastalıkları başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıklar için annelerimiz, babalarımız bizi Ilıca’ya götürür, banyo yaptırırdı. Şifa bulanlara, iyileşenlere hepimiz defalarca tanık olduk.
&nbsp;Bu suların Türkiye’deki birçok termal kaynağa göre önemli özellikler taşıdığı da yıllar içinde yaşayarak görüldü.
2000’li yıllara gelindiğinde, dönemin belediye başkanı Muammer Orhan döneminde&nbsp;
mevcut termal su potansiyelini değerlendirmek için kollar sıvandı. Bu bölgenin Seydişehir’e ve çevresine büyük katkı sağlayacağı herkes tarafından kabul ediliyordu. Ancak ne yazık ki o dönemlerde istenilen ölçekte termal tesisler kurulamadı.
Daha sonraki süreçte, önceki belediye başkanımız Mehmet Tutal döneminde Ketrağlılar Bölgesi termal alan olarak ayrıldı. Seydişehir Belediyesi tarafından Seydi Şifa Termal Tesisleri hayata geçirildi ve bu bölgede bulunan arsalar yatırımcılara tahsis edilmeye başlandı. Aynı şekilde Kavak Bölgesi’nde de özel sektör marifetiyle termal tesis kurulmasına yönelik adımlar atıldı.
Bugün gelinen noktada, her ne kadar termal tesis kurmak amacıyla satışı yapılan bazı arsalarda henüz somut bir faaliyet görülmese de, Seydişehir Belediyesi’nin mevcut başkanı Sayın Hasan Ustaoğlu’nun termal tesislere verdiği önem dikkat çekiyor. SeydiŞifa Tesisleri ciddi bir gelişim sürecine girmiş durumda. Artık sadece Seydişehir’de değil, şehir dışında da tanınan bir tesis haline geldi. Her gün yüzlerce misafiri ağırlıyor.
Bunun yanında, yine belediyenin bir projesi olarak bungalov evler inşa ediliyor. Yapımı devam eden bu konaklama alanlarının ilkbaharda tamamlanması planlanıyor. Böylece termal tesislere gelen misafirler konaklama imkânına da kavuşmuş olacak.
En önemlisi ise Kavak bölgesinde engelli tatil köyü kurulmasına yönelik proje çalışmalarının devam ediyor olması. Eğer bu proje hayata geçirilirse, Seydişehir; Afyon, Denizli gibi Türkiye genelinde tanınan bir termal şehir olma yolunda çok önemli bir adım atmış olacak.
Belediyenin yaptığı yatırımlar ve attığı adımlarla bu hedefe emin adımlarla ilerleniyor. Özel sektörün de, arsalarını alıp beklemek yerine harekete geçmesiyle birlikte, özellikle fiziksel hastalıkların tedavisine yönelik modern termal tesisler kurulursa, Seydişehir belki de termal turizmin en önde gelen merkezlerinden biri haline gelecektir.
Bu şehirde termalin hikâyesi yıllardır yarım kalıyor. Ama görünen o ki, doğru adımlar atılır ve bu potansiyel doğru değerlendirilirse, Seydişehir’in termal hikâyesi bu kez mutlu sonla bitebilir.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Seydişehir’in Yıllardır Süren Termal Hikâyesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Jan 2026 12:42:56 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirin-yillardir-suren-termal-hikayesi-154712-20260121.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirin-yillardir-suren-termal-hikayesi-154712-20260121.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirin-yillardir-suren-termal-hikayesi-154712-20260121.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Nilüfer Özpolat Köşe Yazısı ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-nilufer-ozpolat-kose-yazisi-19505.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-nilufer-ozpolat-kose-yazisi-19505.html</link>
                    <description><![CDATA[GARİBAN SEYDİŞEHİR!]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yetkilirden bir açıklama geldi;

- “Koski suçsuzdur.”

Halk soruyor ;

&nbsp;-“5000 kişi nasıl aynı anda cııırt oldu?”

Cevap veriyorum ;

-“Dış güçlerin eli var.”

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Işi gücü, tek “var olma” nedeni masumlar için kötü emeller besleyip, haince planlar kurmak olan, nerede başımız sıkışsa “ben yaptım, ben yaptım.” diye fısıldayan &nbsp;“dış güçleri” gercekte görüp, tanıyan olmasa da , toplum olarak bizi bir araya getiren bir faktördür, dış güçler… Onların ismi geçti mi konu kapanmıştır. İçeriden kimsenin eksiği, hatası suçu yoktur. &nbsp;Her daim suçlu dış güçlerdir.

&nbsp;&nbsp; 23 Haziran gecesi 900 e yakın kişi “ishal ve kusma” şikayeti ile Seydişehir Devlet Hastanesine başvurdu. Takip eden günlerde, &nbsp;sayının 5 bini bulduğunu söyleyenlerde var. Salgın gündemde yerini aldı. Orada kaldı.

&nbsp;&nbsp; 16 Temmuz 2024 tarihine kadar Koski’nin “ İçme suyu raporları temizdir” açıklamasından başka bu olayın neden yaşandığına dair resmi bir açıklama gelmedi. Bir salgın vuku bulmuştur. Bunu kimin yapmadığı belli, kimin yaptığı meçhul!

“Düşünüyorum. O halde varım,” demeyeceğim.

Düşünüyorum “Su değilse ne?”

“Neleri ortak kullanıyoruz ki salgın yaşansın?”

“Hava!”

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hava analizi yapıldı mı bu süreçte?

Birlikte soluduğumuz, bizim hayat vesilemiz olan havanın sağlık standartlarına uygunluk raporları var mı?

Yoksa herkes suya odaklandığı için bu alan ihmal mi edildi?

Su ,hava ,toprak vs analizleri tek bir kaynak tarafından mı yapılıyor? Yoksa bağımsız! Kuruluşlardan da destek alınıyor mu?

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu yaşananlar &nbsp;“ Tozu toprağı kilimin altına süpürelim, ortalık temiz görünsün” diyerek günü kurtaran dağınık ev sahibi işi gibi olmamalı.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Söz konusu olan halk sağlığıdır. Asla ihmale gelmez, gelemez.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyük görev &nbsp;vatandaşlara düşüyor. Konuyu gündem de tutmaya, yetkili mercilerden bilgi ve açıklama istemeye devam etmeliyiz.

&nbsp; Ben halkım, elim ayağım kısa, baştakiler bilir zihniyetiNİ değiştirmeliyiz. Seydişehir kendi göbek bağını kendi kesebilmeli artık.

&nbsp;&nbsp; Birlik ve beraberlik içinde hareket edebilmeyi, yeniden başarabilmeliyiz.

&nbsp;Öğrenilmiş çaresizlik sendromunu bırakıp, gaflet uykusundan dehal uyanmalıyız.

Yazımın şifreleri şiirimde ;

&nbsp;

Taşı toprağı altın,

Madenini kimler yer?

Pınarbaşı kurumuş,

Suyunu Çumra içer.

Sahipsiz Alacabel,

Işığı sönmüş tünel.

Torosların incisi,

Yoktur dayı emmisi.

&nbsp;

Alınterin akıyor.

Emeğin nerededir?

Yiğitlerin öldü mü?

Gariban Seydişehir!

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Nilüfer Özpolat Köşe Yazısı  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jul 2024 14:09:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/nilufer-ozpolat-kose-yazisi-171116-20240716.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/nilufer-ozpolat-kose-yazisi-171116-20240716.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/nilufer-ozpolat-kose-yazisi-171116-20240716.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KENT KONSEYİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-kent-konseyi-19463.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-kent-konseyi-19463.html</link>
                    <description><![CDATA[...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kent Konseyinin işlevi nedir sorusunun cevabı, basit ve anlaşılır şekliyle şudur;

Kamu kurumlarının, sivil toplumun, meslek örgütlerinin, siyasi partilerin, muhtarların ve şehrin aktörlerinin bir araya gelerek kurdukları platformdur.

Belediye Meclis Üyelikleri her ne kadar aynı amaç için oluşturulsa da; içinde siyasi ayrışmaları barındıran bir yapıdır. Değişen siyasi yapı ve konjonktüre göre tavır alıp bugün ak dediğine yarın kara ihtimali vardır.

Kent Konseyinde ise; doğrudan gönüllülük esası olup, meclis üyeliğinde olduğu gibi dışlayıcı ve ayrıştırıcı olmaktan ziyade farklı unsurları bir araya getirmeyi esas alır.

Toplumun farklı katmanlarının fikirlerinden faydalanarak ortak akılla hedef kitleye ve yerleşim yerlerine hizmeti amaçlar.

Bu anlamda Kent Konseylerini önemseyen yazılarım vakidir. Şehrin önemli meselelerinin çözümünde uzlaştırıcı ve ivediliği sağlayacak rol oynar. Bu nedenle aksayan hizmetler Kent Konseyinin ortaya koyacağı tavır ile yerel yönetimlerin elini güçlendiren bir rolünde sahibidir.

Merkezi hükümetin ve Büyükşehir Belediyesinin hizmetlerin gerçekleşmesinde dikkate alacağı bir kurumsal yapı olarak hepimizin destek verir bir ahval içinde olması gerekir.

Bu nedenle geçtiğimiz gün kuruluşu gerçekleşen kent konseyinin sadece verilen bir vaadi gerçekleştirmek değil samimiyeti ve gönüllülük esasını elden bırakmadan daha da güçlendirilmesi gereken bir oluşum olarak görmeliyiz.

İnşallah önemli hizmetlere imza atan hepimizin konseyi niteliğinde olan bir platform olarak kalır. Yıpratılmaz ve fayda sağlar…

İlçemize hayırlı olsun.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[KENT KONSEYİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 02 Jul 2024 15:26:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kent-konseyi-182800-20240702.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kent-konseyi-182800-20240702.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kent-konseyi-182800-20240702.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gazetemiz yazarı Nilüfer Özpolat Belediye Başkanı Mehmet Tutal ile yaptığı özel röportajı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-gazetemiz-yazari-nilufer-ozpolat-belediye-baskani-mehmet-tutal-ile-yaptigi-ozel-roportaji-18641.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-gazetemiz-yazari-nilufer-ozpolat-belediye-baskani-mehmet-tutal-ile-yaptigi-ozel-roportaji-18641.html</link>
                    <description><![CDATA[Gazetemiz yazarı Nilüfer Özpolat Belediye Başkanı Mehmet Tutal ile yaptığı özel röportaj yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bazı kokular vardır ya&nbsp; aklınıza düşünce burnunuzda tüter. Benim için bunlardan biri ekmek kokusu&nbsp; diğeri kitap kokusudur.&nbsp; “Issız bir adaya düşersem yanına alacağım üç şey ; atalık gdo’suz buğday tohumu, kitaplarım ve kalem olurdu sanırım. Atalık buğday tohumu sürdürülebilir ve sağlıklı olduğu için her yıl ekim yapıp ürününü alabileceğim, öğütünce mis gibi ekmekler yapıp kokusunu içime çekebileceğim temel besin kaynağım. Kitaplarım ilk ayeti “Oku!”&nbsp; olan dinimizin hikmetini kavramamıza , karanlıklardan Nur’a çıkmamıza vesile olacak olan rehberlerimiz. Ve Kalem ! Rabb’imin üzerine yemin ettiği , hakkettiği &nbsp;değeri bulamamış,&nbsp; o büyük ikramı…

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;İlçemiz üzerinde halen etkisi &nbsp;devam eden, mis gibi kokusu ve şimdiden hasreti duyulan &nbsp;Kitap günlerinin hazırlanmasında, emeği geçen, öncü olan , Belediye Başkanımız&nbsp; Sayın Mehmet Tutal beyle yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Merhabalar başkanım &nbsp;4.sünü gerçekleştirdiğiniz bu güzel etkinlik için sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Kitap aşığı biri olarak, günler öncesinden heyecanı yüreğime düşmüştü. &nbsp;Sosyal medya ve internet aleminde bunca amaçsız , ahlak ve kültür bozan veri akışı içinde, gerçek olan, hissedilen, dokunulan&nbsp; ruhu besleyen insanı, hayatı,&nbsp; toplumu inşa eden kitaplarla buluşmamıza vesile oldunuz. İnternet üzerinden de kitap alışverişleri yapılıyor.&nbsp; Zaman zaman daha da cüzzi fiyatlarla ulaşabiliyoruz kitaplara ama elimizle dokunup, sayfaları arasında gezinip, binlercesini bir arada görerek alabilmek tarifsiz bir mutluluk. Bildiğim kadarıyla bu yıl Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından kitap fuarı düzenlenmiş olsa da, Konya da &nbsp;ilçe olarak sadece Seydişehir’imizde böyle bir kültür faaliyeti gerçekleşti.


	“Evet bu yıl&nbsp; Konya ilçeleri içinde sadece Seydişehir Belediyesi bu etkinliğe imza attı. Biz belediyeceliği sadece su, kanalizasyon, yol vb. Fen hizmetleri olarak görmüyoruz. Bir toplumu ilgilendiren tüm alanlarda üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Yıllardır gerçekleştirmeye çalıştığımız ve nihayetinde geleneksel hale getirdiğimiz “kitap günleri” de bunlardan sadece biri …”


Ben Perşembe günü etkinlik alanındaydım ve en dikkat çekici nokta otobüslerden çoşkuyla inen çocukların doğruca Meddah gösteri alanına koşmaları oldu. Ama nasıl bir çoşku anlatılmaz , görmek lazım bence. Ilk defa duyunca Kitap günlerinde kitap alınır, Meddah gösterisi nasıl bir alaka ? diyenler olmuştur sanırım.


	“ Kitap günlerinde Meddah etkinliğinin yer alması nedenlerimizden biri kitap ve eğlenmenin, neşenin birlikte olabileceğini gösterip, çocuklarımıza da bu düşünceyi yerleştirebilmekti. Malum tablet ve sanal oyunların etkisinden sebep günümüz çoçuklarına kitap okumak çok cazip gelmiyor. Gösteri, oyun gibi ek etkinliklerle kitapla ilişkilerine olumlu bir katkı sağlamak istedik.”


&nbsp;

Kitap günlerinin düzenlendiği Millet Bahçesi alanının merkeze olan mesafesi katılımı nasıl etkiledi?

“ Ulaşım belediyemiz tarafından sağlandı. Öğrencilerimiz okullarından alınıp, okullarına bırakıldı. Vatandaşlarımız için Belediyemiz önünden saat başı araç kaldırıldı. Elimizdeki verilere göre hem katılım hem kitap satışı olarak diger yıllara göre pozitif anlamda ciddi bir fark var. İlçemizde eğitim gören tüm ilkokul ve ortaokul öğrencilerimizi etkinlik alanine taşıdık. Lise ve üniversite öğrencilerimizi ise konferanslarımıza taşıdık yazarlarımızla buluşturduk. Bu anlamda taşımasını yaptığımız öğrenci sayısı 10 bin sayısına yaklaştı.”

Ziyaretim sırasında yaşadığım güzel bir olayı paylaşmak istiyorum. Elimde kitaplarla beklerken, 10 yaşlarında bir kız öğrenci koşarak yanıma geldi ve “Öğretmenim para kitapları nerede ” diye sordu. “Sanırım kitap çeklerinden bahsediyorsun?” dedim. “ Hayır hayır parayı anlatan kitap var mı ?diye soruyorum” dedi. Çok şaşırdım gerçekten ve görevli arkadaşa yönlendirdim. Para kitabı demişken “kitap çeki” uygulaması hakkında da biraz konuşalım isterim.


	“ Malum toplumun ekonomik imkanları farklılık gösteriyor. Biz de hiç bir çocuk bu etkinlikten eli boş dönmesin istedik. Böyle bir hediye kararı aldık. Hazırladığımız kitap hediye çeki ile birlikte öğrencilerimiz üzerine ufak bir katkı sağlayarak istediği kitapları almış oldu. Gayet olumlu geri dönüşler oldu. Her çocuğun en az bir kitapla oradan ayrıldığını bilmek güzel bir duygu. Alanımıza gelen tüm öğrencilerimize bu kitap hediye çekini hediye ettik. İleriki yıllarda da benzer uygulamalar düşüncemiz var.” 


Dikkatimi çeken bir başka konuda hemen hemen her erkek çocuğunun elinde “ İcardi ” kitabının olmasıydı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?


	“ Aslında orta standdaki çocuk kitapları , özellikle Ömer Seyfettin, çocuk kitapları veya dünya kilasikleri serisi daha fazla satıldı ama popularizmin etkisi ile İcardi ismi alanda biraz daha fazla göze batmış olabilir. 


Gelelim konferanslara aynı etkinlik haftası içinde birbirinden değerli konuklar ağırlandı. Bu konuklara karar verirken hangi kriterlere öncelik verdiniz ?


	Bizim için öncelikli kriter konuklarımızın halkımızda nasıl bir karşılık bulduğudur. Toplumun öncelikli ihtiyaçlarına, soru ve sorunlarına cevap verebilecek değerli yazar ve eğitimcilerimiz olmalarını istedik. Çocuk eğitimi, tarih, sanat, aile ve gençlik gibi bir çok alanda geniş bir kesime hitap ettik. Hepsine de yoğun bir ilgi ve katılım oldu. Öyle ki konuklarımızdan Gri Koç, Gökhan Müftüoğlu hocamız ile bir konferans olarak konuşmuştuk. O kadar fazla telefon ve&nbsp; talep oldu ki acilen ikinci bir konferansı ayarlamak zorunda kaldık. Sağolsun kendisi de ricamızı geri çevirmedi. Gençlerimizin isteği de yerine gelmiş oldu. ”


Evet gençler bizim geleceğimiz, güzel bir jest olmuş onlar içinde. Kendileri adına sizlere teşekkür ediyorum. Seydişehirli yazarlarımızın da okuyucusu ile buluşmasını sağladınız. Bu toprakların değerlerinin tanınması için isabetli olmuş.


	“Bu yıl, hemşehrimiz olan 16 yazarımız misafirimiz oldu. Bu konuda da Seydişehirimiz gerçekten çok zengindir. Niyetimiz daha fazla Seydişehirli kalemi ağırlayabilmekti fakat bazı program çakışmaları, iş yoğunluklarından sebep davetimize icabet edemeyenler oldu. Her bir yazarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çünkü onlar, Seydişehir’imizin gururu, Seydişehir’imizin birer değeridir.”


&nbsp;

Organizasyon da ve standlarda görevli arkadaşlarımızın genç oluşları, sevecen tavırları, çocuklara ilgileri başka bir güzellikti sanırım.

&nbsp;


	“Kendileri ilçemizdeki fakültelerden öğrenci arkadaşlarımızdı.Türkiye’nin farklı şehirlerinden yüksek öğrenim için şehrimizdeler. Orada gönüllü olarak görev aldılar. Bizler de kendilerine kitaplar hediye ettik, Bir kültür faaliyetinde&nbsp; Seydişehir halkını daha yakından tanıma imkanları oldu. Gönüllülük faaliyetlerine çok önem veriyoruz. Bu sebeple gönüllü öğrenci arkadaşlarımızın sergiledikleri davranış biz için çok kıymetli oldu”


Günümüzde bir çok şeyin karşılığı para ile ölçülüyor. Böyle bir çalışma çok yerinde olmuş. Sosyalleşmek içinde iyi bir fırsat olarak değerlendirilmiş.

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Daha fazla vaktinizi almamak adına son sorumu sormak istiyorum.Önümüzde ki yıllar için böyle bir etkinliğe neler katmayı düşünüyorsunuz ?

&nbsp;


	“Tekrara düşmek başarıyı gölgeler. Her yıl bir öncekinin üzerine birşeyler ekleyerek devam &nbsp;ediyoruz. İleri de Çocuk tiyatrosu veya çocuk müzikali gibi bir düşüncemiz var. Çocuk kitapları yazarlarına ağırlık vermeyi planlıyoruz. Ziyaretçilerimizin aktif olarak katılabileceği atolye çalışmalarıda iyi olacaktır. Özellikle kitap ayracı yapma atölyesi gibi atölyeler de eklemeyi planlıyoruz. Kısacası halkımızın katılınca keyif alacağı, bir sonrakini iple çekeceği , gelenekselleşmiş bir kültür ve sanat buluşması planlıyoruz.”


&nbsp;

Kıymetli vaktinizi ayırdınız. Çok teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal ediniz.

&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Soruyorlar “Bu neyin çabası?”

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Benimkisi bir memleket sevdası

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Nilüfer Kaya Özpolat

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Gazetemiz yazarı Nilüfer Özpolat Belediye Başkanı Mehmet Tutal ile yaptığı özel röportajı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 10:51:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/gazetemiz-yazari-nilufer-ozpolat-belediye-baskani-mehmet-tutal-ile-yaptigi-ozel-roportaji-140128-20231104.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/gazetemiz-yazari-nilufer-ozpolat-belediye-baskani-mehmet-tutal-ile-yaptigi-ozel-roportaji-140128-20231104.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/gazetemiz-yazari-nilufer-ozpolat-belediye-baskani-mehmet-tutal-ile-yaptigi-ozel-roportaji-140128-20231104.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[      SEN NE YAPTIN?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-sen-ne-yaptin-18630.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-sen-ne-yaptin-18630.html</link>
                    <description><![CDATA[Nilüfer Kaya Özpolat köşe yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp;Bir tablo düşünün ki , yeryüzü sahnesinde rol almış, vakti gelince oradan ayrılmış, kendi aralarında “vaadedilen gün hakmış” diye konuşan, ömrünün hesabını vermek için sırasını bekleyen, boynuzsuz koyunun boynuzludan hakkını aldığı, zerre miskal sapmanın olmayacağı bir terazi ve mizan,&nbsp; insanlar…

-“ Anlat bakalım ey filanca oğlu/kızı filanca, neler yaptın? , Nasıl kullandın sana verdiğimiz ömür sermayesini ?”

-“Zaten bir gün ya da daha kısa kaldım dünya da , benim zamanımda şu şu fitneler vardı. O bunu yaptı önüme geçti, öteki bunu yaptı yere düştüm. Diğeri iftira attı doğrulamadım ………&nbsp; …………&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ……….”

“Biz bilip durmaktayız kimin neler yaptığını… Soru “ Sen ne yaptın ? ”

“ Ben mi? anlattığım gibi bana fırsat veren olmadı. Kurban ve şikayet modunda kalabildim ancak… Ama bu. hep ötekilerden! sebep böyle&nbsp; oldu. ”

&nbsp; Okuduğum ayet ve hadisler ışığında, &nbsp;gözümde canlandırdığım mahşer sahnesi böyleydi. Bir ses kafamın içinde.

“ SEN NE YAPTIN?”, “ SEN NE YAPTIN ?”diye sürekli yankılanıyor.

&nbsp;Insanlardan beklenen cevaplarsa herkesin kendi kapasitesi kadar olsa gerek. Dağın başında sürüsüyle meşgul bir çoban ile bir toplumun yönetiminde , insanlara hizmet için bir yerlere gelmiş olanlardan&nbsp; aynı cevap beklenmeyecek…

&nbsp;Çoban “Kendisine emanet olarak verilen sürünün bakımı, beslenmesi, ürettiği ürünün sağlığa faydası zararı, tüm bu süreçler de helali haramı gözetip kollaması gibi sorumluluklarının cevabını verirken, bir&nbsp; yönetici ise halka verdiği hizmet kalitesi hakkında hesap verecektir.

Tabiiki insanoğunun kulluğu, evlatlığı, eşliği, komşuluğu vs de bu sorgu sualin içinde …

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Başlangıçta ki sahneye geri dönersek, o sorgunun temel muhatabı “ben”im. “Ben” olabilmek, “ben”i tanıyabilmek, “ben”i gerçekleştirebilmek, yeteneklerimi ortaya koyabilmek ve o büyük günde ömür sermayemin hesabını verebilmek asıl mesele …

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dünya da bahane üretenler, ahirette de &nbsp;aynı tavrı takınacak, birşeyler ortaya koymaya çalışıp, hayatının hakkını vermeye çalışanlarda heybelerinde getirdikleri amelleri sunacaklar Rablerine Hepimizden aynı şeyler beklenmiyor. “Sana verdiklerimizle, elindekilerle&nbsp; birşeyler yap deniyor.

Şefler yarışıyor yarışması gibi düşünelim. Yarışma anında “Ama diğer şefe et, süt , yumurta verilmiş. Bana sadece makarna, elbette o kazanacak diye düşünür, kendimizdekilere&nbsp; değil, &nbsp;diğerlerinde olanlara odaklanırsak üzgünüm, pek yol alamayız. Hem nereden biliyoruz belki de o malzemesi et , süt &nbsp;olan hazırladığı yemeği yakacak. Suyu, tuzu veya salçası fazla olacak. Lezzetsiz birşeyler ortaya koyacak. &nbsp;Belki de siz elinizdeki makarnaya biraz tereyağı, biraz kekik ekleyip, basit ama çok leziz bir ikram hazırlayacaksınız?

Demek ki konu bize verilenlerle elimizden gelenin en iyisini yapabilmek … İmkan ve yeteneklerimizin farkında mıyız? En önemliside bu dünya sahnesinde oynamamız gereken rolün bilincinde miyiz? ……

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[      SEN NE YAPTIN? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 31 Oct 2023 16:57:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sen-ne-yaptin-195926-20231031.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sen-ne-yaptin-195926-20231031.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sen-ne-yaptin-195926-20231031.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MEMLEKET İSTERİM]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-memleket-isterim-18548.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-memleket-isterim-18548.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirindeki gibi bende güzel şehir Seydişehir’de herkesin işi, aşı olsun, birbirimizle kardeş gibi geçinip gidelim isterim…

Allah biliyor amacım hiçbir zaman kötülük bezirganlığına soyunmak olmadı.

Tek isteğim doğup büyüdüğüm bu güzel şehire hizmet etmek.

Torosların eteğinde İç Anadolu ile Akdeniz’in birleştiği muazzam bir coğrafyaya sahip Akdeniz’in yaylası Konya’nın akciğeri güzel Seydişehir’imin iki yakası artık bir araya geldi.

Sorunları olmasına rağmen bizimle eşdeğer ilçelere göre daha iyi durumda olduğunu düşündüğüm Seydişehir’de her zaman iddia ettiğim gibi üretim potansiyeli yüksek olduğu için göç veren değil göç alan bir ilçe olmamız bizim elimizde.

Herkesin işi, aşı olduktan sonra artık Seydişehir yaşanabilir bir şehir haline geldi diyebiliriz.

Yalnız iki tane hayalim var bu hayallerim parayla da işi olmadığı için olabilirliği yüksek.

Bu konuda da son zamanlarda okuyucularımdan da talepler geliyor.

Bunlardan biri Samsun ve Afyon’da bulunan biri Kurtuluş Savaşı’nın Anadolu’da başlamasını simgeleyen diğeri ise Büyük Taarruzu simgeleyen anlamlı Atatürk heykellerinden sonra sanayideki gelişmeyi ve emeği simgeleyen Seydişehir alüminyum tesislerinde bulunan Atatürk heykelinin meydan düzenlenmesine elverişli hale gelen Hükümet Meydanı’na taşınması.

İkinci ise Seydişehir’in markası olan alüminyum fabrikasının dağdaki mortaş madeninden başlayıp alümina, alüminyum ve haddaneye dönüşümünü anlatan fabrikanın bir siluetinin şehir merkezinde simgelenmesi.

Bu ikisi gerçekleşirse milli mücadelede ilçeler bazında ilk olan kadın mitinginin Seydişehir’de sürmesiyle, Kurutuluş Savaşında yardım ve kahramanlık bakımından tarihe geçmiş ilçelerden biri olmamız ve Türkiye’nin kalkınmasına lokomotif olan ve bölgemizin kalkınmasını sağlayan alüminyum fabrikasının ilçemizde olması dolayısıyla bu iki hayalimin gerçekleşmesi Seydişehir’e çok yakışacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[MEMLEKET İSTERİM - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 12 Oct 2023 11:39:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/memleket-isterim-144038-20231012.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/memleket-isterim-144038-20231012.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/memleket-isterim-144038-20231012.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çalışması Devam Eden 3 Projede Son Durum]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-calismasi-devam-eden-3-projede-son-durum-18422.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-calismasi-devam-eden-3-projede-son-durum-18422.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İlçemizde yapımı devam eden lüzumlu
olan olan yatırımlardan üçünün acilen bitmesi
gerekiyor.
Bunlardan biri şimdiye kadar çoktan bitmesi gereken
Alacabel Tüneli.
İkincisi Seydişehir Devlet Hastanesi yeni binası.
Üçüncüsü ise Seyyid Harun Meydan Projesinin
son etabının tamamlanması.
Bu üç yatırımla ilgili halkımızdan ne zaman bitecek?
Ne âlemde? Diye sorularıyla hemen hemen her
gün muhatap oluyoruz.
Bizde bu üç yatırımın son durumunu siz
okuyucularımız için araştırıp bilgilendirmek istedim.
Alacabel Tüneli'nde galerilerin açılımı tamamlandığı,
tünel yapım personelinin araçlarıyla bir noktadan
diğer noktaya gidip geldiğini, yol havalandırma
çalışmalarının kaldığını öğrendim.
Çalışanlara 2024 yılında biter mi diye sorduğumda
dudak büktüler ve bilemeyiz dediler.
Anladım ki biraz tünel çalışması yavaş gidiyor.
Koydukları hedef 2024 yılında bitmesi için
çalışmaları hızlandırmak gerekiyor.
Devlet Hastanemizin yeni binasının yapımı ise
ihaleyi alan firmanın inşaatının yapımının taş örenliği
Seydişehirli güçlü bir firmaya devrettiği ve inşaatının
hızla ilerlediğini yerinde gördüm.
Bundan önceki hastanenin ek bina yapımında
müteahhitten kaynaklı büyük gecikmeler yaşanmıştı
ve hastane hizmete girdikten sonra tabiri caizse
yeni bina olmasına rağmen her yanı dökülüyordu.
Seydişehirli güçlü bir müteahhittin alması iyi oldu.
Çünkü dışardan gelen müteahhitlerin büyük bir
bölümü işin içinden çıkamazsa inşaatı yarıda bırakıp
kaçıp gidiyordu.
Yani yeni hastane yapımı bu hızla giderse planlanan
bitim tarihinde biteceği benziyor.
Seydişehir'in mega projesi olan Seyyid Harun
Meydan Projesinin ilk etabı ve bu projeyi
tamamlayacak Arasta Çarşısı giydirme çalışmaları
geçtiğimiz yılda bitirilmişti.
Büyükşehir Belediyesi ve Seydişehir Belediyesi'nin
işbirliğiyle yapımı devam eden Seyyid Harun Projesi
ikinci etap çalışmaları ise geçtiğimiz aylarda bitmesi
gerekiyordu.
İnşaat çalışmalarının uzaması çarşı esnafını
kızdırmıştı.
Çok şükür ikinci etap çalışmalarında sonu görüldü.
Bu üç proje hakikaten şehrimiz için hayati önem
taşıyor.
Artık üçünün de bir an evvel bitirilmesi gerekiyor.
Bitmek üzere olan Seyyid Harun Meydanı projesi
hariç diğer iki projenin sekteye uğramaması için
yine de takip gerekiyor.
Basın olarak bizler bu gerekli takibi yaparak
sorumluluğumuzu yerine getireceğiz.
Umarım yetkililerde bu hassasiyeti gösterir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Çalışması Devam Eden 3 Projede Son Durum - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 13:05:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/calismasi-devam-eden-3-projede-son-durum-160733-20230918.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/calismasi-devam-eden-3-projede-son-durum-160733-20230918.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/calismasi-devam-eden-3-projede-son-durum-160733-20230918.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çevre Yolu’nun Tek Eksiği Tanıtım]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-cevre-yolunun-tek-eksigi-tanitim-18410.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-cevre-yolunun-tek-eksigi-tanitim-18410.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çevre yolu Marangozlar kavşağı, Afyonkarahisar yol ayrımı gibi oluyor.

Çevre yolunda 33 tane yöresel Ürünlerin satıldığı butik dükkanların açılmasıyla alt yapısı hemen hemen tamamlanan ve çevre yolunda hizmete giren Belediye dükkanları ve bunların

içerisinde bulunan Beyde kahvaltı kafesinin şehir dışında da kendinden söz ettirmeye başladı.

&nbsp;Ankara’dan Akdeniz’e gidecek yolcuların Tınaztepe bölgesinde bulunan Zirve Dağ Tur ve Mağara çevre yolu üzerindeki Günaydın ve Ekerland Dinlenme Tesisleri merkezleri Konya Kuğulu bölgesinde bulunan makas gibi bir mola merkezi haline gelerek müşterilerine mekan donanımı ve kaliteli hizmet vermekle biliniyor.

Ayrıca çevre yolu üzerindeki et-mangal lokantalarında ise yolculuk yapan müşterilerin yanı sıra Konya'dan bile özel yemek yemeye gelenler bile var.

Marangozlar Kavşağında ise eskiden beri hediyelik eşya satanların çevre yolundaki işletmelerin fazlalaşmasıyla işleri de arttı. Seydişehir'e gelen misafirler ve yoldan geçenler sevdiklerine hediye götürmek için geçtiğimiz ay coğrafi işaretle tescillenen leblebimizden sonra artık kendi kültürümüze ait olan yemeklerimizin servis edildiği güzel bir mekanda kahvaltılarını yapabildiği ayrıca burada bulunan mola tesislerinde yolcularımızın ağırlandığı bu güzel gelişmeler çevre yolunun Afyonkarahisar çevre yolu gibi hızla ilerliyor.

Yalnız burada yaptığım gözlemlerde bazı eksikliklerin olduğunu gördüm.

Diğer yandan buradaki dükkan sahiplerinin işlerinin yavaş yavaş iyiye gittiğini daha da iyi olacağını söyleyerek memnuniyetlerini de dile getirdiler.

Afyonkarahisar gibi olmasa da Seydişehir çevreyolu bölgenin yoldan geçen yolcuların alışveriş ettiği bir alan olmaya başladı.

Konu ile ilgili önceki yazılarımda belirttiğim gibi bundan sonra Belediye ve oradaki esnaflarla birlikte yapılacak şey Tanıtım, Tanıtım, Tanıtım..!
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Çevre Yolu’nun Tek Eksiği Tanıtım - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 14 Sep 2023 09:20:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/cevre-yolunun-tek-eksigi-tanitim-170917-20230914.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/cevre-yolunun-tek-eksigi-tanitim-170917-20230914.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/cevre-yolunun-tek-eksigi-tanitim-170917-20230914.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KARAMANOĞULLARI VE TURGUTOĞULLARI BEYLİKLERİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR - 2]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-2-18387.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-2-18387.html</link>
                    <description><![CDATA[KARAMANOĞULLARI VE TURGUTOĞULLARI BEYLİKLERİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR - 2]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Merhabalar değerli tarih dostları.

Beylikler Dönemi’nde Seydişehir’i anlatmaya Eşrefoğulları Beyliği ile başlamış ardından Hamitoğulları, Karamanoğulları ve Turgutoğulları ile devam etmiştik. Turgutoğulları’nın Karamanoğulları Beyliği döneminde Seydişehir’in en nüfuzlu kişileri olduklarından, hatta bu nüfuzlarını 16. Yüzyıla kadar sürdürdüklerinden bahsetmiştik

Bilindiği üzere, 1500 yılında Anadolu’da Osmanlı hâkimiyeti altında yaşamak istemeyen bazı Türkmen aşiretleri, I. Şah İsmail’in çağrısı üzerine, siyasi sebeplerle, İran’a göç ederek Safavi Devleti’nin kuruluşuna öncülük etmiştir. Sonraki yıllarda Karamanoğulları Beyliği ile akrabalık kuran I.Şah İsmail 1512 yılında Anadolu’da yaşayan Türkmen Beylerine bir mektup göndererek Karamanoğlu Ahmet Ağa’nın safında yer almalarını istemiştir. Şah İsmail’in mektup gönderdiği üç beyden birisi de Seydişehir’de zengin tımar sahibi ve şehrin yöneticisi konumunda olan Turgutoğlu Şeyh Musa Bey’dir. Musa Bey bu çağrıya olumlu yanıt vermiş, Karamanoğlu Ahmet Bey’i desteklemiş ama Ahmet Bey mağlup olmuştur(1)

Fakat olaydan yaklaşık on yıl sonra 1523’de Musa Bey hala Seydişehir’in en nüfuzlu tımar sahibidir. Zira Karamanoğulları döneminde tımar sahibi olan ve halkın teveccüh gösterdiği aileler, Osmanlıların bölgede kesin hâkimiyeti sonrası bile,&nbsp; güçlerini korumaya devam etmişlerdir. Tarihçilerin kutbu, Prof. Dr. Halil İnalcık’a göre Osmanlılar bu beyleri itaat altına almak için, bu beylerin oğullarına farklı coğrafyalarda tımar arazileri vererek, aileleri dağıtmış, yıldan yıla nüfuslarını ve güçlerini azaltma yoluna gitmiştir (2)

Halil İnalcık Hoca’nın tarifine Seydişehirli Turgutoğlu Şeyh Musa’nın da uyduğunu düşünüyorum. Zira Şah İsmail’den isyan mektubu aldığına ve karşılık verdiğine göre Osmanlı yönetimi ile arası iyi değildir. Bu yüzden oğullarının zorunlu bir iskâna tabi tutulmuş olması kuvvetli bir ihtimal dâhilindedir.

1520 yılına ait tahrir kayıtları incelendiği zaman, o dönem Turgutoğulları’nın merkezi diyebileceğimiz Turgut kazası, Kabaklu köyünde Seyyid Harun Veli soyundan 22 kişinin yaşadığı görülmektedir. (3) Daha önceden burada yaşamadığı bilinen bu kimseler neden, &nbsp;Seydişehir’den buraya gelmişlerdir? Tam da Seydişehir’de Osmanlı hâkimiyetinin pekişmesi sonrası göç etmeleri ise dikkat çekicidir.

Diğer dikkat çekici nokta ise gidebilecekleri onca yer varken, Seyyid Harun Veli soyundan gelen bu kimselerin Turgutoğulları’nin merkezi Turgut’a göç etmiş olmalarıdır. Bence bu, Seyyid Harun Veli ve Turgutoğulları’nin aralarındaki ilişkiye dair, en net ve çarpıcı örneklerden birisidir.

Peki, Turgut’a göç edenler içinde Turgutoğlu Şeyh Musa veya oğulları var mıydı? Bu konuda net bir şey söylemek, çok zor. Benim bu konudaki araştırmalarım, Turgutoglu Şeyh Musa’nin oğullarının Karadeniz bölgesine sürüldüğünü yönünde. &nbsp;Hatta bunun kuvvetli bir ihtimal olduğu yönünde bazı bilgilere de ulaştım. Fakat elimde kesin bir belge olmadığı için, şimdilik bir şehir ismi zikretmeyi uygun bulmuyorum. İlerleyen dönemlerde yeni bilgi ve belgeler ışığında sizleri bu konuda bilgilendirmeye devam edeceğim.

Sonuç olarak ilk yazımızın başına dönecek olursak; bilinenin aksine Seydişehir 1380 yılından itibaren Osmanlılar’ın hâkimiyetine girmemiştir. En az 1523 yılına kadar Turgutoğulları’nın Seydişehir’de hâkimiyeti devam etmiştir.

Değerli Okurlar.

Bu haftasonu 10 Eylül Pazar günü, her yıl düzenlenen Turgutoğulları Türkmen Şenliği’nin 7. si Akşehir’de düzenlenecek. Turgutoğulları ile ilgili yaptığım araştırmalar, yazılı ve görsel basında yayınlanan yazılarım dolayısı ile şenlikte dağıtılacak Turgutoğulları ile ilgili tanıtım yazısını da bendenizin kaleme almasını rica ettiler. Bende büyük bir memnuniyetle kabul ettim. İnşallah bende bu etkinliğe katılacak ve oradaki izlenimlerimi bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım.

Yeniden görüşmek dileğiyle.

&nbsp;

Muhammed Kemal Erdem

İnstagram /Twitter: eski_seydişehir&nbsp; &amp; eski_konya

&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;

&nbsp; Kaynaklar;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 

1) Faruk SÜMER, Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü, TTK, Ankara,2021, sf. 37 – sf 53

2) Mehmet Akif ERDOĞRU, Osmanlı Yönetiminde Beyşehir Sancağı, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, 2006, sf. 105 – sf. 106

3) Hasan Basri KARADENİZ, Seydişehir’in Kurucusu Seyyid Harun Evlatları, Belleten, TTK, Nisan 1998

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[KARAMANOĞULLARI VE TURGUTOĞULLARI BEYLİKLERİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR - 2 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 09 Sep 2023 09:53:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-2-125808-20230909.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-2-125808-20230909.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-2-125808-20230909.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BARSAK SİYASETİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-barsak-siyaseti-18365.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-barsak-siyaseti-18365.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Seçim sath-ı mailine girerken Yalova vali yardımcılığına atanan Seydişehir eski kaymakamı Deniz Pişkin’in hırsızlık iddiasına gösterilen tepkiler, yorumlar, bilgi sahibi olmadan ahkam kesmeler, ortada net ve resmî bir suçlama yokken herkesin nefret ettiğini adres göstermesi gösterdi ki bu seçimler çok zorlu geçecek…



Net olarak söylüyorum bu şehirde kim hırsızsa kim hırsızlık yaptıysa kimin elinde yapılan hırsızlığın kat-i delilleri varsa; buyursun gelsin yazmayan namerttir.



Aktif siyasete düzgün adamlar girmiyor’ görüşü beyan edilir zaman zaman...



Bu mülahaza ‘siyasetin içindekiler topyekün kötüdür’ gibi bir sonucu doğurmaz ancak siyasetin düzgün adamlara ihtiyacı olduğu da aynı İle vakidir...



Gerçekleşmesi mümkün olmayan ideal siyasetten söz ediyorum...



Çünkü; siyaset yolu İle bilgi ve birikimlerini milleti ve ülkesine aktarmak isteyen nice değerlerin çeşitli manipülasyonlarla o çemberin dışında tutulduğuna şahit olmayanımız yoktur...



Bunun yerel anlamda en bariz örneği; o dönemki hakim eşrafın şehrimize belediye başkan adayı olması için Mahmut Esat Seydişehiri’yi davet etmesine rağmen karşısına başka bir eşraf tarafından çıkartılan ‘gısrağın Hüseyin’ lakaplı vasıfsız bir adayın tercih edilmesi olayıdır...



Mahmut esat efendi bu rencide edici hal sonrası ilçemizi terketmiş ve giderken de şu sözleri sarfetmiştir. “Belediyesi var narhı yok, motoru var çarkı yok, üç beş dedikoducu var birbirinden farkı yok”



Allah aşkına Seydişehir’in dünden

bugüne farkı var mı?



Bu olay Mahmut Esat gibi bir değerimizi kaybetmemize sebep olmuştur.



Partilerin içine çöreklenmiş güçlü ve ayrıcalıklı gurupların oligarşik yönetimi maalesef siyasete enerji harcamadan girenlerin değer bulduğu, siyaset anlayışını hakim kılmış ve siyasi yozlaşmayı da beraberinde getirmiştir.



Bu yöntem; sonuç olarak emir kulu pragmatik karakterleri siyasette hep güçlü kılmıştır...



Bu yüzdendir ki, Sokaklar yükünü tamamlamış artık varlığı ve yokluğu bir değer ifade etmeyen güya siyasetçilerle doludur...



Sosyal paylaşım sitelerindeki eyyamcılarında pervasızlığı işin içine girince ortalık barsak pazarına döndü…



Dolayısı İle, ilkeli insanların partilerdeki oligarşik yapı karşısında sağır ve dilsiz kalması nasıl mümkünse; siyaset vitrininde kalıcı olmaları da o kadar mümkün değildir...



Bu gerçek değişmeden parti içi demokrasi ve liyakat müessesine dikkat edilmediği sürece ülke yönetimine aday partilerin bu yapıları İle ülke demokrasisine katkı sağlayacaklarına kesinlikle inanmıyorum…



İşte onun içindir ki!

Hırsızlığı, arsızlığı, yalanı, iftirası girift olmuş seçim öncesi siyasetin adı bende BARSAK SİYASETİDİR…

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[BARSAK SİYASETİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 04 Sep 2023 12:15:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/barsak-siyaseti-151549-20230904.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/barsak-siyaseti-151549-20230904.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/barsak-siyaseti-151549-20230904.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KARAMANOĞULLARI VE TURGUTOĞULLARI BEYLİKLERİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR - 1]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-1-18358.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-1-18358.html</link>
                    <description><![CDATA[M.Kemal Erdem Araştırması]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Merhabalar değerli tarih dostları.

Beylikler Dönemi’nde Seydişehir’i anlatmaya Eşrefoğulları Beyliği ile başlamış ardından Hamitoğulları Beyliği&nbsp; ile devam etmiştik. Yazımızı da Hamitoğulları sonrası Seydişehir’in Osmanoğulları ile Karamanoğulları arasında uzun yıllar boyunca el değiştirdiğinden bahsederek sonlandırmıştık.

Evet, 1380 yılında Seydişehir’in &nbsp;1. Murat tarafından Hamitoğulları Beyliği’nden satın alınmasi ile Cumhuriyet dönemine kadar aralıksız Osmanlıların Seydişehir’e hâkim olduğu görüşü doğru değildir. Zira Hamitoğulları Seydişehir’i Karamanoğulları ve Turgutoğulları akınlarından kurtaramadığı için satmak zorunda kalmıştır.

Peki, Turgutoğulları ve bağlı bulundukları Karamanoğulları Beyligi neden kurulduğu günden bu yana sürekli Seydişehir’i ele geçirmek istiyorlardı? Siyasi sebepler dışında Seydişehir’i o yıllarda bölge içinde öne çıkaran tek sebep vardı; o da elbette ki şehrimizin kurucusu Seyyid Harun Veli idi.

Geçmişte Turgutoğulları’nın Seydişehir ile ilişkilerine dair birçok yazı kaleme aldım. Bu yüzden şimdi benzer şeyleri tekrar yazmak yerine sizi Seydişehir’in ilk kuruluş yıllarına götürmek istiyorum. Malumunuz üzere Turgutoğulları aşireti, Seyyid Harun Veli gibi Horasan’dan Anadolu’ya göç etmiştir. Acaba Seyyid Harun Veli, Turgutoğulları ile Horasan’da da irtibat halinde miydi? Seyyid Harun Veli’nin Horasan’dan Seydişehir’e olan bu yolculuğu esnasında Turgutoğulları’nın herhangi bir yardımı oldu mu?

Bu konuda elimizde bulunan tek kaynak Seyyid Harun Veli’nin ölümünden yaklaşık 230 yıl sonra yazılan Seyyid Harun Veli Makalati. Eserde Seyyid Harun Veli’nin Horasan’da bir bey iken, amcaların mezarlarını ziyareti esnasında gaipten gelen ses üzerine bir bulut eşliğinde Horasan’dan Konya’ya gelmesi, burda iki yıl konakladıktan sonra Seydişehir’e geçip şehri inşa etmesi anlatılıyor. Seyyid Harun Veli’nin bu yolculuğunun kaç yıl sürdüğü, Konya’da kaldığı iki yıl süresince kimlerle görüştü gibi sorularin cevaplarını maalesef eserde bulamıyoruz.

İşte tam da bu noktada değerli hemşehrimiz Süleyman Demirel Üniversitesi, Tarih bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Şen Hoca’ nın, geçen yıl Seyyid Harun Veli hakkında yayımlanan makalesini çok değerli buluyorum.(1) Sayın Şen, özetle; Seyyid Harun Veli’nin bu yolcukla ilgili aldığı manevi ilham dışında, o dönemde Selçuklu tahtında ağırlığı bulunan Karamanoğulları’nın ve askeri gücünü temsil eden Turgutouğulları’nın, Seyyid Harun Veli ve kafilesinin Seydişehir’e yerleşmeleri konusunda yardımcı olmuş olabileceği ihtimalini dillendiriyor. &nbsp;Zira Seyyid Harun Veli ve kafilesi ilk kez geldiği bu topraklarda &nbsp;dağ eteğinde, korunaklı, sulu ve verimli arazilere sahip olan, eski ve yeni yerleşim yerlerine yakın bir bölgeyi keşfederken bölgeyi tanıyan birilerinin yönlendirmesine ihtiyaç duymuş olabilirlerdi.

&nbsp;Bu kimseler Eşrefoğulları olamaz. Zira, Eşrefoğlu Mehmet Bey’in bu yerleşimden önceden beri haberi olsa idi ordusu ile Seydişehir’e gelmezdi. Bu durumda şayet Seyyid Harun Veli&nbsp; bir yardım aldı ise , Karamanoğulları’nın yardımcı olması daha olasıdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki, Eşrefoğulları, Karamanoğulları’nın müttefikidir.

Acaba Seyyid Harun Veli’nin makalatında geçen “Ya Harun Rum’a çık, Karaman iline Küpe dağı derler, bir dağın şarkından yana bir şehir yap” derken “Karamanoğulları” nı kast etmiş olabilir mi?

&nbsp;Malesef elimizde herhangi bir belge olmadığı için tüm bu düşünceler birer varsayımdan ibaret kalıyor.Bununla birlikte Karamanoğulları’nın Seyyid Harun Veli ilişkisine dair elimizdeki tek belge Karamanoğlu Sultanı 2. İbrahim Bey’in Ulu Kilise köyündeki arazileri ve azatlısı Bahadır Ağa Yenice Köy ’deki arazilerin gelirini Seyyid Harun Veli zaviyesine bağışladığını gösteren vakfiyelerdir(2) &nbsp;

Karamanoğulları Beyliği’ne 1474 yılında Fatih Sultan Mehmet son vermiştir. Beylik bu tarihte yıkılmış olsa da Karamanoğullarına bağlı beyler, yerel güçlerini daha uzun yıllar devam ettirmişlerdir.

Örneğin 1523 yılında Seydişehir’in en nüfuzlu kişisi hala Turgutoğlu Şeyh Musa Beydir. Yağlıhöyük, Dereli, Akçalı, Gevrekli, Nuzumla,Karacahisar, Taşagıl, Avşarviran, Olberid, Manastır, Boyalı, Hisarlık daha birçok köyün gelirleri hala Musa Bey’in zeametidir. (3)

Karamanoğlu Beyliği’nin yıkılması üzerinden yıllar geçtiği halde Turgutoğlu Şeyh Musa Bey nasıl hala Seydişehir’in en güçlü kişisi konumunda olabiliyordu? İlerleyen yıllarda Turgutoğlu Şeyh Musa ve ailesine ne oldu?

Dilerseniz bu soruların cevaplarını bir sonraki yazımızda cevaplayalım

&nbsp;

Yeniden görüşmek dileğiyle.

&nbsp;

Muhammed Kemal Erdem

İnstagram /Twitter: eski_seydişehir&nbsp; &amp; eski_konya

&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kaynaklar;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 

&nbsp;


	Mehmet Emin Şen, “Bir Şehir Kurucusu Olarak Seyyid Harun Veli”, SDÜ Fen Edebiyat Fak. Sosyal Bilimler Dergisi, Nisan 2022, Sayı 55, Sf 201/213
	Mehmet Akif ERDOĞRU, Seydişehir Seydi Harun Külliyesi Vakıfları Üzerine Bir Araştırma, Tarih İncelemeleri Dergisi, Haziran 1992, sf. 85
	Mehmet Akif ERDOĞRU, Osmanlı Yönetiminde Beyşehir Sancağı, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, 2006, sf. 105

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[KARAMANOĞULLARI VE TURGUTOĞULLARI BEYLİKLERİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR - 1 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 31 Aug 2023 14:27:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-1-172811-20230831.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-1-172811-20230831.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/karamanogullari-ve-turgutogullari-beylikleri-doneminde-seydisehir-1-172811-20230831.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TEKRAR EDİYORUM; ETİK DEĞİLLL…]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-tekrar-ediyorum-etik-degilll-18353.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-tekrar-ediyorum-etik-degilll-18353.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Sayın Deniz Pişkin gönderdiğimiz 17. Kaymakamımız…

Hiç birisi irtibatı halen kesmedim. Zaman zaman hepsi ile görüşüyorum.&nbsp;

Zira, Kaymakamlık makamı hepimizin saygı duyması gereken bir makam. Devleti temsil eder, devletin başını temsil eder. Bunun bilincindeyim.&nbsp;

Sayın Deniz Pişkin’e de makamından dolayı kendisine saygı duyarım. İşte bu sebeplerden dolayı Sayın kaymakamın oğlu ile ilgili kamuoyuna yansıyan hadiseyi yazmadım. Bu iradeyi makama saygının gereği koydum. Haber değeri olduğu halde ve haksızlığına rağmen yazmadım…

Kaymakam beyin Gündeme sosyal medya aracılığı ile düşen paylaşımının altına da “bu üslubun Devlet adamlığına yakışmadığını yazdım. Ve hala iddia ediyorum.

Çünkü Kaymakamlık makamı ayrıştırıcı değil birleştirici uzlaştırıcı problem çözücü ve netice odaklı bir makamdır.

Diğer yandan sosyal medya paylaşımında sosyal medya trollerine ve klavye delikanlılığına meydan verecek polemiğe açık bir yazıyı paylaşmaması gerekir.

Benim sadece tepkim bunaydı..!
Sosyal medyadan bu tepkime yapılan yorumlardan dolayı Sayın Deniz Pişkin’in ima ettiği deprem yolsuzluğuyla ilgili ise kendisiyle yaptığımız görüşmedeki yaşananları siz okuyucularımla paylaşmak istedim.

Konuyla ilgili gazetede haber çıkar çıkmaz Sayın Pişkin’i makamında ziyaret ederek “Sayın Kaymakamım çıkan haberde sizin büyük bir deprem yolsuzluğunu önledi deniliyor.&nbsp;

Siz lütfen Adliyeye gidin suç duyurusunda bulunun bizde haber yapalım dedim. önemli bir itham.&nbsp;

Bunun altından ne gazeteci olarak biz kalkabiliriz ne de siz kalkabilirsiniz diyerek uyardım.&nbsp;

Oda bana önemli bir şey değil. İşin içinde para alış verişi yok, fatura kesilmemiş. Sadece halı fiyatının teklifini yüksek buldum. Tekrar araştırılmasını istedim” dedi.

Bilahare; makamda gazeteci arkadaşlarım ve taraflarında olduğu bir toplantı yaptık aynı uyarıyı hem makale hem de sözlü olarak gazeteci arkadaşım Hakkı Balcı’da yapmıştı.&nbsp;

Açıkçası olayın üzerinden 7 ay gibi bir süre geçmesine rağmen giderayak bu olayı sosyal medya üzerinden dillendirmenizi etik bulmuyorum.&nbsp;

Size açık çağrı yapıyorum..!
Hemen gidin Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunun..!

Sayın Cumhuriyet Başsavcısını da göreve çağırıyorum.

1 ay içerisinde sonuç alınmazsa bana yüreksiz diyenlerle, Ali yazamaz diyenlerle o zaman hesaplaşacağım.

Eğer bunu yapmazsanız Sayın Pişkin,&nbsp; bu paylaşımınız ilerdeki siyasi hayatınızda kara bir leke olarak geçecektir.

&nbsp;Kullandığınız rencide edici kavramlar size hep bu kara lekeyi hatırlatacak.&nbsp;

Öte yandan hadiseyi mal bulmuş mağribi gibi siyasi propagandaya dönüştürüp bunun üzerinden şahsımı hedef alan siyasetçilerimizi de unutmayacağım.

Konuyu bir sonraki yazımda da bu boyutuyla eLe alacağım…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[TEKRAR EDİYORUM; ETİK DEĞİLLL… - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 30 Aug 2023 17:17:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/tekrar-ediyorum-etik-degilll-201815-20230830.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/tekrar-ediyorum-etik-degilll-201815-20230830.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/tekrar-ediyorum-etik-degilll-201815-20230830.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAYIN KAYMAKAMIM]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-sayin-kaymakamim-18352.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-sayin-kaymakamim-18352.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İlçemize geldiğiniz tarihten bu yana farklı alanlarda fayda sağlayan katma değerleriniz oldu.

Hizmetleriniz için tebrik ve takdir ediyorum. Ancak atamanızın ardından Facebook sayfanızda kamuoyu ile paylaştığınız hırsızlık iddiaları, konu hakkında bilgi sahibi olmayanların kafasında istifham yarattı.

Paylaşımınızda işaret ettiğiniz hırsızları kastederek "Hele bunların içinde bir de din-i bütün görünüp, kutsal dini değerlerimizin ardına saklanarak hırsızlık yapanlar vardır ki onlar benim gözümde münafıktır, münafıktan da aşağıdadır."

Diyorsunuz.

Bu hakikaten öyledir. Haklı sebepleriniz olabilir ve birileri hırsızlık yapabilir. Ki her gün farklı meralardan benzeri haberler okuyoruz. Dolayısı ile hırsızlığın Seydişehir'de de yapılma ihtimali var. Hatta olmasa yazmazdınız diye düşünüyorum.

Çünkü devletin polisinden, jandarmasından, istihbaratından ve diğer birimlerinden bilgi alacak gücünüz var.

Devletin kaymakamısınız.

Kamuoyunun bilgisi olmayabilir ama sizde iddianızı doğrulayacak resmî bilgiler, deliller olabilir.

Dolayısı ile madem gidiyorsunuz.

Giderayak ilçemize bir iyilik daha yapın ve "Onlara (Seydişehir'deki hırsız takımına)" diyerek belirttiğiniz hırsızları cumhuriyet savcılığımıza bildirin lütfen.

Şayet bunu yapmazsanız birilerini belki haklı olarak münafıklıkla sıfatlarken; tercih ettiğiniz bu yöntemle toplumda farkında olmadan fitne meydana getirmiş olursunuz.

Hülasa;

Kim hırsızsa; suçu bildirme hüküm ve yükümlülüğünüz var.

Lütfen hırsız ya da hırsızlar kimse devletin ilgili organlarına bildiriniz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[SAYIN KAYMAKAMIM - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 30 Aug 2023 17:15:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sayin-kaymakamim-201622-20230830.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sayin-kaymakamim-201622-20230830.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sayin-kaymakamim-201622-20230830.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KAİM-İ MAKAM GELİYOR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-kaim-i-makam-geliyor-18340.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-kaim-i-makam-geliyor-18340.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Peygamberimizin ölümünü kabullenmekte zorlanan Hz. Ömer’e atfen Hz. Ebubekir’in söylediği sözün neredeyse öznesini&nbsp; değiştirip&nbsp;&nbsp;

“Kim onun kaymakamlığını seviyorsa; bilsin ki Onun Seydişehir Kaymakamlığı sona&nbsp;
ermiştir. Kim Onun adamlığını seviyorsa; Bilsin ki onun adamlığı sonsuza kadar devam edecektir.” Pankartıyla peygamber gibi uğurladığımız seydişehir ailesinin müşfik babasını hatırlarsınız.&nbsp;

Kaymakamlarımızı işte böyle severiz biz. Gelmeden Robin Hood…&nbsp;
Giderken peygamber…

Evet kaymakamımız Deniz Pişkin ataması gereği gidiyor.&nbsp;
Rabbim bundan sonraki yaşamında huzurlu sağlıklı kılsın…

Haliyle yeni kaymakamımızın ismi de aynı anda yayınlandı.&nbsp;
Gece yarısı bilgi sahibi oldum sanırım ilk bilgi sahibiydim. İlk duyurandım…
Ve yeni kaymakamımız Oltu kaymakamı sayın Cevdet Bakkal…

Gelenek haline getirdim bilirsiniz.&nbsp;
Gelecek olan yeni kaymakamımızı meslektaşlarımla görüşür ve edindiğim bilgileri seydişehir halkı ile kamu görevi yapma adına yazarım.&nbsp;

Öyle yaptım ve müstakbel kaymakamımızı Oltulu meslektaşlarıma sordum.&nbsp;
Oltu Medya’nın Kurucularından Erkan Erdoğan ve Oltu’nun duayen gazetecisi Dursun Murat’la ayrı ayrı ve uzunca hasbihâl ettim.&nbsp;

Ağız birliği etmişçesine yeni kaymakamımızla ilgili beyanları neredeyse tıpa tıp aynıydı.&nbsp;

Sıfatlamalar aynen şöyle “tam bir devlet adamı, aynı zamanda halk adamı. Kapısına gelen hiç kimseyi geri çevirmez. Asla haksızlık yapmaz. Makamını keyfi kullanmaz. Adaletten ayrılmaz. Her zaman halkın içindedir. Basına değer verir ama asla medyatik değildir. Mübalağayı sevmez. Cesaretli bir adamdır. İyi bir insandır. Futbolu sever oynar. Şimdiye kadar ofsayt bir tarafını görmedik. İşine odaklıdır. Kompleksli değildir. Fikir danışır. Paylaşımcıdır.”&nbsp;

Hasılı; siretinde benzeri hasletleri taşıyan güzel bir insan geliyor ilçemize.&nbsp;

Rabbim ne bu bilgileri veren kardeşlerime nede ilçemizin yeni kaymakamı Cevdet Bakkal’ı utandırmasın.&nbsp;

Tabi basından aldığım bu bilgileri teyit eden sevgili bürokrat kardeşimi ve bütün bu güzellikleri sizlerle paylaşan beni de utandırmasın.&nbsp;

Haa, sayın kaymakamımız balık tutmayı seven birisi…&nbsp;

Sakın yanlış yönlendirip sazan balığı, yağ balığı, senatör varken çim çapağı yani İsrail sazanı tutturmaya çalışmayın…&nbsp;

Balıktan anlıyor kaymakamımız.&nbsp;

Ne Robin Hood geliyor ne de Peygamber…
Devletini milletini seven Kaim-i
Makam geliyor…

Hülasa;&nbsp;
Hoşgeldiniz ilçemize kaim-i makamımız…&nbsp;
Safalar getirdiniz…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[KAİM-İ MAKAM GELİYOR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 08:37:44 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kaim-i-makam-geliyor-113819-20230828.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kaim-i-makam-geliyor-113819-20230828.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kaim-i-makam-geliyor-113819-20230828.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HAMİTOĞULLARI BEYLİĞİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR  1327-1380]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-hamitogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1327-1380-18309.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-hamitogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1327-1380-18309.html</link>
                    <description><![CDATA[M.Kemal Erdem Araştırması]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Merhabalar değerli tarih dostları.

Beylikler Dönemi’nde Seydişehir’i anlatmaya ilk olarak Eşrefoğulları Beyliği ile başlamıştık.

Hatırlayacağınız üzere yazımızı Eşrefoğlu Beyi II. Süleyman Beyin, 1326 yılında Moğol Valisi Timurtaş tarafından öldürülmesi sonrası Seydişehir, Beyşehir ve Akşehir’in Moğol hâkimiyetine girdiğini bir yıl sonra ise Hamitoğulları tarafından tekrar alındığını yazarak bitirmiştik.

Dilerseniz ilk olarak yaklaşık elli yıl boyunca Seydişehir’e hâkim olan Hamitoğulları Beyliği’ni kısaca tanıyalım.

Beylik adını Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Alâeddin Keykubat’ın hizmetine girmek üzere Anadolu’ya gelerek uzun yıllar sultanın çocukları ve askerlerine silah talimi yaptıran Hamid Bey’den almıştır. Hamid Bey 1240’da devlete olan hizmetleri karşılığında mükâfatlandırılarak Isparta, Burdur yöresine uç beyi olarak tayin edilmiştir. 1297 yılında ise Uluborlu merkezli Isparta, Burdur, Eğridir yöresinde Hamitoğulları Beyliği’ni kurarak bağımsızlığını ilan etmiştir.

Hamid Bey’in vefatı sonrası beyliğin başına oğlu İlyas Bey ve onun ardından Dündar Bey geçmiştir. Dündar Bey, beyliğin sınırlarını genişleterek Korkuteli ve Antalya’yı fethetmiştir. Eğirdir’i imar ederek beyliğin merkezini Eğirdir’e taşımıştır.&nbsp;

Anadolu Beylikleri’ nin günden güne güçleniyor olması Anadolu’ya hâkim olan Moğolların hoşuna gitmemiş ve Mogol Valisi Timurtaş beyliklere karşı harekete geçmiştir. Timurtaş önce Konya’yı almış ardından Beyşehir’e gelerek II. Süleyman Beyi öldürmüş ve Eşrefoğulları Beyliğine son vermiştir. Eşrefoğulları’nın ardından Hamitoğulları üzerine de yürüyerek, Dündar Bey’i öldürmüş ve Hamitoğulları Beyligi’ne de son vermiştir.

Fakat bir yıl sonra Vali Timurtaş’ın öldürülmesi üzerine Dündar Bey’in torunu Hızır Bey beyliği yeniden ayağa kaldırmıştır. Hızır Bey, Eşrefoğulları’nın yıkılması sonrası Moğol hâkimiyetine giren Seydişehir, Beyşehir ve Akşehir’i Hamitoğulları Beyliği sınırları içerisine katmıştır. Böylece Eşrefoğulları Beyliği’nin yıkılışı sonrası kısa süre Moğol hâkimiyetinde kalan Seydişehir 1327’de yine bir Türkmen Beyliği olan Hamitoğulları’nın idaresi altına girmiştir.

Hamitoğulları döneminde Seydişehir gelişmekte olan küçük bir kasaba hüviyetindedir. Çevreden birçok Türkmen ailenin Seydişehir’e göç etmeleri sonucu nüfus birkaç bini bulmuş ve şehir kalenin dışında bulunan mahallelere taşmıştır.&nbsp;

&nbsp;Hamitoğulları, Seydişehir ve civarının idaresini eline almıştır almasına ama bölgeye Karamanoğulları’na bağlı Turgutoğulları’nın akınları hiç bir zaman bitmemiştir. &nbsp;Hatta İlyas Bey döneminde Seydişehir bir ara Karamanoğulları’nın eline geçmiş, ancak Germiyanoğluları ve 1. Murat’ın yardımları ile Hamitoğulları Seydişehir’i geri almayı başarabilmiştir.

İlyas Beyin vefatı sonrası yerine gecen Hüseyin Bey, ardı arkası kesilmeyen Karamanoğulları ve Turgutoğlu akınlarına karşı topraklarını korumak için tekrar 1. Murat’tan yardım istemiştir. Bunun üzerine 1. Murat, &nbsp;Karamanoğulları ile sınır olan şehirlerin kendisine satılmasını istemiştir. Bu anlaşma neticesinde 80.000 altın karşılığında Seydişehir, Beyşehir, Akşehir, Yalvaç Osmanoğulları’na satılmıştır. &nbsp;Hamitoğulları ise Uluborlu, Keçiborlu, Burdur yöresinde hüküm sürmeye devam etmiş ve Yıldırım Beyazıt döneminde tamamen Osmanlı hâkimiyetine girmiştir.

Bazı internet kaynakları ve internet sözlüğü Wikipedia’da Seydişehir’in 1380 yılında 1. Murat tarafından Hamitoğulları’ndan satın alınmasının ardından, Cumhuriyet döneminde kadar aralıksız olarak Osmanlılar’ın idaresinde kaldığı yazmaktadır. Maalesef bu bilgi doğru değildir. Zira bir süre sonra 1. Murat’ın Kosova Savaşı’nda şehit edilmesi sonrası Karamanoğulları yeniden Seydişehir’e hâkim olmuştur. Yıldırım Beyazıt tahta çıkınca Seydişehir’i tekrar geri almıştır.

Seydişehir’in iki taraf arasında sürekli el değiştirmesi uzun yıllar boyunca devam etmiştir. Seydişehir’de kalıcı Osmanlı hâkimiyeti, Karamanoğulları Beyliği’nin 1487’de yıkılmasından yaklaşık elli yıl sonra ancak Kanuni Sultan Süleyman döneminde sağlanabilmiştir. Bu tarihe kadar Seydişehir’in yönetiminde söz sahibi olanlar Karamanoğulları ve onlara bağlı yarı müstakil bir beylik olan Turgutoğulları olmuştur.

Bu konunun detaylarını ise bir sonraki yazımızda kaleme alacağız.

Yeniden görüşmek dileğiyle.

&nbsp;

Muhammed Kemal Erdem

İnstagram /Twitter: eski_seydişehir&nbsp; &amp; eski_konya

&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kaynaklar;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 


	Halil İNALCIK, Devlet-i Aliyye, Türkiye İş Bankası Yayınları, I.Cilt, 2021, Sf. 59
	İsmail Hakkı UZUNÇARŞILI, Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu Karakoyunlu Devletleri, TTK, 2019, Sf. 63
	Mehmet Akif ERDOĞRU, Türkiye Tarihi Beylikler Dönemi, Atlantis Yayınevi, 2015, Sf.97
	Ahmet DEMİR, Anadolu Türk Beylikleri Tarihi, Kamer Yayınları, 2018, Sf. 235
	Mehmet ÖNDER, Seydişehir Tarihi, Seydişehir Bel. Yayınları, 1986, Sf 25

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[HAMİTOĞULLARI BEYLİĞİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR  1327-1380 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 18 Aug 2023 11:42:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/hamitogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1327-1380-144342-20230818.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/hamitogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1327-1380-144342-20230818.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/hamitogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1327-1380-144342-20230818.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[NİÇİN NİYE!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-nicin-niye-18286.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-nicin-niye-18286.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sonu olmayan kavgalar hırpalıyor

hepimizi. Elbette kavgasız bir hayat yok dünya da,

Elbette edeceğiz,

Kıyasıya hem de ama,

Niçin, niye?

Çamur deryasında üstümüz başımız...

Yorulup yıkılacağız bir gün ama,

Niçin, niye?

Mesela;

Önceden belirteyim...

Mustafa Kemal'le bir kavgam

yok...Cumhuriyetimizin kurucusudur...

Hiç kimse varlığını inkar edemez...

Ancak; Kemalizm sanki bir dinmiş gibi sunulması da, bunun yasa ile korunması da kabul edilemez.

M.Kemal Atatürk dini bir figür değildir.

Kendisi bugün dünyaya gelecek olsa bu güruha tepki gösterir.

Zira Atatürk, bir kesimin kemalistlik adı altında sömürdüğü tükenmiş bir siyasal ideoloji haline getirilmiştir.

Atatürk'e en büyük zararı da yıllarca "Atam izindeyiz" diyen başka düşüncelere kapalı bu kesimler vermiştir vermeye de devam ediyor.

Geçim dünyası işte;

kimi dinden çıkarıyor ekmeğini, kimi Kemalizm'den...

Şanlı tarihimizi özel bir güne, bir kişiye endeksleyip öncesini ya da sonrasını yok sayan kronik muhalifler...

Anadolu'yu bahşeden Alparslan'ı,

Selçukluyu görmezden gelen,

İstanbul'u fethetmiş Fatih'i

Çanakkale'de geçit vermemiş ecdadını,

Aşağılamaya çalışan,

Geçmişini inkar edenler var...

Osmanlı'yı sırtlayıp

Cumhuriyeti yok sayamazsınız,

Fatih'i yüklenip,

Atatürk'ü alaşağı edemezsiniz,

Neyin kavgası bu?

Farklı düşüneni anlamaya çalışın, yok etmeye, yok saymaya değil.

Yarada'nın dışında olan her şey zıddıyla kaim ve daimdir.

Farklı cinsiyetler olmasa leylekler mi getirecekti

Çaydan mı tutacaktık çocuklarımızı?

Bu kökten reddetmeler hangi oyunun perdesi,

Hiç düşündünüz mü?

Dedesini yok sayanın,

Babası kim o zaman?

Atatürkün askerleriyiz deyip geçmişini,

Osmanlı torunuyum deyip yakın tarihini reddedenlerden bu ülkeye fayda gelmez...

Olumsuzlukları konuşalım, tartışalım ama hiç kimse hiç kimseyi Atatürkçü olmaya zorlamasın...

Yaradan bile kendisini inkar edene, sinkaf edene yaşam Hakkı verirken, rızk verirken farklı düşüneni ötelemeye yok saymaya kimsenin Hakkı yok...

Kimse kimseyi de sevmek zorunda değil...

Düşüncelerini hakaret ederek belirtmekte doğru değil...

Netice itibari ile bir Türk devleti yıkılmış yeni bir Türk Devleti kurulmuştur.

Bugün o son Devletin bireyleri.

O ülkenin vatandaşlarıyız.

Hülasa;

Varlığımızın devamı;

Birlik ve beraberlikten,

Azami ve asgari müştereklerimizi bilmekten,

Birbirimizi Sevmekten, saygı duymaktan geçer...
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[NİÇİN NİYE! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 11 Aug 2023 12:49:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/nicin-niye-155015-20230811.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/nicin-niye-155015-20230811.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/nicin-niye-155015-20230811.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İŞİN İÇİNDEN BİZ ÇIKAMADIK TAHİR BEY’DEN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-isin-icinden-biz-cikamadik-tahir-beyden-aciklama-bekliyoruz-18284.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-isin-icinden-biz-cikamadik-tahir-beyden-aciklama-bekliyoruz-18284.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam köşe yazısı ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Sayın Tahir Akyürek Bey, kıymet verdiğim Milletvekillerinden biri.
Aslında Beyşehirli olduğu kadar Seydişehirlidir de Tahir Bey. Bu durumu kendi de tescilledi.
Seydişehir’deki bir programda “Bizler aslında Beyşehirli olduğumuz kadar Seydişehirliyiz. Önceleri Derebucak Seydişehir’e bağlıymış. Rahmetli annem ve babamın nikahı Rezebeli aşılarak Seydişehir’de kıyılmış” demişti.
Tahir Beye saygım sonsuzdur. Ama sitemimi açık bir şekilde paylaşmaktan da geri kalmayacağım.
Bilindiği gibi Tahir Akyürek önceki dönemde de Ak Parti Konya Milletvekilleri görev bölümünde ulaştırmadan görevliydi. Yeni dönemde de bu görevini sürdürüyor.
2019 bitirilmesi gereken Alacabel Tüneli’nin hala bitirilmemesinin Seydişehir halkına ne biz izah edebiliyoruz ne de Ak Parti teşkilatı izah edebiliyor.
Bazı geçerli mazeretlerle gecikmeler oldu tamam bunu anlıyoruz. 
Ama benim bildiğim söz verilmesine rağmen bu söz 4 sefer revize edildi.
Son verilen söz 2024’te de biteceği meçhul.
Bazı vatandaşlar ister istemez Demirkapı Tüneli ile Alacabel Tünelinin mukayese ediyor. 
Bu durumdan en fazla biz basın mensupları etkileniyoruz.
Son dönemlerde Seydişehir-Beyşehir yakınlaşmasını alkışlayanlardanım. Birlikte hareket etmenin bölgeye büyük yarar sağlayacağını düşünenlerdenim.
Bu bölgeye İktisat Üniversitesi kurulması ve savunma sanayinde üs olması için birlikte hareket etmenin elzem olduğunu, ayrı ayrı iki ilçenin il olmasının mümkün olmadığını biliyorum.
İki ilçe arasındaki sıcak rüzgarların estiği bu süreçte yanlış anlaşılmakta istemem…
Bizler Tahir Bey’den bu konu hakkında birinci derecede yetkilisi olarak bir açıklama bekliyoruz. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[İŞİN İÇİNDEN BİZ ÇIKAMADIK TAHİR BEY’DEN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 10 Aug 2023 15:47:57 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/isin-icinden-biz-cikamadik-tahir-beyden-aciklama-bekliyoruz-184916-20230810.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/isin-icinden-biz-cikamadik-tahir-beyden-aciklama-bekliyoruz-184916-20230810.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/isin-icinden-biz-cikamadik-tahir-beyden-aciklama-bekliyoruz-184916-20230810.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ANTALYA SINIRIMIZ YENİDEN TANZİM EDİLMELİ..!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-antalya-sinirimiz-yeniden-tanzim-edilmeli-18263.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-antalya-sinirimiz-yeniden-tanzim-edilmeli-18263.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Köprünün altından çok sular aktı.&nbsp;
Yollar açıldı, köyler mahalle oldu, beller geçildi…
Bence artık Konya-Antalya hududu yeniden tanzim edilmeli. Şu durumda Ağaçtepe mevkiinde ve civarında Manavgat’a ve Alanya’ya bağlı yaylalar var.
Akseki’nin görünen Giden Gelmez Dağları’nın Alacabel’e kadar olan kısmı Seydişehir’in olmasına rağmen haritada hiç Seydişehir’den bahsedilmez.
Birde evlere şenlik yıllarca süren bizim neslin dahi hatırlamadığı Ağaçtepe mevkiinin Madenlilerle-Bekirli Yörükleri arasındaki bitmek bilmeyen mahkeme.
Antalya - Konya yolu sınırını gösteren levhanın bulunduğu Alacabel mevkiindeki noktada ilginç. Bu nokta Seydişehir’e aşağı yukarı 45 km, Konya’ya 125 km, Antalya’ya da 165 km.
Konya-Antalya sınırındaki yani 22’e yakın yaylanın bulunduğu bu platodaki sınır anlaşmazlığın en büyük nedeni; yukarıdaki yazımda belirttiğim gibi o bölgedeki coğrafi sınırlarımızın artık günümüzdeki geçerliliğinin kalmadığını göstermiyor mu?
Bu durum sadece Seydişehir’in sorunu değil, Konya’nın sorunu diye düşünüyorum.&nbsp;
Yasal yolu nedir? Var mıdır? Bilmiyorum ama Konya -Antalya sınırının yeniden tanzim edilmesi gerektiğini inanıyorum.&nbsp;
Bu haliyle o bölgedeki sınır anlaşmazlıklarında kim daha üstün çıkarsa onundur mantığıyla buralara sahip çıkanların oldukça mahkemelerin bunu çözmesi mümkün görünmüyor.
Bu durum adil de değil hoş da değil.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[ANTALYA SINIRIMIZ YENİDEN TANZİM EDİLMELİ..! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 04 Aug 2023 10:40:53 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/antalya-sinirimiz-yeniden-tanzim-edilmeli-134134-20230804.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/antalya-sinirimiz-yeniden-tanzim-edilmeli-134134-20230804.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/antalya-sinirimiz-yeniden-tanzim-edilmeli-134134-20230804.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[EŞREFOĞULLARI BEYLİĞİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR 1301-1326]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-esrefogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1301-1326-18254.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-esrefogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1301-1326-18254.html</link>
                    <description><![CDATA[M.Kemal Erdem'in araştırma yazısı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Merhabalar değerli tarih dostları.

Yazılarımı takip edenler geçmişte, Karamanoğulları Beyliği döneminde Seydişehir’e hakim olan Turgutoğulları hakkında yazdığım yazıları hatırlayacaklardır. Osmanlı öncesi Seydişehir’i anlatan bu yazılarımıza, Eşrefoğlu Beyliği ile devam ediyoruz.

1243 senesinde Anadolu Selçukluları’nın Kösedağ Savaşı’nda Mogollar’a karşı aldığı mağlubiyet sonrası devlet zaafa uğramış ve Moğol İlhanlı Devleti’ne vergi vermeye başlamıştı. Mağlubiyet sonrası birbirleri ile saltanat mücadesine girişen Selçuklu sultanları ancak İlhanlıların himayesi altında sultan olabildiler ve onların kontrolü altında ancak ismen sultanlık yapabildiler (1)

Bu durumu sezinleyen, önceki yıllarda uçlara yerleştirilmiş olan Türkmen beyleri bu süreçte birer birer bağımsızlıklarını ilan etmeye başladılar.

İşte bu beylerden birisi de 1277-1282 yılları arasında Gurgurum’ da (Gökçimen) bağımsızlığını ilan eden Eşrefoğlu Seyfüddin Süleyman Bey idi. (Beyliğe adını veren Eşref Bey hakkında ne yazıkki fazla malumat sahibi değiliz. Eşref Bey ve çocukları genel olarak Sünni- Hanefi bir Türkmen beyi kabul edilir(2)) Sonraki yıllarda Süleyman Bey, Selçukların içinde bulunduğu zafiyete nispet edercesine, beyliğin merkezini Selçuklu Kudabaad Sarayı karşısına bugünkü Beyşehir’e taşımıştır.(3) Buraya bir kale ve mimarisine hayran bırakacak güzellikte Eşrefoğlu Camii’ni inşa ettirmiştir.1301 yılında vefat etmiş ve Eşrefoğlu Camii bitişiğindeki türbesine defnedilmiştir.

Süleyman Bey sonrası beyliğin başına oğlu Mübarizeddin Mehmet Bey geçmiştir. İşte Seyyid Harun Veli’nin Horasan’dan Seydişehir’e gelerek şehri inşa etmeye başlaması da bu dönem içerisinde olur. Bu yüzden Seydişehir’in kuruluş tarihi, Mehmet Bey’in tahta çıkış tarihi olan 1301 yılı kabul edilmektedir.

1554 tarihli Seyyid Harun Veli Makalatı’nda ifade edildiğine göre o yıllarda Seyyid Harun Veli ve yanındaki kırk kadar kişi bugünkü Seydişehir’in olduğu yere gelmiş kale ile birlikte şehir inşa etmeye başlamışlardır. Kendi beyliği sınırları içeriside başka bir kişinin kale yapmasına anlam veremeyen Mehmet Bey, Seydişehir’e önce birkaç askerini, ardından vezirini göndermiş hiç biri geri dönmeyince bu kez askerleri ile bizzat kendisi Seydişehir’e gelmiş Seyyid Harun Veli ile tanışmıştır. Seyyid Harun Veli’nin bir gönül insanı olduğunu görünce kendisine yardımcı olmuş yapılan cami, hamam gibi binalara araziler vakfetmiştir. Bu görüşmeden sonra o tarihe kadar “Süleymanşehir” olarak anılan şehre Seyyid Harun&nbsp; Veli tarafıından “Beyşehir” ismi verilmiş, &nbsp;Mehmet Bey’de ilçemize Seyyidin kurduğu şehir &nbsp;anlamında “ Seydişehri” ismini vermiştir. (4)

Malakat’ta anlatılan bu hikayenin ne kadarı doğru tam olarak bilemiyoruz. Fakat Osmanlılar döneminde, geçmişten beri bozulmadan gelen vakfiye kayıtlarına göre, Beyşehir’e bağlı Köşk ve Yelten köylerinde bulunan arazilerin gelirlerinin Seyyid Harun Veli Zaviyesine vakfedildiğini görmekteyiz. (5) Bu sebeple anlatılanların doğru olma ihtimalini daha yüksek buluyorum. Ayrıca Mübarizeddin &nbsp;Mehmet Bey,&nbsp; Mübarizeddin yani “İslamiyetin yayılması için savaşan” ünvanının hakkını verircesine din adamlarına ayrı bir hürmet ve sevgi göstermiş Mevlana’nın torunu Ulu Arif Çelebi’yi Beyşehir’e davet etmiş ve Beyşehir’de Mevlevihane açtırmıştır (6)

Bu sebeple Seyyid Harun Veli’ye karşı müsamahakâr ve yardımcı olması da olağandır.

Mübarizeddin Mehmet Bey’in 1322 yılında ölümünden sonra yerine oğlu II. Süleyman Bey geçmiştir. Ne varki saltanatı uzun sürmemiştir. O yıllarda Konya’yı Karamanoğulları’nın elinden alan Moğol Valisi Timurtaş Anadolu’yu istediği gibi idare etmeye başlamış kendisini Mehdi ilan etmişti. Bu durum Eşrefoğlu Süleyman Bey ve Hamidoğlu Dündar Bey tarafından İlhanlı Hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’a şikâyet edilmiştir. Affedilerek tekrar Anadolu Valisi yapılan Timurtaş,&nbsp; bir süre sonra Türkmen beylikleri üzerine yürümüş ve Beyşehir’e de girmiştir. Vaktiyle kendisini şikayet eden Süleyman Bey’e ağır işkencelerde bulunmuş &nbsp;ardından Beyşehir Gölüne atarak öldürtmüştür (9 Ekim 1326) (7)

Bu acı olay sonrası Eşrefoğlu Beyliği ortadan kalkmış, beyliğin elinde bulunan Beyşehir, Seydişehir, Akşehir gibi şehirler Moğol Valisi Timurtaş’ın eline geçmiştir. Fakat bir yıl sonra Timurtaş Mısır’a kaçmış ve orada öldürülmüştür. Bundan sonra Beyşehir ve Seydişehir Hamitoğulları Beyliği’nin idaresine girmiştir (8)

Hamitoğulları döneminde Seydişehir’i ise bir sonraki yazımızda ele alacağız.

Yeniden görüşmek dileğiyle…

&nbsp;

Muhammed Kemal Erdem

İnstagram /Twitter: eski_seydişehir&nbsp; &amp; eski_konya

&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dipnotlar;


	İsmail Hakkı UZUNÇARŞILI, Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu Karakoyunlu Devletleri, TTK, 2019, Sf. XII
	Mehmet Akif ERDOĞRU, Türkiye Tarihi Beylikler Dönemi, Atlantis Yayınevi, 2015, Sf.67
	Tuncer BAYKARA,&nbsp; Eşrefoğulları ve Yörede Gelişen Türk Şehir Hayatı, Uluslararası Orta Anadolu ve Akdeniz Beylikleri Sempozyumu -1 (11-13 Eylül 2014) Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları, 2018, Sf.488
	Cemal KURNAZ, Makalat-ı Seyyid Harun, TTK, 1991, Sf. 44/51
	Mehmet Akif ERDOĞRU, Osmanlı Yönetiminde Beyşehir Sancağı, IQ Kültür Sanat, 2006,Sf.271
	Hüseyin MUŞMAL, Eşrefoğullarından Günümüze Beyşehir Kent Merkezinin Demoğrafik Gelisimi, Uluslararası Orta Anadolu ve Akdeniz Beylikleri Sempozyumu -1 (11-13 Eylül 2014) Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları, 2018, Sf.609
	Ahmet DEMİR, Anadolu Türk Beylikleri Tarihi, Kamer Yayınları, 2018, Sf. 110
	Mehmet ÖNDER, Seydişehir Tarihi, Seydişehir Bel. Yayınları, 1986, Sf 22


&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[EŞREFOĞULLARI BEYLİĞİ DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR 1301-1326 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 02 Aug 2023 07:58:02 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/esrefogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1301-1326-105930-20230802.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/esrefogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1301-1326-105930-20230802.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/esrefogullari-beyligi-doneminde-seydisehir-1301-1326-105930-20230802.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SESSİZLİĞİ BOZALIM]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-sessizligi-bozalim-18248.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-sessizligi-bozalim-18248.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şükür Rabbime haysiyetimize halel getirecek bir ahvalimiz olmadı.

Gazeteciliğin muhabirlikten tutun köşe yazarlığına, canlı televizyon programları yapımcılığına kadar bütün merhalelerinde bulundum.

Kamu görevi yaptığım bilinci ile ilkelerimden değerlerimden vazgeçmeden her safhasında başarılı işler yapmaya çalıştım.

Kimsenin iradesine ram etmeden tek kuruş kazanmadan dokundum klavyelerin tuşlarına.

Seydişehir'e olan borcumu yaklaşık 500 sayfalık 'SEYDİŞEHİR HATIRASI' isimli sponsorsuz kitabımla ödediğimi düşünüyorum.

Yaşadığımız süre içerisinde de yaşadığım şehre bu yönde katkı sağlamaya çalışacağız.

Herkes tarafından dillendirilen ancak 'ha dediğinde' 'aman benim söylediğimi yazma' ürkekliği ile her gerçeği ayyuka çıkarmayı yerel gazetecilerin omzuna yüklenenlerin sesi olmaya devam edeceğiz.

Bu minvalde ses olabilmek için Toroslar Gazetesi imtiyaz sahibi Ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Saylam ve Yaylalı Medya sahibi Ömer Yaylalı ile yaptığımız görüşmeler neticesinde; sahipsizliğimize dem vuran temel sorunlarımızı objektif tarafsız kalarak gündeme taşımaya karar verdik.

Yakın zaman içerisinde yapacağımız canlı televizyon programlarında bazen kendimiz, bazen gazeteci arkadaşlarımız ve diğer konuklarımızla bir sinerji oluşturmaya çalışacağız.

Rabbim hayırlı topluma faydalı işler yapmaktan alıkoymasın…

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[SESSİZLİĞİ BOZALIM - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 31 Jul 2023 11:11:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sessizligi-bozalim-141208-20230731.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sessizligi-bozalim-141208-20230731.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sessizligi-bozalim-141208-20230731.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Memleket Meselelerinde ATM ve Navigasyon Sorunu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-memleket-meselelerinde-atm-ve-navigasyon-sorunu-18237.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-memleket-meselelerinde-atm-ve-navigasyon-sorunu-18237.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Köşe yazılarımda zaman zaman memleket meseleleri başlığıyla vatandaşlarımızın şikayetlerine, taleplerine yer veriyorum.

Açıkçası köşe yazısı yazmamın amacı hasıl olduğu içinde bu tür yazı yazmak okuyucularımız açısından da benim açımdan da iyi oluyor. Olumlu eleştirilerden kimsenin hayıflanmaması lazım.

Şimdi aklıma gelmiyor ama padişahın biri kendilerini eleştirmeleri için parayla eleştirmen tutarmış. Maalesef şimdi de tam tersi bir işleyiş var. Padişahım çok yaşa diyenler hora geçiyor.

Esas konumuza gelecek olursak; Baya bir vatandaşımız aradı. Kasıtlı mı yapıyorlar bilmem diyerek bankamatiklerden dert yandı.

Bu meseleyi bana ileten vatandaşlara bende katılıyorum. Sık sık arıza yapıyor. Özellikle belediyenin bahçesindeki bankamatiklerde para bulunmuyor. Birde hava güneşli ise ekranı da zar zor görüyor. Arayan vatandaşlardan biri esprili bir şekilde “Ali bankamatiğe bakıyorum. Para yok başka bir arzunuz var mı? diye tepkisini gösteriyor. Koca banka bankamatiğin önüne güneşlikte mi yapamaz" diye sitemde bulunuyor. Bu sorun benimde tuhafıma gitti. Umarım banka müdürlerinin kulağına buradan su kaçırmışızdır.

Vatandaşların ilettiği ikinci sorun ise ilginç bir durum.

Sadece birkaç vatandaş söylese inanmayacaktım ama arayanlardan biri sıcağı sıcağına olay yerinden arıyordu.

Ali şuanda Konya’dan geliyorum Çavuş’tayım Bostandere’ye kadar indim. Navigasyonum açık Antalya yolunu tuşladım. İlk olarak Beyşehir-Antalya istikametini gösteriyor. Neden Seydişehir-Antalya istikametini ilk göstermiyor. Bu işte bir iş var diyerek dile getirmemi istedi.

Nasıl olduğunu anlamadığımız bu durum hakkında yetkililer bize bilgi verirse bizde siz okuyucularımızı bilgilendirmek isteriz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Memleket Meselelerinde ATM ve Navigasyon Sorunu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 28 Jul 2023 07:59:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/memleket-meselelerinde-atm-ve-navigasyon-sorunu-110129-20230728.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/memleket-meselelerinde-atm-ve-navigasyon-sorunu-110129-20230728.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/memleket-meselelerinde-atm-ve-navigasyon-sorunu-110129-20230728.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SEYDİŞEHİR’DE UYUŞTURUCU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-seydisehirde-uyusturucu-18221.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-seydisehirde-uyusturucu-18221.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Uyuşturucuyu gönüllü terketmeye meyilli bir delikanlıya eşimle birlikte şefkatle sahip çıkmıştık.


Bir süre sonra anne baba diye hitap etmeye başladı. Henüz lise çağlarındaydı.



Uzun süre ailenin bir parçası olarak evimizde kaldı. Güveni zirve yaptı ve uyuşturucuyu bıraktı.



Şimdi hayatını her şeyi ile normal bir şekilde idame ettiriyor. Uyuşurucuyu kesinlikle kullanmıyor.



Bu sürecin ardından konuyu bir makalemde kaleme aldım ve ardından savcılık ifademi almıştı.



Konuyu kaleme almam teşvik gibi algılanırmış. Kim bu kişi sorusuna cevap olarak kaynağımı deşifre etmeme hakkımı kullanmıştım.



Umarım aynı durumla karşılaşmam. Çünkü kamu görevi ifa ettiğimi biliyorum.



Sokaktan haberdar kişilerle görüşerek Seydişehir’de uyuşturucu illetinin ne alemde olduğunu araştırdım.



Duyduğum şeyler hakikaten şok etkisi yaptı bende…



Öncelikle belirtmeliyim emniyet güçlerimiz bu konuda önemli çalışmalar yapıp toplumu olumsuz etkilerinden korumaya çalışıyor ama durum hiç açıcı değil.



İlçemizde en kolay temin edilen uyuşturucu (Met…..) tükenmez kalem içi vasıta olarak kullanılıyor.



Olur mu öyle şey demeyin.

Gençlerin bu uyuşturucuya başlaması bayan cazibesi kullanılarak sağlanıyor.



Alıştırıldıktan sonra kullanıcıdan bayan uzaklaşıyor. Başkaca kurbanlar aranıyor.



Olur mu böyle şey demeyin;

Er….n ve Met….. in (Antalya Zeytinköy ve yeni adresi Çalkaya’dan temin ediyorlar), Ly….ca, NEÜ….tin (kırmızı reçete ile temin edilebiliyor.), es…r (yerel imkanlarla temin edilebiliyor.

Uç (ss) olarak tanımlanan uyuşturucu ise (Fakir Kok….ni) olarak biliniyor.



Olur mu böyle şey demeyin;

Haberiniz yok belki ama geçtiğimiz yıllarda yani yakın tarihte 2 kişi yüksek dozda uyuşturucu almaktan, 1 kişi uyuturucu temini için gittiği Antalya’da olmak üzere ilçemizde 7-8 kişi hayatını kaybetti…



Hadi canım sende diyeceksiniz ama;

Sadece Hükümet konağından eski garaja kadar 7-8 esnafın bu illetin ağına düştüğünü duyunca şok oldum…



Bu kadar olmaz demeyin zira;

Araştırmam sırasında duyduğum en şok edici şey ise uyuturucu kullanan bir kaç alenin eş değiştirmeli sex partileri düzenledikleri…



Uyuturucu kullanma yaşı ise 15 ve 50 yaşları arasında…



Uyuşturucu temininde maddi zorluk çekenlerden hırsızlığa teşebbüs eden gençlerin bulunması ise bir başka tehlike.



Hiç kimseye bu anlamda akıl verecek değilim ama evlatlarımızın düştüğü bu illetten kurtulması için ailelerimize çok iş düşüyor.



Emniyet güçlerimiz görevini ifa ederken ebeveyn çevresel faktörleri göz önde bulundurarak çocuklarını doğru yöntemler kullanarak kurtarmaya çalışmalı.



Üniversitelerimiz, okullarımız, camilerimiz üzerine düşen görevleri belirleyip özendiren ortamlardan uzak tutacak programlar,konferanslar, paneller düzenlemeli.



Kaymakamlık, seydişehir Belediyesi ve sivil toplum kuruluşları ise sık toplantılar yapıp seyrine hakim olup gerekli tedbirleri almalı.



Rabbim cümlemizin evlatlarını illetten korusun.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[SEYDİŞEHİR’DE UYUŞTURUCU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 24 Jul 2023 11:29:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirde-uyusturucu-143034-20230724.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirde-uyusturucu-143034-20230724.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirde-uyusturucu-143034-20230724.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“VUR DEDİYSEK ÖLDÜR DEMEDİK”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-vur-dediysek-oldur-demedik-18220.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-vur-dediysek-oldur-demedik-18220.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bizim toplumumuzun bir geleneğidir.

&nbsp;'Devlet ebed müddet' derler. Devletin diğer sorunları ikinci planda kalır. Ekonomimiz düzgün olmasa da devletin bekası ve geleceği için seçimlerde tekrar halk Ak Parti'yi iktidar yaptı.

Seçimlerden sonra bu acı reçetenin geleceğini görmemek için kör olmak lazım. Katma değerin artması, bandrollerin iki sefer ödenmesi, sigortaya zam, ÖTV'lerin artması vesaire bunların hepsine tamam da çünkü bu tür vergiler fakir fukarayı direk etkilemez.

Ama akaryakıta gelen zam iğneden ipliğe her şeye zam demektir. Gerçekten akaryakıta 1 günde gelen 6TL'lik zam vur dediysek öldür mü dedik hesabı oldu.

Allah fakir fukaraya ecir sabır versin…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[“VUR DEDİYSEK ÖLDÜR DEMEDİK” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 24 Jul 2023 11:24:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/vur-dediysek-oldur-demedik-142630-20230724.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/vur-dediysek-oldur-demedik-142630-20230724.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/vur-dediysek-oldur-demedik-142630-20230724.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[1905 YILINDA SEYDİŞEHİR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-1905-yilinda-seydisehir-18195.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-1905-yilinda-seydisehir-18195.html</link>
                    <description><![CDATA[M.Kemal Erdem'in araştırma yazısı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Merhabalar değerli tarih dostları

Bu hafta sizlerle geçtiğimiz yıllarda, Prof. Dr. Ahmet Çaycı tarafından hazırlanan ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan “Seyahatnamelerde Konya” adlı eserden Seydişehir ile ilgili bir kaç bölümü nakletmek istiyorum.

Seydişehir ile ilgili bölümler Alman seyyah Hans Herman Schweinitz tarafından 1905 yılı yazında Anadolu’da yapmış olduğu seyahat sırasında alınmış notlardan oluşuyor. Schweinitz 1905 yılında yaptığı bu seyahati bir yıl sonra "1905 yılında Küçük Asya'da Atla Seyahat" adıyla Berlin'de yayımlamıştır

İşte sizleri yaşamış olduğumuz coğrafyanın, yaklaşık 118 yıl önceki hâlini anlatan bu kısa ama değerli notlar başbaşa bırakıyorum...

“12 Haziran günü sabah erkenden Konya'dan valinin bize verdiği korumalar eşliğinde atlarımızla yola çıktık. Günlük 6-8 saat yol giderek üç günde Beyşehir'e vardık. İlk gün Konya Ovası’nı kuzey batıda dağlarla çevreleyen eski bir Selçuklu Hanı'ndan geçtik ve Kızılören'e geldik. Üçüncü gün öğleden sonra saat 14.00'de tropik sıcaklıktaki Beyşehir'e ulaştık. Hemen pazar meydanındaki hana gittik.

…

Beyşehir ziyaretimizden sonra Beyşehir Gölü'nün batısında bulunan Seydişehir'e doğru hareket ettik. Bizi kaymakam karşıladı. Bütün öğleden sonramızı ziyaretçilerle geçirdik. Burada da konumlanmış Türk askerleri vardı. Ertesi gün öğleden önce Vervelid (1) şehrine bir gezinti yaptık. Burada sadece eski kalıntılar eski zamanları hatırlatıyordu. Şimdi burası sebze ve meyve bahçelerinden oluşuyor. Burada üzüm bağları ve ceviz ağaçları var. Burada kükürtlü su ve bir hamam gördük.

…

Öğleden sonra 3 saatlik bir yolculuğun sonunda Göyük Köyü'ne geldik. Göyük Köyü, gölün kuzeyinde bir tepenin üzerinde kurulmuş bir köydür. Bu köy su seviyesi yükselince bir ada haline dönüşüyor. Suğla Gölü bizim elimizde bulunan haritadaki gibi değildi. Kenarlarında sazlıklar büyümüştü. Gölün en ilginç tarafı Arvana tarafıydı. Burası Beyşehir Gölü'nü andırıyordu ve bir de şelale vardı. Kamışları sazlıkları geçmek bir saatimizi aldı. Ondan sonra da iki saat kadar yol gittikten sonra Arvana kenarına geldik. Burada su kayboluyor. Yanımızdaki rehberimiz sert su akıntısının daha da aşağıda olduğunu söyledi. Arvana Köyü'nde ve buralarda mükemmel bir manzara var. Gölün kıyılarında 2 metre yükseklikte dahi su izleri vardı. Bu gölde bot kullananlar en ufak bir kötü hava şartindan korkuyorlar. Bizim botlarımızı kullananlar da hafif bir rüzgâr çıkınca Arvana'dan ayrılmak istemediler

Kaymakamın bize anlattığına göre, göl çekildiğinde insanlar buraya gelirler ve yer tutarlarmış. İlk kim nereyi kaptıysa orası o kişinin ekim sahası olurmuş. İnsanlar burada yer kapmak için çadırlar içinde beklermiş. Gölün altında kalan topraklar gölün çekilmesiyle birlikte çok verimli hale geliyormuş.

Bütün bunlar bize anlatılırken benim ilgimi daha çok sulama projesi çekiyordu. (2) Konya'da bize sulama projesinin çok gizlilikle yürütüldüğünü söylemişlerdi, ama buradaki mühendislerle çalışmaları hakkında konuştuk. Mühendisler coğrafyanın zorluğu hakkında bizi bilgilendirdiler ve özellikle düdenlerin getirdiği zorluklardan yakındılar. Her şeye rağmen mühendislerin araştırmaları devam ediyordu. Buralarda çok büyük miktarlarda su yeraltında kaybolup gidiyor. Bundan dolayı yüzyıllardan beri bu proje buradaki insanların hayalleriydi. Bu sulama meselesi aslında yeni bir şey değil 300 yıl önceden beri bilinen bir şey. 300 yıl önce Arvana'nın önünde bir baraj yapılması denenmiş. 80 sene öncesinden de kanallar yapılmaya çalışılmış. Parasal sıkıntı ve kabiliyetli mühendislerin olmaması bu çabaları boşa çıkartmış.

Kampı 23 Haziran'da terk ettik. Öncelikle atlarla gölün kuzey ucuna gittik. 4 saatlik bir yürüyüşten sonra Balıklava'ya kadar vardık. Buralarda ezan okunduğunda pek kimse onunla ilgilenmiyor, herkes işini yapıyordu. Balıklava'da bu özellikle dikkatimizi çekmişti. Ancak bütün ülkede hemen hemen aynı düşünceye vardık. Çok nadir bu sese kulak veren ve camiye giden insanlara rastladık. Ancak bununla birlikte bazen tarlalarında ibadet eden insanlar görüyorduk. (3) Buranın başka Müslüman ülkelerden farkı şuydu: Aden'de (4) güneş batınca yüzlercesi işlerini bırakıp namaz kılıyordu. İslam dini cihat üzerine kurulmuş olmasına rağmen Anadolu'daki Müslümanlar buradaki insanlarla savaşmayı düşünmüyorlar. Bu nedenle burada pek çok Rum ve Ermeni yerleşimi bulunuyor. Çok cami var ve özellikle demiryolu hattı çevresine gelen Avrupalılar Müslümanların yoğun etkisi altında kalıyorlar.”

…

Alman Seyyah Schweinitz 7 Haziran’da başladığı Konya ziyareti kapsamında Meram, Beyşehir, Seydişehir, Gökhüyük, Arvana, Balıklava, Çumra ve son olarak da Ereğli’ye uğrayarak Temmuz ayının başında Konya’dan ayrılarak seyahatini tamamlamıştır.

Dipnotlar;

1)Seyyahin “Vervelid Şehri” olarak bahsettiği yer, bugünkü Ilıca Tepesi’dir. Seyyid Harun Veli, Seydişehir kalesi ve Seyyid Harun Veli Cami’ni buradan getirilen taşlar ile inşa etmiştir.

2)Seyyah, Çarşamba Kanalı’nı da içine alan “Konya Ovası Sulama Projesi’nden bahsediyor. Proje hakkında detaylı bilgi için geçtigimiz ay yayımlanan “Konya Ovası Sulama Projesi ve II. Abdülhamid Han ” isimli &nbsp;köşe yazılarıma göz atabilirsiniz.

3) Anadolu’da yaz aylarında köylü genellikle tarlada çalışıyor olduğu için camiye birkaç yaşlı nüfus dışında kimse gitmez. Seyyahımız da yaz aylarında Anadolu’yu gezdiği için tüm şehirlerde karşılaştığı bu görüntü dikkatini çekmiş

4)Yemen’de bir şehir

Kaynak:

Ahmet Çaycı, Seyahatnamelerde Konya,&nbsp; Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, 2016, &nbsp;sf. 248/257

&nbsp;

Muhammed Kemal ERDEM

m_k_erdem@hotmail.com

&nbsp;İnstagram/ Twitter : eski_seydisehir &amp; eski_konya

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[1905 YILINDA SEYDİŞEHİR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Jul 2023 07:46:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/1905-yilinda-seydisehir-104842-20230718.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/1905-yilinda-seydisehir-104842-20230718.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/1905-yilinda-seydisehir-104842-20230718.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BİTSİN ARTIK!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-bitsin-artik-18139.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-bitsin-artik-18139.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 2019 yılında bitirilmesi planlanan Alacabel tüneli aradan geçen 4 yıla rağmen bir türlü bitirilemedi.

Yüklenici firmanın Özel gayreti ile ilerleyen tünel ve bağlantı yollarının yapım çalışmalarına siyasetçi elinin değmesi ve bir an önce bitirilmesi şarttır.

Gazetemize baş haber olarak koyduğumuz tünel çalışmalarının kış mevsimine yetiştirilmesi için her türlü girişimde bulunulmalıdır. Aksi halde cazibesi kaybedilmiş bir yol birçok olumsuzluğu beraberinde getirecek yol esnafını zor durumda bırakacaktır.

Bu vesile ile Nisan 2021 ve Mart 2022 tarihlerinde kaleme aldığım sahipsizlik üzerine olan iki yazımı sizlerle üzülerek tekrar paylaşmak istedim.

ÇİVİSİ ÇIKMIŞ BU ŞEHRİN

Bu şehir hiç bir zaman bu kadar güçsüz, takatsiz, bu kadar sahipsiz kalmadı.

Kimse martaval okumasın, üç beş gönül adamının dışında çivisi çıkmış bu şehrin. Yerlerde sürünüyor.

Ne il bazında, ne başkentte yerimiz yurdumuz kalmamış.

Tabiri caizse kimsenin Seydişehir'i kazıdığı yok.

Bu durumdan utanan da yok.

Halk kimsenin umurunda değil. Her şey halka rağmen...

Koltuk gücünü eline geçiren kulağının üzerine yatıyor.

Hiç bir meselemiz tam çözülemiyor.

Her işimiz ya yarım ya çeyrek...

Bu şehir basiretini hiç bir zaman bu kadar kaybetmedi.

Hiç bir Zaman bu kadar zayıf düşmedi...

Çivisi çıkmış bu şehrin çivisi...

Yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun...

&nbsp;

BU ŞEHİR SAHİPSİZ

Muhatap olduğum er kişilerden duyarım.

Artık her kişiden duymaya başladım...

"Bu şehir sahipsiz arkadaş"

Kim neyi düşünürse düşünsün.

Kim bu meseleye önyargısına mahkum bir bakış açısı ile bakarsa baksın.

Kim iddiamı hangi kötü emeline fırsat bilirse bilsin...

Kim haklı çıkmak için hangi alçak savunma mekanizmasına girerse girsin...

Kim manipüle ederse etsin...

Feriştahı konuşsun, trolleri destek versin...

Bu şehir vallahi de sahipsiz, billahi de sahipsiz,

Ne dalımız kaldı, Ne budağımız...

Bana kimse yok efendim biz bu şehrin sahibiyiz maval okumasın,

Ben nice bakan nice Başbakan nice cumhurbaşkanından bizzat duydum "Hadi gidin kardeşim Seydişehir'in bakanı biziz, başbakanı biziz, vekili biziz... şehir bizim şehrimiz diyen...

İmamından, öğretmenine, muhtarına, Meclis üyesine, Belediye Başkanına, Kaymakamına, vekiline , hukukçusuna, çöpçüsüne, sucusuna, şucusuna bucusuna kimin ne kadar emeği hizmeti geçmişse bu şehre; kimseye nankörlük etmem...

Zerre miktarı, mıskal miktarı bu şehre kim ne kazandırdıysa,

Sonucu ne olursa olsun, kim samimiyetle gayret etmişse Rabbim bu dünyada da öteki dünyada da karşılığını versin.

Amma kardeşim,

Lime lime kopuyoruz,

Kimse ahkam kesmesin

Kesecekse ahkamını delilleri ile kessin,

Vallahi bitmez billahi bitmez,

&nbsp;

Vurdumduymazlıklarınız, ne taze kitabıma, ne köşelerime

Perde arkası, pejmürdelikleriniz

Kim bu şehrin kendisine verdiği imkanları gözardı ediyorsa Allah onu tökezletsin

Kim idare-i maslahatı seçiyorsa,

Kim bu milleti aptal yerine koyuyorsa,

Kim zerre miktarında görevini kötüye kullanıyorsa,

Kim bu memleket için ölüyor gibi görünüp yan gelip yatıyorsa,

Kim hak yiyorsa, kim hukuk çiğniyorsa

Kim iftira atıyorsa,

Kim bunlara prim veriyorsa

Susarsam namerdim...

Canım sağ oldukça rahmetli babam Susarsam, hakkını helâl etmesin! Ak sütün emziren ihtiyar anam, Susarsam, hakkını helâl etmesin!

Yerindedir daha aklım, iradem Ve işte yeminim, işte ifadem! İlk insan, ilk nebi Hazreti Âdem,

Susarsam, hakkını helâl etmesin!

Meylim ne şöhrete, ne saltanata; Hak için sarıldım ben bu sanata; Kür-Şad, Bilge Kağan, Oğuzhan

Ata, Susarsam, hakkını helâl etmesin!

Eğer Merhum Abdurrahim Karakoç'un bu samimiyetinden ayrılırsam,

Gücümün yettiği yere kadar,

Hak bildiğimi elimin yettiği yere kadar yazmazsam,

Sonuna kadar mücadele etmezsem,

Şehrimin neslinin hayrına,

Bir şeyler üretmeden ölürsem,

Evlatlarım halkını helal etmesin...

Bu şehir vallahi de sahipsiz, billahi de sahipsiz,

Ne dalımız kaldı, Ne budağımız...
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[BİTSİN ARTIK! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Jul 2023 11:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/bitsin-artik-145212-20230703.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/bitsin-artik-145212-20230703.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/bitsin-artik-145212-20230703.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İL DÜŞÜNCESİ DOĞRU AMA...]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-il-dusuncesi-dogru-ama-18107.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-il-dusuncesi-dogru-ama-18107.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Olgunlaşmış fikir fazla kabul görür zamanı gelince de önünde kimse duramaz…

Geçtiğimiz günlerde Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır'ın Seydişehir ve Beyşehir'in birlikte il olma açıklaması gündeme oturdu.

Gerçekten de Beyşehir Seydişehir yakınlaşmasının her iki ilçenin menfaatine…

Bu konu açılmışken iki anekdotumu siz okuyucularımız ile paylaşmak isterim.

Konya Selçuk Üniversitesi'nde Süleyman Okutanın rektörlük zamanında Seydişehir'in üniversite olma isteğini iletmek için heyet halinde makamına gitmiştik. Süleyman Bey “eğri oturalım doğru konuşalım. Konya'daki ilçelerden birine üniversite verirlerse Ereğli'ye verirler. Sizin ilçenin Ereğli'nin önüne geçmesi için Beyşehir ile birlikte hareket etmeniz gerekir” demişti.

Bayındır'dan 2 dönem önceki Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşçı'da :"10 km arayla Beyşehir- Seydişehir'e ayrı ayrı organize sanayi kurulması yerine iki ilçenin ortasına tek bir organize sanayinin kurulsaydı iki ilçenin de menfaatine olurdu." Diyerek iki ilçenin birlikte hareket etmesinin önemini vurgulamıştı.

Basın mensupları olarak da iki ilçenin yakınlaşması için yazdık çizdik.

Belediye Başkanları nezlinde sivil toplum örgütleri ve muhtarların da bulunduğu, ilçeler arası heyetler görüşmesi başladı. 4 Sefer ilgili görüşmeler oldu.

Hatta geçtiğimiz aylarda Sayın Mehmet Tutal ile Adil Bayındır Seydişehir FM'de birlikte canlı yayın yaparak özellikle sanayi ve üniversite konusunda birlikte hareket etmenin önemini değinerek görüş birliğine vardılar.

Haklarını teslim etmek gerekir. Bu birlikte çalışma hususunda en somut adımları MÜSİAD ve her iki ilçenin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları yaptı.

MÜSİAD bölgede İktisat Fakültesi kurulması, tarımsal ve sanayi kalkınma konusunda çalıştaylar yaparak gerekli müracaatları da yaptılar.

Ticaret ve Sanayi Odaları da Huğlu, Üzümlü Tüfek Sanayi ve Seydişehir Alüminyum yan sanayi birlikteliğinin Savunma sanayi noktasına taşınması için en azından sık sık görüştüklerini biliyorum.

9-10 yıl önce başlayan bu yakınlaşmada il meselesi hiç gündeme gelmemişti.

Devlet Bahçeli'nin 19 ilçenin il yapılmasının açıklamasından sonra Bayındır'da bir il iki ilçe düşüncesini basın yoluyla açıkladı…

Gel velakin il yapılacak 19 ilçe herkesin ağzında.

Bir de kurumların nasıl dağılacağı, iki taraf belediyesinin nasıl tanzim edileceği gibi hususlarda bir altyapı çalışması yok.

Sürpriz bir şekilde tek taraflı bir açıklama yerine birlikte konuşulup ortak bir açıklama yapılsa daha uygun olacaktı.

Yukarıda da bahsettiğim gibi Seydişehir – Beyşehir yakınlaşması tarihin bize dayattığı bir süreç.

Zamanı gelmiş bu birlikteliği kimse sırtını dönemez.

Ama önemli olan bu bölgesel çalışmada öne geçmek seçmene şirin görünmek gibi bireysel davranışlardan kaçınmak gerekir.

Kazan Kazan mantığı rasyonel bir planlama ile tarım, sanayi ve üniversite olarak Konya 'da ön alırız. Seydişehir ve Beyşehir'in beklenen kalkınması sağlanmış olur.

Bilinmesini isterim ki en fazla savunma sanayi üst olmaya hak eden bizim bölgemizdir. Kurulacak İktisat Fakültesi ise bu üstün alt yapısını oluşturacaktır.

Fevkalade tarımsal ve sanayi imkanları olan, kültür ve tarihi bulunan adı da Konmuş olan SeydiBey il olmayı çoktan hakkediyoruz.

Eksik olan önyargısız birlikte çalışmamız.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[İL DÜŞÜNCESİ DOĞRU AMA... - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 26 Jun 2023 10:43:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/il-dusuncesi-dogru-ama-134359-20230626.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/il-dusuncesi-dogru-ama-134359-20230626.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/il-dusuncesi-dogru-ama-134359-20230626.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[YEREL SEÇİMLERE DOĞRU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-yerel-secimlere-dogru-18106.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-yerel-secimlere-dogru-18106.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Seçimin yereli yaklaşıyor.



Zaman o kadar hızlı geçiyorki!

Şehir tabiri ile va(n)ılayıp gidiyor.



80 darbesi daha dün gibi mesela…

Darbe sonrası Belediye başkanı Şerafettin Ünüvar’ın ardından Osman Kocaoğlu, Mevlüt Kılınçoğlu, Muammer Urhan (iki dönem), ibrahim Halıcı, Abdülkadir Çat ve Mehmet Tutal (ikinci dönem)…



Doğrusu bu isimler Seydişehir’e ellerinden geldiği, güçlerinin yettiği kadar hizmet etme gayretinde oldular…



Her bir belediye başkanının eksik bulunan bir yanı, eleştirilecek yönleri olabilir ancak her birinin seydişehire kazandırdıkları göz ardı edilemez.



Başkanlar kötüyü iyiye çevirmekten ziyade, iyi olanı daha iyi hale getirme gayretinde oldular. Böyle olunca da belediyecilik, şehircilik her geçen dönemde level atladı.



Seçilen belediye başkanı kim olursa olsun bir önceki dönem belediye başkanının projelerinin üzerine projeler üreterek çalıştılar.



Peki bundan sonra ne gibi projeler üretilmeli? Bu soruya daha sonraki yazılarımızda değinelim.



Şimdi ise defalarca işaret ettiğim Seydişehir’in ve bölgenin en önemli cazibesinden söz edelim.



Leblebi ve alüminyum sonrası sıcak para girdisini sağlayacak, tökezleyen, sarsılan şehir ekonomisini yeniden eski haline getirecek olan bir cazibe.



Termal Turizmi, Termalin Tarımda, enerji üretiminde kullanılması ve hatta evlerimize kadar getirilerek ısıtma da kullanılması, yollarımızın altında tarak gibi borular taşıyarak kar tutmayan yollara sahip olabiliriz.

Örnekleri var mıdır evet vardır.



Direk termal ve ekonomik getirisi üzerine cümleler kurdum ancak.

Seydişehir’in hemen çözülmesi gereken bir sorunu var ki!

Hayati bir sorundur…

Peki nedir bu sorun?



Efendim;

SU, SU, SU…



Yani kim belediye başkanlığı namzeti ise bunları peşinen düşünmeli.



Öyle; oya endeksli cıvık seçim projelerine şahsım adına ben itibar etmeyeceğim. Seydişehir halkı politikaya ve çamur at izi kalsın siyasetine doydu artık.



Dedim ya!

Sonraki makalelerimizde elzem projelerimizi dillendiririz inşallah…



Bu yerel seçime damgasını vuracak olan ‘SU, SU, SU, bir daha SU, yine SU’dur’

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[YEREL SEÇİMLERE DOĞRU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 26 Jun 2023 10:33:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/yerel-secimlere-dogru-133555-20230626.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/yerel-secimlere-dogru-133555-20230626.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/yerel-secimlere-dogru-133555-20230626.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İKİ İLÇE, BİR İL; SEYDİBEY]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-iki-ilce-bir-il-seydibey-18084.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-iki-ilce-bir-il-seydibey-18084.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı köşe yazısı ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 1994 yılında Seydişehir ve Beyşehir arasında yaşanan mikro milliyetçi refleksleri hatırlıyorsunuz.

Olay; Kulu kavşağında, 20 bin seydişehirlinin Başbakan Yardımcısı Necmettin Cevheri ile seçilen heyetlerinde Başbakanlık’ta Tansu Çiller, Cumhurbaşkanlığında Süleyman Demirel ile görüşmelerle nihayetlenmişti.

Cevheri, Çiller ve Demirel bir parmak Beyşehirlinin bir parmakta Seydişehirlinin diline bal sürmüş olay kapanmıştı.

Sonuç; Beyşehir il olamamıştı Seydişehirde bu sonuca sevinmişti. Yani sıfır elde var sıfır.

Ne yalan söyleyelim bu refleksin başını çektik o günlerde.

Gelelim bugüne; Sayın Devlet Bahçeli’nin 100 il açıklamasından sonra il olma hedefi olan ilçeler de bir hareketlenme var.

Beyşehir’in sevilen belediye başkanı, emektarı, hizmetçisi 1994 yılında verilen mücadeleyi göz önünde bulundurarak yeni bir projeyle gündeme damgasını vurdu.

Sayın Bayındır diyor ki! “İKİ İLÇE;BİR İL”

Yıllardır süren bu tatlı yarışı birlikte götürelim istiyor. Bayındır ve Seydişehir Belediye başkanı ile SEYDİMUHABBET tv canlı yayın programında konuşmuştuk.

Tabi bu yasal olarak mümkün müdür bilinmez. Yapılabilir olsa bile beraberinde bir çok sorunun da cevabı gerekir…

İlk soru; siyasetçilerin bu konudaki görüşleri müsbet midir?

-Başkent bu birleşmeye sıcak bakar mı?

-Büyükşehir Belediyesi ne şekilde irade koyar?

-Yerel iradeler ortak kararlar alabilecek mi?

-Halkın düşüncesi hangi yöndedir?

-Velevki karar verildi. İlerde ne gibi sorunlar zuhur eder?

-Yıllardır uzaktan devam eden tatlı yarış yerini mahalle kavgasına dönüştürür mü?

Sayın Bayındır’ın hazırladığı harita ve yeni ili kapsayan ilçeler, nüfusun eşitsizliği şimdiden tartışılmaya başlandı.

&nbsp;

ŞarkiKaraağaç 24.660

Hüyük 15.144

Yenişarbademli 2.650

Derebucak 5.690

Beyşehir 75.532

Toplam nüfus; 123.676

Yalıhüyük 1.710

Ahırlı 4.574

Seydişehir 65.465

Toplam nüfus; 71.749

&nbsp;

Yani sayın Bayındır’ın harita da belirttiği gibi yerleşim merkezlerine kabaca baktığınız zaman bölgesel nüfus farkı; 51.927

İlk öneri haritasında Isparta’ya bağlı Şarkikaraağac’ın bulunması, burnumuzun dibindeki Bozkır’ın düşülmemesi İKİ İLÇE BİR İL Projesinde niyet anlamında soru işareti oluşturuyor.

Yani bu harita yeni ilin belediye başkanını sürekli Beyşehir’den çıkartır. Kabul edilir değildir. İki ilçenin arasında kavgaları depreştirir…

Açıkça söyleyebilirim ki; Payitaht, siyasiler ve Büyükşehir bu projeye ya baştan ‘hayır’ diyecek. Meseleyi kapatacak.

Ya da belli bir süre oyalayıp sonunda yine hayır diyecek… Bu siyasetçi geleneğidir.

Dolayısı ile olmayacak bir işe amin diyerek vakit kaybetmektense; bu sinerjiyi bölgenin bütün cazibelerini bir dosyada toplamaya ve bölgesel kalkınmaya harcayalım.

Ancak Ankara ve diğer aktörler BU PROJEYE EVET derler ve bütün şartlarda denge unsurları gözetilerek bir mutabakat sağlanırsa iki ilçenin önderliğinde oluşacak yeni il “SEYDİBEY” için hep birlikte mücadele edelim.

Yoksa havanda su dövmenin anlamı yok.

Yani bölgesel kalkınmaya harcanacak enerjimizi sonucu belli olmayan bir heyecana harcamayalım.

Bölgesel kalkınmanın reçetesini MÜSİAD SEYDİBEY net olarak ortaya koymuştu. Belli mesafelerde kat edildi.

Seydişehir Beyşehir ve Konyalı işadamlarının bu çatı altında oluşturdukları SİNERJİ örnek alınabilir.

5 Maddelik SEYDİBEY BÖLGESİ İÇİN ACİL EYLEM PLANI VE KALKINMA VİZYONU bu anlamda tam bir LOKOMOTİF niteliğinde…

&nbsp;

1 )&nbsp; Seydişehir ve Beyşehir arasında tren yükleme istasyonunun kurulacağı bölge, organizelerden çekilecek kılçık hatlar ile mükemmel bir DRYPORT olarak planlanmalı, mera vasfını yitirmiş 500.000 metrekarelik arazi, önümüzdeki yıllarda ihtiyaç olacağı için, fizibilite çalışmalarının yapılarak sanayi bölgesi olarak trenin geçeceği bu bölgede yapılmalıdır.

2 )&nbsp;&nbsp; Seydişehir ve Beyşehir organize sanayilerinin teşvik kapsamının acilen 6.bölge kapsamına çıkartılarak, istihdamın artırılıp, göçün engellenmesi sağlanmalıdır.

3 )&nbsp;&nbsp;&nbsp; Seydişehir ve Beyşehir arasında, orta vade için planlanacak yeni sanayi bölgesi, ilçe fakültelerinin bağlı olduğu REKTÖRLÜK binasının da içinde olacağı şekilde tasarlanıp, SEYDİBEY üniversitesi kurulmalıdır. Beyşehir ve Seydişehir’de ki 3 fakülte ve diğer ilçelerdeki meslek yüksekoulları tek çatı altında bir üniversitenin kurulabilmesi için yeterli hukuki alt yapıya sahiptir.

&nbsp;

4 )&nbsp;&nbsp; Turizm bakanlığı, konya büyük şehir belediyesi ve ilçe belediyelerinin katkı ve destekleri ile ilçelerin entegrasyonu tamamlanarak, turizm seferberliği başlatılıp, öncelikle birkaç günlük yurt içi tur destinasyonları hazırlanmalıdır.

5 )&nbsp;&nbsp; Geniş tarım arazisi olmayan bu dağlık taşra ilçelerde, nitelikli ve kazançlı tarım seferberliği başlatılmalı, Müsiad Seydibey olarak fizibilitesini hazırladığımız ve 370.000 metrekarede örnek yatırımını başlattığımız, ahududu, böğürtlen gibi endüstriyel tüketim alanı olan, alıcısının ekonomik gelişmişliği yüksek olann Avrupa ve ABD’ nin olduğu, üzümsü meyvelerin ekimi, kop, KOSGEB, tkdk programlarına alınarak teşvik edilmelidir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[İKİ İLÇE, BİR İL; SEYDİBEY - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Jun 2023 10:44:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/iki-ilce-bir-il-seydibey-141339-20230620.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/iki-ilce-bir-il-seydibey-141339-20230620.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/iki-ilce-bir-il-seydibey-141339-20230620.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KONYA OVASI SULAMA PROJESİ VE II. ABDÜLHAMİD HAN  – 2]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-2-18079.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-2-18079.html</link>
                    <description><![CDATA[Muhammed Kemal ERDEM araştırması...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Merhabalar değerli tarih dostları.

Yazımızın ilk bölümünde, aslında fikir aşaması çok daha eskilere dayanan fakat yapımına ancak 1907 yılında 2. Abdülhamid dönemine başlanan, Konya Ovası Sulama Projesi ve Abdülhamid Han’ın proje sözleşmesine koydurmuş olduğu özel maddelerden bahsetmiştik.

Abdülhamid Han’ın sözleşmeye koydurmuş olduğu özel maddelerden bir tanesi, projenin inşaat aşamasında çalışanların yerli halktan seçilmesi idi. Maalesef Alman “Anadolu - Osmanlı Demiryolu Şirketi” bu şartı inşa başlar başlamaz ihlal ederek yabancı uyruklu 181 kişiyi Konya’ya getirmiştir. Projenin inşa süresi boyunca Sivas, Ankara, Elazığ ve Erzurum vilayetlerinden toplam 587 Ermeni, 54 Rum amele Konya’ya gelerek projede çalışmış, buna karşılık yerli halktan 301 Müslüman amele çalışmıştır.

Proje nedeni ile bölgede artan gayrimüslim nüfusu nedeni ile oluşabilecek güvenlik sorunlarına karşı dönemin Konya Valisi Cevat Bey, Beyşehir- Seydişehir kazalarında görevlendirilmek üzere 20 polis ve hafiye için bütçe ayrılmasını talep etmiştir. Fakat o dönem Maliye Nezareti’nin durumu müsait olmadığı için bu istek reddedilmiştir.

Ayrıca projenin inşa süresince şirketin yeterli tedbir almaması nedeni ile birçok taşkın meydana gelmişti. Özellikle 1911 yılı baharında Beyşehir Gölü sularının düzenli tahliye edilmemesi nedeni ile oluşan taşkın sonucu Beyşehir, Seydişehir, Bozkır kazaları dahilinde toplam 30 köy sular altında kalmış, birçok ev ve tarım arazisi kullanılmaz hale gelmişti.

Daha önce bahsettiğimiz, Abdülhamid Han’ın koydurduğu üç maddeden bir diğeri olan, projenin inşa aşaması bitince tesisin devlet tarafından işletileceği maddesi de maalesef işlerlik kazanamamıştır. Devletin böyle bir projeyi işletebilecek yetişmiş elemana sahip olmayışı ve tecrübesizlik nedeni ile tesisin işletmesi ilk beş yıl boyunca Alman şirketine verilmiştir. Fakat Alman şirketi, tesisi işletme konusunda yeterli amele bulamadığını öne sürerek sözleşmenin feshini istemiştir. Nitekim karşılıklı anlaşılarak 15 Mayıs 1918 tarihinde sözleşme fesih edilmiştir. Bu tarihten sonra tesisin idaresini Osmanlı Devleti devralmış fakat Dünya Savaşı’nın çıkması nedeni ile tesisin işletmesi akim kalmıştır. Savaş sonrası Cumhuriyetin ilk yıllarında kanalların bakımsızlık yüzünden kum dolduğu tespit edilmiş ve 1930 yılında kanallar temizlenmiştir.

Projenin başlangıç aşamasında Suğla Gölü’nün tamamen kurutularak 80 bin dönüm arazinin tarıma kazandırılması hedeflenmişti. Fakat proje aşamasında yaşanan taşkın felaketleri nedeni ile 20 bin dönüm arazi kurutulmuş, daha fazlasının kurutulması halinde, arazinin her zaman baskın tehlikesi altında kalacağı düşünülerek gölün kalan kısımlarının kurutulmasından vazgeçilmiştir.

Projenin inşa aşamaları bir bütün olarak incelendiği zaman, projeyi inşa eden Alman “Anadolu - Osmanlı Demiryolu Şirketi’nin sözleşmede bulunan bir çok şartı yerine getirmediğini görmek mümkündür. Bu duruma Osmanlı Hükümeti ve yerel yöneticiler her ne kadar itiraz etse de maalesef şirket türlü bahaneler ile her zaman haklı çıkmayı başarmıştır. Örneğin kanalın geçtiği bölgelerde istimlak edilen arazinin bedeli köylüye geç ödendiği için köylüler çoğu zaman inşa sahasını basmış şirket bu yüzden aylarca çalışmaya ara vermişti. Şirketi yeniden çalışmaya ikna etmek ve köylünün verdiği zararın bedelini şirkete ödemek yine Osmanlı Hükümeti’ne düşmüştü.

&nbsp;

Abdülhamid Han’a gelince, maalesef projeyi tasdik ettikten tam bir yıl sonra tahtan indirilmiş ve Selanik’te zorunlu ikamete tabi tutulmuştur. Maalesef bu yüzden sözleşmeye koydurmuş olduğu özel maddeleri takip ve denetleme şansı olmamıştır. Bugun geldiğimiz noktada ise Mavi Akım Projesi ile Konya Ovası’nın büyük bölümü suya kavuşmuş ve 2. Abdülhamid döneminde temelleri atılan bu proje tamamlanabilmiştir.

&nbsp;

Yeni bir konuda, yeniden görüşmek dileğiyle…

&nbsp;

Muhammed Kemal ERDEM

m_k_erdem@hotmail.com

&nbsp;İnstagram/ Twitter : eski_seydisehir &amp; eski_konya

&nbsp;

Kaynaklar;

Oktay Kızılkaya – Tolga Akay; II. Abdülhamid’in Tarımsal Kalkınma Hamlesi, Akademisyen Kitabevi, 2018

Ömer Faruk Yılmaz; Osmanlı’nın Konya Ovası Sulama Projesi, Çamlıca Basın Yayın, 2010

Emrah Yılmaz; Demiryolları ve Tarımsal Gelişme; Konya Ovası Sulama Projesi Örneği, 2016

Yedi Kıta Dergisi;&nbsp; Osmanlı’nın Konya Ovası Sulama Projesi, Sayı 22, Haziran 2010

Berna Korucu- Hüseyin Muşmal ; Beyşehir Gölü ve Adalarında Hayat, Palet Yayınları, 2014
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[KONYA OVASI SULAMA PROJESİ VE II. ABDÜLHAMİD HAN  – 2 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 19 Jun 2023 20:33:51 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-2-233504-20230619.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-2-233504-20230619.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-2-233504-20230619.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KOOPERATİFLEŞMEDE BİZDE VARIZ!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-kooperatiflesmede-bizde-variz-18077.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-kooperatiflesmede-bizde-variz-18077.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhuriyetin ilk yıllarında kooperatifçilik çok önemliydi. Daha sonra nedense üretime dayalı bu birliktelik es geçildi.

Son yıllarda ise Tunceli'nin TKP'li Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu kurduğu tarımsal kooperatifler hem şehrin kalkınmasında rol oynadı hem de Türkiye'de ses getirdi.

Daha sonra İzmir Seferihisar'da şimdiki İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in kurmuş olduğu tarımsal kooperatifler Türkiye'ye örnek teşkil etti.

3 yıl önce ise tarımsal kalkınmada kooperatifçiliğin önemini anlamış olacaklar ki iktidarda tüm yurtta kooperatifçiliğin gelişmesi için adımlar attı.

Bu kooperatifçilikte bayanlara da pozitif ayrımcılık yapılarak genellikle kurulanlar bayan kooperatiflerinden oluştu.

Seydişehir'de ise bu kooperatif gelişmelerine kayıtsız kalmadı.

Seydişehir Belediyesi kolları sıvayarak "Kadınlar Kooperatifini" kurduktan sonra hızlı bir şekilde çevre yoluna 31 butik dükkan inşaatına başladı.

Bununla da kalmadı dükkanlarda satılacak tarımsal ürünlerin kurutma ve paketleme atölyesini de kurdu.

Ayrıca Karaören'deki "Üçkaraören Kooperatifi" ise büyük başarı göstererek yüksek cirolara ulaştı. Taraşçı'da ise yakın zaman önce bayanlar tarafından kurulan ""S.S Tohumdan Toprağa Taraşçı Kadın Girişimi ,Üretim ve İşletme Kooperatifi ." de şu anda Taraşçı Mahallesinde yaşayan bayanlara ekmek kapısını açtı.

Önümüzdeki günlerde Marangozlar Kavşağındaki Belediyenin yapmış olduğu butik dükkanlar "Seydikop" bayan üyelerin hizmetine sunuluyor.

Bununla kalmayıp, Taraşçı'daki "S.S Tohumdan Toprağa Taraşçı Kadın Girişimi ,Üretim ve İşletme Kooperatifi ." ve diğer ilçedeki kooperatiflerde butik dükkanlarda yer alacaklar.

Artık bir tarım memleketi olan Seydişehir'de sadece Suğla Havzasını sulayacak kendi suyumuz eksik.

Tarım kooperatiflerindeki gelişmenin yanı sıra inşaatı hızlı bir şekilde devam eden Seydişehir Belediyesine ait soğuk hava deposu, kurutma ve paketleme tesisi de faaliyete geçince tarım ürünlerimizin pazarlanmasında da önemli bir engel aşılmış olacak.

Eğer İlçe Tarım, Ziraat Odası, Belediye ve diğer ilgili kurumlar bir ahenk içinde çalışırlarsa Seydişehir tam anlamıyla bir tarım şehri olur.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[KOOPERATİFLEŞMEDE BİZDE VARIZ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 19 Jun 2023 09:49:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kooperatifflesmede-bizde-variz-124938-20230619.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kooperatifflesmede-bizde-variz-124938-20230619.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kooperatifflesmede-bizde-variz-124938-20230619.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[NEYZEN TEVFİK'TEN EL, BAHADDİN PASLI'DAN FEYZ ALDIM BUGÜN...]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-neyzen-tevfikten-el-bahaddin-paslidan-feyz-aldim-bugun-18076.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-neyzen-tevfikten-el-bahaddin-paslidan-feyz-aldim-bugun-18076.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Son okuduğu kitap Cin Ali serisinden,

Eli kalem tutmaz, dili kelam bilmez amma...

Necasetinin rengine pek muhalif hepisi,

Ulan ne yediysen ondan olur rengi

Ümüğünden girenden,

Dübüründen çıkandan habersizler.

&nbsp;

Altınızda bir okka saksağı unutup;

Neyzen Tevfik'e küfürbaz dersiniz,

Mehmet Akif'e kıçınızla değer verirsiniz.

Nazım'a hain deyip,

Necip Fazıl'a eser gürlersiniz,

Ne o yarandı birinize, ne diğeri kibrinize,

Ben mi hora geçeceğim ulan pislik nefislerinize.

Müsaade buyurun, tenzih ile sözüm hadsizlere..

&nbsp;

Ruhum Akif, kalbim Necip Fazıl, aklım Nazım,

Dilimin ucu ney, ağzımın tası, tarağı Neyzen,

Topumla, tüfeğimle Neyzen Tevfik'im bugün,

Efendilik nasıl olsa cepte meraklanmayın,

Naiflik yarına rötarlı,

Tenzih ettiklerim lütfen tıkayın kulakları şimdi,

"Yakıştı mı bu sözler sana" deyip dudak bükmeyin

Yarın ellerinizden öperim hepinizin,

&nbsp;

Kerameti kendinden zanneden seçilmişi,

Burnundan kıl aldırmayan atanmışı

es geçersem namerdim...

Neyzen'den, el aldım bugün

İçimde Bahaddin Paslı var feyz aldım bugün.

Ulan, ömrü saklambaç oynamakla geçen ulanlar;

Adam gibi okuyun satırlarımı,

Yoksa; paye de yok bir harf bile harcamam size

&nbsp;

Hasediniz ayak altlarımda,

Ulan mendeburlar, ulan ulanlar,

Allah derim A partili misin,

Yallah derim B partili misin?

Aşk derim sevdalı mısın,

Sevda derim aşık mısın?

Para derim kapitalist,

&nbsp;

Emek derim komünist misin?

Ulan kıçından çıkandan habersiz hödükler,

Mürekkep dünyasında kitap yalatırım lan size.

Ulan yüzünün rabbi yesiri kalkmış,

Ulan gözleri fel fecir okuyan meymenetsizler

Ulan sıçtığı ahbeseyne muhalif anlamazlar;

Ne okuyacağınız kelam, ne de anlatacak meramım

var size...

&nbsp;

Ulan def-i hacetine muhal if yalamalar,

Ulan yağsular, ulan sirkeler, ulan cünüpler,

Sap yersiniz amma saman çıkacağını bilmezsiniz kıçınızdan

Ulan başı secde de, aklı ibnelikte meteliğe kalem satan ulanlar,

Divit, mürekkep, makda az gelir hokka kaçsın içinize.

Ulan bir baltaya sap olamadınız bari bir çamur da saman olun

İte köpeğe çamur taşıyan tezgeneler,

Sizin çamurunuza mala olan sıvacılarınızı öpeyim.

&nbsp;

İşine gelmeyene car car,

Nefsini okşayana sus pus kalan kibriyalar,

Ulan, duyan sağırlar, Ulan, gören körler

Nasıl da aynısınız, nasıl da çakalsınız.

Siz derseniz arşı ala, başkası varsa sözde tüh kaka,

Ulan yüz yıl önce de aynıydınız burnunuzda ki kıllardan belli,

Ulan siz değil misiniz?

Mahmut Esat'a kelek yapan Gısrağın Hüseyinleri..

&nbsp;

Ulan şerefsizler, ulan namussuzlar;

Ulan ellerinde kepçe, kucağında kazan

Karıştırın lan memleketi ne geçecek necaset dolu ellerinize.

&nbsp;

Ulan söz gümüşse sükût altın demiş atalar,

Sözünde sükutunda içine etti,

Devletin malını hamutuyla götüren Abbas'ın kör kazları,

Erişemediğine mundar, bulaşamadığına kindar

Dün haram dediğine bugün helal diyen nefsinin dindarı bu ulanlar,

&nbsp;

İbnelik parayla mı? Bol kepçe hepsinde,

Kimi sermayedar, kimi teleradar, çoğu yalancı, çoğu sahtekar

Sorsan yeni adıyla danışman, eski adıyla mihmandarlar,

Hangi cenahta istersen varlar,

Kabahat yalnız onlarda mı?

Besleyin kargalarınızı, gak gak ötsünler..

Burnu b*ktan çıkmaz, kılavuzu karga mühürdarlar,

Haddimi bileyim Neyzen Tevfik'i geçmeyeyim,

&nbsp;

Nerede çar çakal,

Nerde kibirli seçilmiş,

Nerede ukala atanmış,

Nerede abbas, nerede kör gaz,

Nerede kepçe, nerede kazan,

Nerede çamur, nerede tezgene,

Nerede yalama, nerede dalkavuk,

Nerede haset, nerede fesat,

Nerede sıçtığı b*ka bile muhalif varsa,

Ben kifayetsiz kalırım size,

Abiler haklıydınız siz..

Havale ediyorum hepsini size...

&nbsp;

Hülasası;

Neyzen Tevfik diyor ki:

"Geldikleri gibi gitmediler; kimi itini bıraktı, kimi bitini.

Kimi de piçini bıraktı!..

Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil!"

Hakkı Balcı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[NEYZEN TEVFİK'TEN EL, BAHADDİN PASLI'DAN FEYZ ALDIM BUGÜN... - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 19 Jun 2023 09:38:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/neyzen-tevfikten-el-bahaddin-paslidan-feyz-aldim-bugun-124405-20230619.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/neyzen-tevfikten-el-bahaddin-paslidan-feyz-aldim-bugun-124405-20230619.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/neyzen-tevfikten-el-bahaddin-paslidan-feyz-aldim-bugun-124405-20230619.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Seydişehir’in Meseleleri...]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-seydisehirin-meseleleri-18048.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-seydisehirin-meseleleri-18048.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Genel seçimler bitti. Artık işimize güzümüze bakmalıyız. Bir şehrin kalkınması için iktidar, yerel yönetim tabi ki çok önemli ama muhalefeti de küçümsememek lazım. Halkta bu işten kendisini soyutlayamaz.

Hep birlikte yeni döneme Bismillah diyerek başlamalıyız.

İlk olarak her kesimin, öncelikli sorunlarımızı sıralayıp bunlarla ilgili bir dosyası olup gelene gidene, Konya’ya Ankara’ya sorunların çözülmesi için çalmadık kapı bırakmamalı.

Diyeceksiniz ki, basının hiç mi sorumluluğu yok?

Tabi ki bize de büyük bir sorumluluk düşüyor.

Sorumluluğumuz gereği köşe yazılarımızda bugüne kadar olduğu gibi Seydişehir’in kalkınmasıyla ilgili yol gösterici yazılarımıza devam edeceğiz.

Bugünde iki başlık altında Konya-Seydişehir-Antalya YHT hattı ve Seyyid Harun 2.Etap projesi ile ilgili bilgi araştırmalarım neticesinde bilgi vermek istedim.

&nbsp;

HIZLI TREN MESELESİ….

Sadece Seydişehir’in değil Konya’yı ve Antalya’yı da yakından ilgilendiren şehrimizin gelişmesi yanı sıra ülkemizin ekonomisine de büyük katkı sağlayacak Seydişehir’den geçecek hızlı tren 2023-2028 yatırım programına alınmakla kalmıyor bu iş. Yatırıma dönüştürülmesi gerekiyor.

Bana göre programdaki 4 hattan daha önemli Konya-Seydişehir-Antalya hızlı treni.

Ağlamayan çocuğa meme vermezler..!

Konya ve Antalya ile işbirliği yapıp bu sefer fırsatı kaçırmayalım.

&nbsp;

SEYYİD HARUN 2. ETAP PROJESİ NE DURUMDA…

Özellikle çarşı esnafı her gün soruyor ne zaman bitecek burası diye.

Bitince çarşının durağan makus talihini yıkacak olan bu projenin çalışmalarıyla ilgili ilçemize gelen Büyükşehir Belediyesi Estetik Yapılandırma Müdürü Hüseyin Avni Beye sordum.

Beyefendi bu projenin hızlı bir şekilde ilerlediğini belirtti. Kısa zamanda bitirmeyi istiyoruz dedi. Cami etrafının Vakıflar bölgesinde olduğu için buranın durumunun hassas bir durum olduğunu ayrıca elektrik alt yapısını düzenleyen MEDAŞ’ın buradaki çalışmasını hızlı bir şekilde tamamlaması gerektiğini belirtti.

MEDAŞ ve Vakıflardan bir gecikme olmazsa Seydişehir ve Büyükşehir Belediyesi olarak kendi alanlarında bir sıkıntı olmadığını ifa ederek özellikle MEDAŞ’tan hassasiyet istedi.

Temennimiz Vakıflar ve MEDAŞ’ın bu projenin uzamasına engel olmaması…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Seydişehir’in Meseleleri... - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Jun 2023 05:55:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirin-meseleleri-090021-20230612.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirin-meseleleri-090021-20230612.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/seydisehirin-meseleleri-090021-20230612.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AŞK…]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-ask-18047.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-ask-18047.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Zembereği boşalmış bir zamanın ortasındayız…
Dünyanın adeta, enlemi-boylamı, ekvatoru-meridyeni, kuzeyi-güneyi birbirlerine karışmış cam fanus içinde..&nbsp;&nbsp;
bir ora bir bura savrulup duruyoruz…
İşini kolaylaştırdık Hz. İsrafil’in…&nbsp;
Kendi ellerimizle yıktık ana kolonlarını dünyanın…
Atar damarlarını satar damar, toplar damarlarını ambar ettik bencilliklerimize…
Artık takati kalmadı bu yaşlı Acunun…
Nankör ve merhametsiz şimdiki insanlık, iflahı zor…
Ve kendi kıyametinin kalemini kendisi kırıp Hz. İsrafil’e sesleniyor sanki dünya; “gel artık, üfle bende kurtulayım, onlar da…”
Okuduğunuz bu karamsar tablo dünyanın haline tam manası ile elbette meal olamaz ama böyle bir gerçeğin varlığı da yadsınamaz…
Dediler ki dostlar, “abi boş ver sen aşkı yaz.”&nbsp;
sanki aşkı yazmak kolay…&nbsp;
İçinde çiçek olsun, sevgi olsun saygı olsun… Sen aşkı yaz abi aşkı…&nbsp;

Söyleyin dostlar;
Sineği öldüreceğiz derken katlettiğimiz çiçeği, Süney’i öldüreceğiz derken çoraklaştırdığımız toprağımı yazayım?

Allah aşkını yazayım desem Şems’e,
Sevgiliye aşkı yazsam Ferhat’a, Kerem’e, mecnuna mahcup olacak cümleler çıkar dilimden…

Şükür, hep şükür elbette amma; “seviyor, sevmiyor” diyerek bütün yapraklarını yolmadık mı tefekkürlük papatyaların?

Yıllarca saklayıp gün yüzüne çıkardığınız o müstesna sevda sözcüklerini ithaf ettiğiniz, edeceğiniz hangi özne ağırlığınca taşıdı bu&nbsp; şakulü kayık dünyada…

İki başparmak, iki işaret parmağının birleşip, eğilip büğülmesinden ibaret, el yapımı değil mi artık sevdalar?

Güneşi, ayı, aşkı, sevdayı, Lafzı, Kabe’yi, dini, imanı sığdırıp artistik pozlarla ölümsüzleştirdiğimiz dört parmaklık el yapımından ibaret değil mi şimdiki zaman aşkları…

İncecik kalplerin cehennemi değil mi bu dünya…?

Yüzünde ki hüznü okuyan, ‘oğlum aptalsın’,&nbsp;
kalbinde aşkı okuyan ‘para yoksa kalpte yok aşkta’ deyivermiyor mu?

Hangi samimi kalp, hangi aşk, hangi iyilik mahzun değil şimdilerde…&nbsp;

Sireti suretinde değil miydi sevda yüklü insanların eskiden…
Yöresel dille ‘Yalanı essah gibi konuşan’ insanların Allah aşkını yazsam, sevgiliye olan aşkını döktürsem ne fayda…
Çapıttan değil mi şimdiki yürekler, şıpsevdi değil mi gönüller…
Vefasızlığa gebe değil mi sevdaların kahir ekseriyeti?
Yazsam kahreden gamı; derdi tasası yine benim, yine senin gibi insanlara düşmez mi?
Hülasası;
Müslüm Gürses “sevda yüklü kervanlar” senin kapından” geçer diyerek sevdayı kervanlara sığdıramazken, biz dört parmaklık geometrik şekillere bütün aşkları sığdırıveriyoruz…
Metin Aşık, şimdiki aşklara, sevdalara ‘ Lay lay lom galiba sana göre sevmeler./ Hopa şinanay galiba sana göre sevilmeler’ demiş ve son noktayı koymuş dostlar...
Allah aşkını ise sormayın nolur; ne ben yazayım, ne de siz okuyun...
Son günlerde en çok duyduğum ‘vallahi billahi dinden soğudum, soğuttular’ diyenlerin sayılarının arttığıdır…
Soğuyana mı yanarsın soğutana mı?
Söyleyin dostlar, hangi aşkı yazayım?…..
Hakkı Balcı…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[AŞK… - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Jun 2023 05:47:14 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/ask-084821-20230612.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/ask-084821-20230612.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/ask-084821-20230612.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KONYA OVASI SULAMA PROJESİ VE II. ABDÜLHAMİD HAN – 1]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-1-18019.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-1-18019.html</link>
                    <description><![CDATA[Muhammed Kemal ERDEM'in araştırma yazısı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Merhabalar değerli tarih dostları.

Eski zamanlardan beri Beyşehir Gölü belli bir seviyeye ulaştığı zaman, Beyşehir Çayı vasıtası ile, o zaman ki adı Karaviran Gölü olan, Suğla Gölü’ne akardı. Suğla Gölü’de Çarşamba Çayı vasıtası ile Konya Ovası’na yayılırdı. Fakat yağışın bol olduğu dönemlerde her iki gölde taşarak civardaki yerleşim yerleri ve tarım arazilerine büyük zararlar verirdi.

İbrahim Hakkı Konyalı, Beyşehir Gölü çevresinde yapmış olduğu araştırmalarda sık yaşanan taşkınlar sebebi ile Beyşehir ve civarındaki köylerin %50 sinin XVI. Yüzyıldan sonra terk edildiğini ifade etmiştir.

Yine taşkınlar nedeni ile Suğla Gölü çevresi de zarar görüyor ve bölge bataklık halini alıyordu. Örneğin bataklıktan yayılan sineklerin taşıdığı hastalıklar nedeni ile Seydişehir Kilisecik /Kisecik köyünde zorunlu iskâna tabi tutulan Sarıkeçili Yörükleri köyü terk etmek zorunda kalmışlardı. Karadağ yöresine göç eden Sarıkeçili Yörükleri 1886 yılında Osmanlı Hükümeti’nin de onayı ile yeni bir Kisecik köyü kurmuştu. İki Kisecik de 1926 yılına kadar Seydişehir’e bağlı iken, yeni Kisecik önce Çumra ardından Karaman’a bağlanmıştır.

Beyşehir Gölü suları ile Konya Ovası’nın sulanması ve Suğla Gölü’nün kurutulması ile ilgili ilk çalışmalar 1819 yılında başlamış olsa da bunun ciddi bir proje halini alması yaklaşık 90 yıl sonra II. Abdülhamid döneminde olmuştu. Çünkü Balkanlar’da bulunan verimli toprakların kaybedilmesi ve sık yaşanmaya başlanan kuraklıklar projenin önemi bir kat daha artmıştı.

Örneğin halk arasında”1303 kıtlığı” olarak bilinen 1878 kıtlığı çok çetin geçmişti. Kıtlık sebebi ile Konya sancağında bulunan her aileden ikişer mecidiye toplanarak bir fon oluşturulmuş, fona bizzat II. Abdülhamid’de nakdi yardımda bulunmuştu. Suriye ve Havran’ dan getirilen hububat ile kıtlığın meydana getirdiği zararlar azaltılmaya çalışılmış fakat bıraktığı etki hiçbir zaman unutulmamıştı.

Suğla Gölü ve bataklığının kurutulması ile seksen bin dönüm tarım arazisi kazanılacak, toplam da ise beş yüz bin dönüm arazi suya kavuşacaktı. Balkanlar’dan gelen muhacirlerin de bölgeye yerleştirilmesi ile boş arazilerinin ekilmesi sağlanacak ve olası kuraklıkların önüne geçilecekti. Yeni açılan arazilerde modern tarım yöntemlerinin uygulanması için Selanik ve Halkalı ziraat mektebi mezunlarına arazi bile tahsis edilmişti.&nbsp; Hatta açılacak olan kanallarda balık yetiştirilmesi düşülmüş, fakat taşkınlara sebep olabileceği düşünülerek vazgeçilmişti.

Karşılıklı çıkarların uyuşması sonucu Osmanlı ve Almanya önce askeri ardından ekonomik anlamda yakınlaşmıştı. Bu yakınlaşma neticesine Eskişehir – Konya demiryolu hattının işletmesi de Almanlara verilmişti. Demiryolu işletmesini alan şirketler, demiryolu hattının geçtiği bölgelerde tarımı geliştirici faaliyetlere girişiyorlardı. &nbsp;Çünkü tarımsal üretim arttıkça, ürünlerin taşınması için demiryoluna daha çok ihtiyaç duyuluyor, böylece şirket daha çok kazanıyordu. Aynı zamanda üretim artınca devlet daha çok vergi alıyordu. Kısacası demiryolu şirketleri ile birlikte yapılacak sulama projeleri her iki taraf içinde karlı oluyordu.

Bu nedenle sulama projesinin yapımına da Eskişehir – Konya demiryolu hattının işletmesini alan “Anadolu - Osmanlı Demiryolu Şirketi” &nbsp;talip olmuştu. Hükümet önceleri böyle büyük bir projenin imtiyazını yabancılara vermek istememişse de devlet hazinesinin durumu nedeni ile kabul etmek zorunda kalarak 10 Kasım 1907 de sözleşme imzalamıştı. Sultan Abdülhamid sözleşmeyi “Memlekete ve devlete birçok hizmeti geçen kumpanyaya verilmesi” sözüyle 30 Nisan 1908’ de tasdik etmişti.

Sultan Abdülhamid projeyi tasdik ederken projenin kabulü için üç özel şart koşmuş ve bunların sözleşmede yer alması için ısrarcı olmuştu.

Bu özel şartlar şunlardı;


	“Sulaması icra edilecek arazide hiçbir sebeple yabancılar iskân edilmeyecek, hiçbir vesile ile yabancılara emlak ve arazi satışı yapılmayacak” (Osmanlı devleti, Alman ve diğer Hristiyan grupların projeyi bahane ederek Konya Ovası’na yerleşip kalıcı olmalarından tedirginlik duyuyordu)
	Projenin inşaatı tamamlandıktan sonra şirketin işletme idaresi Alman şirketi tarafından değil, Osmanlı Hükümeti tarafından yapılacaktır
	Projenin inşası süresince istihdam edilecek çalışanlar Ermeni ve sair ‘Erbab-ı fesad’dan olmamalı, yerel halktan seçilmelidir. (Çünkü Ermeniler o tarihlerde güya ülkenin her yerinde yaşıyor olduklarını göstermeye çalışıyorlardı)


Peki, Sultan Abdülhamid’in özelikle uygulanmasını istediği bu şartlar yerine getirildi mi?

Projenin inşası ve işletmesinde ne gibi problemler yaşandı?

Bu sorulara yazımızın ikinci bölümünde cevap vermeye çalışacağız.

&nbsp;

İkinci bölümde yeniden görüşmek dileğiyle…

&nbsp;

Muhammed Kemal ERDEM

m_k_erdem@hotmail.com

&nbsp;İnstagram/ Twitter : eski_seydisehir &amp; eski_konya

&nbsp;

Kaynaklar;

Oktay Kızılkaya – Tolga Akay; II. Abdülhamid’in Tarımsal Kalkınma Hamlesi, Akademisyen Kitabevi, 2018

Ömer Faruk Yılmaz; Osmanlı’nın Konya Ovası Sulama Projesi, Çamlıca Basın Yayın, 2010

Emrah Yılmaz; Demiryolları ve Tarımsal Gelişme; Konya Ovası Sulama Projesi Örneği, 2016

Yedi Kıta Dergisi;&nbsp; Osmanlı’nın Konya Ovası Sulama Projesi, Sayı 22, Haziran 2010

Berna Korucu- Hüseyin Muşmal ; Beyşehir Gölü ve Adalarında Hayat, Palet Yayınları, 2014

www.karamandan.com

&nbsp;



&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[KONYA OVASI SULAMA PROJESİ VE II. ABDÜLHAMİD HAN – 1 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 06 Jun 2023 11:51:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-1-145347-20230606.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-1-145347-20230606.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/konya-ovasi-sulama-projesi-ve-ii-abdulhamid-han-1-145347-20230606.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SIRA SİZDE ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-sira-sizde-18016.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-sira-sizde-18016.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhur ittifakının iktidar olmasının ülkemiz açısından hayati önemi vardı…&nbsp;

Bölücü unsurların, teröristlerin kartlarını bu kadar açık oynadıklarını hiç bir seçim atmosferinde rastlamadım.&nbsp;

Zemin tam istedikleri gibiydi.&nbsp;
Oy gününe kadar Millet ittifakının CHP kanadını fiilen kullandılar.&nbsp;

Kaldı ki Kılıçdaroğlunun özellikle özerklik ve Demirtaş’a özgürlük söylemleri kandille aynıydı…&nbsp;

6 lı masanın diğer ortakları da bu aymazlığa bir kısmı sessiz kalarak bir kısmı aynı dili kullanarak destek verdi.&nbsp;

Çocuğunun dağa çıkmasını istemeyen anneleri görmezden gelip dağdaki hainlerin dilinden konuştular.

İşte bu gerçek hem meclis hem cumhurreisi seçiminde birinci rolü oynadı.&nbsp;

Muhalefetin HÜDAPAR, çözüm süreci, Osman öcalan mukabeleleri işe yaramadı…&nbsp;

Bence iktidar seçim atmosferinde vuku bulan gizli illegal tüm görüşmeleri, iftiraları açığa çıkartıp hesabını sormalı…

Hele ki TÜSİAD… bana göre Türkiye’deki ekonomik manipülasyonların yegane müsebbipleridir… İnceden inceye araştırılıp uluslararası manipülasyon adresleri ile bağları ortaya konmalı…

Bütün bunlara eyvallah ama artık seçim atraksiyonlar yerini Türkiye gerçeklerine bırakmalı.&nbsp;

Cumhur ittifakı bu dönemde ortaklarıyla tam bir uyum içinde kollektif kararlar alarak sorunları masaya yatırmalı.&nbsp;

Bana göre liyakatsiz kim varsa ilçe teşkilatlarına kadar, faydacı çar çakal kim varsa temizliğe girmeli.&nbsp;

Öncelikle adalet ilkesinden hareketle kendi seçmenimin dışında herkese güven veren bir profil geliştirmeli. Uzlaşma projeleri geliştirmeli…

Tüik’in ya da Türk-işin istastiki verileri açlık sınırı rakamları bir vatandaş olarak beni hiç ırgalamıyor…&nbsp;

Çok basit girelim konuya…

Sade bir vatandaş olarak baktığım yer aylık elektrik doğalgaz telefon, eğitim, giyim, gıda su ve en önemlisi kira bedelleri.&nbsp;

Daha dün Seydişehir’de 8 bin liraya ev kiraya verildi. Yoğun olarak 4 bin lira ile 6 bin lira bandında seyrediyor. Başı bozukluğun önüne bir önce geçilmeli…

Türkiye'deki çalışanların yüzde 37'si asgari ücret ile çalışıyor. Asgari ücret ise son 1 yılda yapılan yüzde 75 zamma rağmen yetmiyor artık…

Hülasa&nbsp;
Halk size yetki verdi, teveccüh gösterdi gereğini yapacağınıza inanıyoruz.&nbsp;

Size teveccühünden dolayı, cahil dendi, koyun yerine kondu…

Şimdi sıra sizde…

Haydi bakalım kolay gelsin….
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[SIRA SİZDE  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 06 Jun 2023 05:43:47 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sira-sizde-084422-20230606.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sira-sizde-084422-20230606.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/sira-sizde-084422-20230606.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ADININ VERİLDİĞİ DEĞERLERİ ANMAYAN OKUL MÜDÜRLERİNİ KINIYORUM!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-adinin-verildigi-degerleri-anmayan-okul-mudurlerini-kiniyorum-17970.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-adinin-verildigi-degerleri-anmayan-okul-mudurlerini-kiniyorum-17970.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Manevi yönden şehrimizin kurucusu Seyyid Harun Veli değerimiz açısından ise Seydişehirli Mahmut Esat Efendi bizler için çok önemli.

Başka önemli değerlerimiz var ama bu iki değerimizi bari ölüm yıl dönümlerinde hatırlamak gerekmez mi?

Bu iki önemli değerimizi geçtiğimiz yıllarda Seydişehir Gazeteciler Cemiyeti olarak Mahmut Esat Efendiyi ve Seydişehir Belediyesi olarakta Seyyid Harun Veli'yi ölüm yıl dönümlerinde anılmaya başlanmıştı.

Gazeteciler Cemiyeti olarak Tapu Kadastronun üst bürokratlarının katılımı ile 2005 yılından beri 22 Mayısta andık. 2020 yılından sonra da Kaymakam'ın öncülüğünde geniş bir katılımla Mahmut Esat Efendi'nin ölüm yıl dönümü ve kadastronun kuruluş yılı olarak anılmaya devam etti.

Geçtiğimiz hafta Mahmut Esat Efendinin ve Seyyid Harun Veli Hazretlerinin ölüm yıldönümü olmasına rağmen anma programları Seydişehir Tapu Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Personelinin çelenk konmasıyla geçiştirildi.

Seyyid Harun Veli Hazretlerinin de İlçe Müftülüğü ruhuna hatim indirilmesi dışında bir anma programı olmadı.

Bu anma programlarının sönük geçmesi depreme mi seçime mi kurban gitti bilemiyorum!

Oysa ilçemizde Mahmut Esat Efendi'nin adının verildiği iki okulumuz yine Seyyid Harun Veli Hazretlerinin adının taşıyan iki okul ve birde Kur'an kursu bulunuyor.

Seyyid Harun Veli ve Mahmut Esat adlı lise ve ortaokullarda bir gün de olsa okullarına adı verilen bu iki değerin ölüm yıl dönümlerinde bir program düzenlenebilirdi.

Seydişehir'e kültür hizmetinde bundan daha iyi bir hizmet olabilir mi, Bilmiyorum…

Maalesef sebebini henüz bilmediğim bir nedenle anılmadı.

Hadi Kaymakam ve Belediye Başkanımızın işi çok…

Peki okulların bahanesi ne?

Bir 15-20dk öğrencilerinizi toplayıp okullarının adını aldığı bu önemli zatların hayat hikayeleri anlatılarak öğrencilerin tanımasını sağlamak aklınızın ucundan geçmedi mi?

Bu konu da sessiz kalmayacağım.

Böyle bir hassasiyeti düşünemedikleri için sözü edilen Okul müdürlerini kınıyorum…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[ADININ VERİLDİĞİ DEĞERLERİ ANMAYAN OKUL MÜDÜRLERİNİ KINIYORUM! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 29 May 2023 07:28:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/adinin-verildigi-degerleri-anmayan-okul-mudurlerini-kiniyorum-103418-20230529.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/adinin-verildigi-degerleri-anmayan-okul-mudurlerini-kiniyorum-103418-20230529.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/adinin-verildigi-degerleri-anmayan-okul-mudurlerini-kiniyorum-103418-20230529.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Milletvekili Seçim Sonuçlarına Benden de Bir Yorum…]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-milletvekili-secim-sonuclarina-benden-de-bir-yorum-17951.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-milletvekili-secim-sonuclarina-benden-de-bir-yorum-17951.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarihi bir seçim daha yaşadık. Cumhurbaşkanlığında ikinci tura kalındığı için yorum yapmak istemiyorum.

Milletvekili seçimlerinde çıkan sonuçlarda düşüncelerimi siz okuyucularım ile paylaşmak isterim. Seçimlerin kıran kırana geçeceğini hatta ikinci tura kalabileceğini az çok tahmin ediyordum. Açıkcası bu sonuçların bizim anketçilerin değil de sağlıklı yorum yapan dış kaynakların tahminlerinden yararlanarak ve kendi öngörülerimle de bu sonucun çıkacağını tahmin etmiştim.

&nbsp;Maalesef bizim anketçiler gene sınıfta kaldı. Saç döküldü kel göründü. Milletvekili seçim oylarının partilere dağılımında ise CHP beni hayal kırıklığına uğrattı. İyi Parti Liderinin git geli ise beklenen oyun altında aldığını gösterdi.

MHP beklenenden 2-3 puan daha yüksek oy aldı. HDP’nin oylarına ise beni de şaşırttı. %12 oy beklerken %8,97’de kaldı.

Partilerin bu oy oranlarından anlaşılıyor ki; Her sağlıklı yorumcunu kabul ettiği Türkiye genelinde seçmen profilinde %60-%70 sağ oylar, %30-%35 sol oyların dağılım yelpazesi bir kez daha ortaya çıktı.

Ayrıca bu seçimlerde ideolojik oylarda ise tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de milliyetçi oylarda yükseldiği net bir şekilde görüldü.

Diğer önemli bir tespit ise terör örgütünün partisi HDP’ye yanaşanların yandığı bir kez daha ortaya çıktı.

Bu seçimlerde aynı görüşü savunan partilerin bölünmeleri de savundukları düşünceye fayda yerine büyük zarar getirdikleri görüldü. Bu duruma en güzel örnek milletvekili seçimlerinin sonuçları ülkücüler tek partide birleşmiş olsaydı en azından ikinci parti olma başarısını elde ederlerdi.

Kaldı ki Muharrem İnce ‘nin yaşadıkları, İyi Parti’ninde bu anlamda çektiği sıkıntılar ortada.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu da inşallah sağ salim tamamlanır. Tabi bu seçime de yapacak yorumum var ama vatandaşlarımızın tercihine saygı duyduğum için sonuçlarına bekleyeceğiz.

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Milletvekili Seçim Sonuçlarına Benden de Bir Yorum… - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 24 May 2023 09:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/milletvekili-secim-sonuclarina-benden-de-bir-yorum-121323-20230524.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/milletvekili-secim-sonuclarina-benden-de-bir-yorum-121323-20230524.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/milletvekili-secim-sonuclarina-benden-de-bir-yorum-121323-20230524.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TEMENNİM AYNI HATALAR TEKRARLANMASIN...!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-temennim-ayni-hatalar-tekrarlanmasin-17901.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-temennim-ayni-hatalar-tekrarlanmasin-17901.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhuriyet tarihinin en kritik seçim sonuçları şimdiden ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun.

Her seçimin bir kaybedeni bir kazananı olacak.

Kazanan Cumhurbaşkanımız ve seçilen milletvekillerinden ülkemizi, hizmetteki gelinen noktadan daha ileriye taşımalarını temenni istiyoruz.

Umarım şu ana kadar yapılmış siyasi hatalardan bir ders çıkarılır ve aynı kuyuya bir daha düşülmez.

Onun için seçilen Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin yazılarımda devamlı vurguladığım gibi üretim politikasından vazgeçmemeleri ve yıllardır bir türlü dengeye getirilemeyen cari açığı ve bütçe açığını dengeye getirmelidirler.

Birde beli kırılan terörü sulandırmazlar.

Her hükümetin hizmette yaptıkları olduğu kadar yapamadıkları da var.

Ama zihniyet açısından ücretlerde adaleti ve hukukta eşitliği sağlamaları çok önemlidir.

İleri ülkelerdeki demokrasiyi bizlerde ölmeden kendi ülkemizde de görmek isteriz.

Bu temenni ve dileklerimle şimdiden 14 Mayıs seçimleri sonuçlarının hayırlı olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.

NOT: Bu köşe yazımız 13 Mayıs Cumartesi günü kaleme alınmıştır.

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[TEMENNİM AYNI HATALAR TEKRARLANMASIN...! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 May 2023 07:11:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/temennim-ayni-hatalar-tekrarlanmasin-101155-20230516.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/temennim-ayni-hatalar-tekrarlanmasin-101155-20230516.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/temennim-ayni-hatalar-tekrarlanmasin-101155-20230516.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“BU SEÇİMİ KİM KAZANIR?”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-bu-secimi-kim-kazanir-17874.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-bu-secimi-kim-kazanir-17874.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Reşit olduğum 1975’den beri partilerin seçim çalışmalarında öne çıkan kendine özel durumları var.
14 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminin özelliği yaratan seçim ses düzenlerinin deprem dolayısıyla yapılmayacak olması.&nbsp;
Gerçekten de bu yasak çok yerinde oldu. Seçimlere 2 ay kala yüksek sesli müzikler ve seçim anonslarıyla kafamız patlardı.&nbsp;
Daha önceki seçimlerde de bayrakların merkezi cadde ve sokaklara asılması yasaklanarak parti ilçe teşkilatlarının önüne asılmasıyla sınırlandırıldı.
Ayrıca seçim konvoylarına da tüm partilerin anlaşması ile yasak getirildi.
Ses düzenleri gürültü kirliliğinin yanı sıra insanları canından bezdirirdi. Kilometrelerce uzunluktaki konvoylarda trafiğin akışını olumsuz etkiler hem de israfa neden olurdu.
Kaldı ki Avrupa’daki seçimlerde bizdeki gibi ne bayrak ne konvoy ne de gürültü yapan anons arabalarını göremezsiniz.&nbsp;
Sadece temsili mitingler ve televizyonlardaki giderlerin bir araya gelerek halkın önünde yapacaklarını anlatmalarıyla seçim çalışmaları sürdürülür.
Bence konvoyun, ses düzeninin, cadde ve sokakların bayraklarla süslenmesi partilerin seçimlerde oy almasına hiçbir etkisi yok.
&nbsp;Gelişmiş ülkelerde de seçim çalışmalarında böyle patırtı kütürtü göremeyiz.
Meydan mitingleri de bizimkiler kadar fazla yapılmaz.
Liderlerin televizyondaki canlı yayın konuşmaları seçmenlerin kararını vermekte en büyük etken olur.
Kaldı ki kamuoyu araştırmacısı Hakan Bayraktar’ın tespitinde belirttiği gibi mitinglerin kalabalık olması o partinin çok oy alacağı anlamına da gelmez. Sadece seçmenlerinin motive olmasını sağlar.
Konvoyların kalkması parti bayraklarının asılmasında sadece parti önlerinde sınırlanması kararı çok yerinde bir karar.&nbsp; Bu seçimlerde deprem nedeni ile de olsa seçim anons sistemi kaldırılması da çok iyi oldu.
Avrupa’daki seçim çalışmalarında olduğu gibi; umarım bir dahaki seçimlerde ülkemizde gürültü patırtı ve şatafattan uzak bir seçim süreci yaşanır ve esas eksiklik olan tüm parti liderlerin katılacağı televizyondaki canlı yayınlarla seçim çalışmaları sürdürülür.
Bu seferki seçimlerin önemli bir özelliği de Millet ittifakı ile Cumhur İttifakı arasında kıran kırana geçmesi.
Kimi görsem aynı soruyu soruyorlar, BU SEÇİMİ KİM KAZANACAK?
Önceki seçimleri en doğruya yakın tahmini Amerika yapardı.
Ama bu sefer Amerika’da bir karar verememiş.
ABD’nin ünlü dergileri TİME, Kılıçdaroğlu bu sefer kazanabilir derken diğer ünlü Amerikan dergisi FORBES ise R. Tayyip Erdoğan hala çok güçlü yorumunu yapmışlar.
Benim yorumumda bu seçimleri kimin kazanacağını kamuoyu yoklama şirketleri bile tahmin edemez.
Ancak toto oynarlar.
Ülkemiz için hayırlısı neyse o olsun..!
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[“BU SEÇİMİ KİM KAZANIR?” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 08 May 2023 17:31:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/bu-secimi-kim-kazanir-203310-20230508.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/bu-secimi-kim-kazanir-203310-20230508.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/bu-secimi-kim-kazanir-203310-20230508.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SEÇİM VAR SEÇİMMMM…]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-secim-var-secimmmm-17872.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-secim-var-secimmmm-17872.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dumura uğradı beynimiz…&nbsp;

Öfke vezir-i azam, akıllar firar da…&nbsp;

Harbiden söyleyin…
Kaç kanepe değiştirdiniz?
Algı yönetimi aparatlarınızda kaç kanal gezdiniz?
A Haber’de takılıp ‘vatan haini bunlar’ diye haykırdığınız oldu mu?&nbsp;
Halk Tv’ye saplanıp birden ayaklandınız ve ‘Türkiye laiktir laik kalacak’ diye bağırdığınız oldu mu hiç?
Kaç vatan haini, kaç örümcek kafa, kaç nefret peydah ettiniz?
Türkiye gerçeklerini ezberinize, çağdaşlığı dilinize dolayıp kalbinizi unutmuş olabilir misiniz? Hiç muhakeme yapma fırsatı bulabildiniz mi?
Yoksa laylaylom bir kanalda; Ankaralı Turgut’tan ‘borcumuz yok ona buna ölürüz icabında’ şarkısını gerdan kırarak dinlemekle mi geçiyor vaktiniz?

Bir dostu aradınız mı?&nbsp;
Bir vefaya yelken açtınız mı?
Kaç büyüğe gönül dergahınızda olduğunu hissettirdiniz?&nbsp;
Bugün kaç hasleti daha devirdiniz?
Yoksa umursamıyor musunuz hiçbir şeyi?

‘Elle gelen düğün bayram…’ diyenlerden misiniz?&nbsp;
Sizde mi Başkalarının acısı üzerinden ferahlıyorsunuz?
Başınız ağrısa herkesin başının ağrımasını isteyecek kadar bedbaht mısınız?
Yoksa ‘Allah düşmanıma bile vermesin’ diyebilecek kadar iyimser misiniz?&nbsp;

Soruyor musunuz kendinize?
Şöyle hafiften hafiften yokluyor musunuz kendinizi?
Yoksa bütün günahlarınızın eteğinize dökülmesinden mi çekiniyorsunuz?
Hangi selamı vermekten kaçındınız, kime günaydın dememek, geçmiş olsun, Allah cennette kavuştursun, nasılsın, çocuklar da afiyette mi, bir sıkıntı mı var, yapabileceğim bir şey var mı dememek için gözünüzü kaçırdınız?
Kimin hakkını yediniz, hangi kavramların içini boşaltıp bencilliklerinizi doldurdunuz?

Zaman sizin için çok önemli değil mi?&nbsp;
Sahi nereye gideceksiniz?&nbsp;
Bu acele niye, bu telaş neye?
Geldiğimiz anın, dünyanın bugünkü halinin farkında mısınız?
Kaçışınızın yeni bir çaresizliğe doğru olduğunu hala idrak edemediniz mi?

Elle gelen düğün bayram değilmiş gördün mü?
Başını ellerinin arasına koy, aklınla düşün, kalbinle konuş…&nbsp;
Kaybettik değil mi dostum?

Peki ne zaman kaybettik?
Biz ‘adam gibi adam olmayı sözcüklere hapsettiğimizde kaybettik.

Adaleti, hakkı, hakkaniyeti, liyakati, sadece seçim zamanlarında kullanılan süslü sözcüklere mahkûm ettiğimizde kaybettik.

Güçlüyü haklı olana tercih ettiğimizde kaybettik.&nbsp;

Daha dindar olmayı, ya da gözükmeyi,
Takva takılmayı marifet bilip, önce insan olmayı unuttuğumuzda kaybettik.

Yetimin hakkını yemedik diye övündük yiyene sustuğumuzda,&nbsp;

Öksüzün başını okşayıp edebiyatını yaptığımızda kaybettik.&nbsp;

İslami hassasiyetlerimiz arttı zannettik,
İnsani değerlerimizin yer ile yeksan oluşunu görmezden geldiğimizde kaybettik.&nbsp;&nbsp;

Cenneti seccade pazarına indiren işportacılar çoğaldığında,&nbsp;

Ucuz seccade kuyruğunda cenneti satın alırken kaybettik.

Daha iyi evlerde oturduk, daha iyi arabalara bindik, mükellef sofralarının en başına kurulduk.

Dini sohbetlerimizi demli çayların arasına sıkıştırıp bütün kavramları kavga ettirirken; vahyi göz ardı edip, Musaf’ı duvarda unuttuk.

Sağ ellerimizle Allah kitap, sünnet, Vatan millet Sakarya,

Sol ellerimizle; İşçi köylü el ele yaşasın proletarya sloganlarını haykırırken,

Kapitalizmin, Siyonizm’in aklımıza, ruhumuza, cebimize, tenimize, evimize, aşımıza girişine ruhsat verdiğimizde kaybettik.&nbsp;

Dibimizde ki metruk evde, tencere kaynıyor mu kaynamıyor mu, ocağın tütüp tütmediğinden bihaber olduğumuz da kaybettik,

Ruhumuzla kenetlendiğimiz TV dizilerinin en heyecanlı yerinde yanı başımızda oturan evladımıza ‘dersine çalıştın mı’ demeyle eğittiğimizi zannederek kaybettik.

Biz evladımıza Akşam Seddin olabildik mi kendimizi sorgulamadan, haddimizi aşıp Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın diyerek kaybettik.

Lüks araçlarımızdaki ufak bir çiziği; yüreğimizdeki ve insanlığımızdaki derin yaralardan fazla önemsediğimizde kaybettik.

Yalanı, gıybeti, kul hakkına riayeti kanıksadık, tövbeleri dualar arasına sıkıştırıp tevekkülü ucuza kapattık sevinciyle kaybettik…&nbsp;

Sözcükleri kalbimize hapsettiğimizde kaybettik.
Bütün hasletlerimizi birer birer azalttık.
Sahteliğin adını İlmi siyaset koyduk.&nbsp;
“Biraz da mürai olmak lazım canım” dedik
İkiyüzlülüğümüze, sahtekârlığımıza, riyakârlığımıza, zafiyetlerimize, kötülüklerimize meşruiyet kazandırmak için başkalarının kötülüğünü anlatırken kaybettik…

Fıtratımıza biçilen deli gömleklerini yırtıp atmak yerine, ‘Aslında delilik fena bir şey de değilmiş” demeye başlayınca kaybettik

Biz kendimizi kazanıyoruz diye kandırırken,
Hakikatte kaybettik…

Biz burnumuzdaki kıldan,&nbsp;
Biz imtiyazlardan, Kibriyalardan kaybettik...

Biz;
Komşumuz açken gayet de tok yattık.
Vicdan sızlatan adama haber diye baktık.
Herhangi bir yerde herhangi bir insan üşüyordu,
Sıcak yatağımızda umursamadan yattık.
Çünkü; yüzde yüz insan, yüzde doksan dokuz Müslümandık…….

Seçim var seçimmmm…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[SEÇİM VAR SEÇİMMMM… - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 08 May 2023 15:12:15 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/secim-var-secimmmm-181334-20230508.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/secim-var-secimmmm-181334-20230508.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/secim-var-secimmmm-181334-20230508.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KILIÇDAROĞLU TEVFİK TATLI AMCAYI ROL MODEL ALMALI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-kilicdaroglu-tevfik-tatli-amcayi-rol-model-almali-17796.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-kilicdaroglu-tevfik-tatli-amcayi-rol-model-almali-17796.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Farklı din, dil, ırk ve mezheplere mensup olanlar, karşılıklı olarak tekfirden, nefret söyleminden, düşmanlıktan vazgeçmeli, farklılıklarına saygı göstererek barış içinde yaşamalıdırlar…

Gel velakin
Kılıçdaroğlu; “Aleviyim”
Davutoğlu&nbsp; &nbsp;; “Sünniyim” diyerek inanç ve mezhep tartışmalarının fitilini ateşleyiverdiler…

İmam osurursa cemaatin ne yapacağını hepiniz bilirsiniz?

Nitekim adamın biri Adıyaman Belediye Mezarlığı'nda Kılıçdaroğlu'na: "Bu Fatiha okumayı bilmiyor ki, sen buna neden Fatiha okutturuyorsun?" Tepkisini gösterdi…

Soru: Adamın gösterdiği tepki doğru mu?
Cevap: Yeri, zamanı üslubu açısından yanlış?
Cevap: adam depremzede acısı var takiyeye sabır gösteremedi…

Soru: Fatiha’yı bilme ihtimali var mı?
Cevap:Evet var?
Cevap: bilseydi okurdu…

Soru: Peki biliyorsa duayı yarıda bırakıp mezarı neden terketti?
Cevap; Olay büyümesini istemedi…
Cevap: korktu kaçtı…

Soru: Fatiha’yı sesli bir şekilde okuyup adamı madara edemez miydi?
Cevap: Etmedi çünkü polemik olsun istemedi
Cevap: ya kardeşim bilmiyor ki okusun…

Soru: peki Fatiha’yı bilmek zorunda mı?
Cevap: bilmek zorunda değil.
Cevap: O adam bildiği bir şey var ki böyle iddia da bulundu…&nbsp;

KK’nın yerinde olsam ve biliyorsam “verin şu mikrofonu bana” der ve Fatiha’yı sesli okurdum…&nbsp;
Bu çok zor bişey değil. Demekki bilmiyor…

Hülasa;
Hangi zaviyeden hangi meşrepten bakarsanız bakın yaşananların bir ahlak paradoksu olduğunu görürsünüz…&nbsp;
sorular çoğaltılabilir, cevaplarında da farklılık arz edebilir…

İnsan suçu önce kendisinde aramalı…&nbsp;
Durduk yere Mezhep siyasetinin fitilini ateşleyen Kılıçdaroğlu ve Davutoğludur…
Ve bu çok tehlikeli bir oyundur..

Kimse oruç tutmak, namaz kalmak, Fatiha’yı bilmek zorunda değil herkes inancına göre yaşar ama tutar gibi yapmak kılar gibi yapmak bilir gibi yapmak o adamın usül hatasından daha büyük bir vaziyettir… milleti salak yerine koymaktır…&nbsp;
paradokstur ama daha çok. Ahlaki bir sorundur…

Kılıçdaroğlu bence danışmanlarını gözden geçirip rol model olarak Tevfik Tatlı amcayı seçmeli…

Neden mi?&nbsp;

1987 yılıydı… Tevfik Tatlı amca DSP’den 3. Sıra milletvekili adayı…
Köyümde yani Taşağıl’da bulunduğum bir anda çıkageldi kahvehaneye…&nbsp;
Tevfik amca tam gaz propaganda yaptığı sırada ismi bende mahfuz bir köylüm onun solculuğundan dem vurarak dini içerikli bir soru sorarak onu zor durumda bırakacaktı ki…&nbsp;
Mestli ayağını masanın üzerine bir çırpıda çıkarıp birazda hiddetle “Sen beni dinle imtihana mı tabi tutuyorsun benim namaz borcum yok Rabbime” deyivermişti…&nbsp;
Rabbim sağlık sıhhat ve uzun ömürler versin Tevfik amcama…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[KILIÇDAROĞLU TEVFİK TATLI AMCAYI ROL MODEL ALMALI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 24 Apr 2023 11:32:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kilicdaroglu-tevfik-tatli-amcayi-rol-model-almali-143435-20230424.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kilicdaroglu-tevfik-tatli-amcayi-rol-model-almali-143435-20230424.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/kilicdaroglu-tevfik-tatli-amcayi-rol-model-almali-143435-20230424.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[PARTİ İÇİ DEMOKRASİ OLSAYDI KARGAŞA OLMAZDI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-parti-ici-demokrasi-olsaydi-kargasa-olmazdi-17743.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-parti-ici-demokrasi-olsaydi-kargasa-olmazdi-17743.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Halkımızın iradesinin mecliste temsili ve tanıdığı, bildiği birisini seçerek meclise göndermesi için parti içi demokrasi çok önemliydi.

Bütün partiler maalesef yıllardır söz vermesine rağmen ön seçimde bir türlü istenilen noktaya gelinemedi.

Geçtiğimiz seçimlerde takıl tokmak bazı bölgelerde ön seçim yapılırdı. Yapılan temayül yoklamalarından çıkan sonular değerlendirildi.

Bu seçimlerde maalesef ne ön seçim oldu nede temayül yoklamaları dikkate alındı.

Gerek Cumhur İttifakında gerek Millet İttifakında milletvekili aday listelerine bakınca ilk iki üç sıra bildiğimiz kurmay adaylardan oluşuyor.

Seçilebilecek yerden geriye kalan listelerde ise halkın istediğinin gözetilmediği çok açık ve net.

Bu nedenle şu anda birçok ilde ve bölgede milletvekili aday listesi rahatsızlığı konuşuluyor.

En çok konuşulan da CHP listesinden Deva Partili milletvekili adayı Ankara Çankaya bölgesinden eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İyi Parti Milletvekili adayı Bolu'dan İYİ Partiden İdris Naim Şahin, Ak Parti'den Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Şanlıurfa'dan, Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin Mersin'den ilk sıradan yer alması ve CHP'nin listesinden giren Deva, Saadet, Gelecek Partisine listede fazla yer verilmesi, tabi birde bizim Seydişehir'de Ak Parti'den aday adayı olanların ilk 15'e girememesi…

Eski seçimlerde göstermelik de olsa az da olsa bir parti içi demokrasi işleyişi vardı.

Bu seçimlerde tamamen yok oldu!

Oysa aday belirlemede partililere ve halka sorusaydı hiçbir partide liste sıkıntısı olmazdı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[PARTİ İÇİ DEMOKRASİ OLSAYDI KARGAŞA OLMAZDI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 17 Apr 2023 07:56:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/parti-ici-demokrasi-olsaydi-kargasa-olmazdi-110158-20230417.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/parti-ici-demokrasi-olsaydi-kargasa-olmazdi-110158-20230417.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/parti-ici-demokrasi-olsaydi-kargasa-olmazdi-110158-20230417.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MİLLETVEKİLİ ADAYLARIMIZDAN TALEBİMİZ BU OLMALI..!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-milletvekili-adaylarimizdan-talebimiz-bu-olmali-17706.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-milletvekili-adaylarimizdan-talebimiz-bu-olmali-17706.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İzmir’de bile Nisan ayında dolu yağdı…

Hiç görülmemiş bir şekilde gri bulutlar gökyüzünü kaplamaya başladı.

Eskiler böyle kış görmedik diye yağışsız kışa atıfta bulundular.

Hülasa, dünyanın birinci sorunu olan kuraklık tehlikesi, yaşanan meteorolojik olaylarla da insanları uyarmaya devam ediyor.

İlçemizde de bu sorunla ilgili önlemler alınmazsa bizi de yakıp kavuracak..! Haberiniz olsun.

Daha önceki yazılarımda belirtmiştim.

Artık kuraklık sorununa çözüm aramakla yatıp kalkmalıyız.

Bildiğiniz gibi sorunun büyüklüğünden dolayı Şehircilik Bakanlığının adı bile değiştirilerek İklim Değişikliği ve Şehircilik Bakanlığı yapıldı.

Tüm ülkeler gibi bizim ülkemizde bu konuya çare aramaya başladı.

Ama ağlamayan çocuğa meme vermezler.

Bu kuraklık sorununa biz Seydişehirliler bugünden sahip çıkmazsak yarın çok geç olacak.

Seçim takviminde milletvekili adaylarının bölgelerindeki çalışmalara geldiği şu günlerde her milletvekili adayına Seydişehir’in içme suyu ve tarım suyu konusundaki devam eden iki projeyi biran evvel bitilmesi sözünün alınması gerekir.

Eğer Bostandere’deki suyun Seydişehir su şebekesine kazandırılması ve Arvana’daki düdenlerden Akdeniz’e giden suyun Suğla Ovasına döndürülmesi projeleri acilen gerçekleşmezse bu kuraklık önlemleri konusunda şuanda yapıldığı gibi suyun tasarruflu kullanılması ve ekimde su istemeyen ürünlere yönelinmesi tedbirleriyle kuraklık sorununu çözmede bu iş sınırlı kalır.

Bu kuraklık sorunun altını tekrar kalın çizgilerle çiziyorum!

Bende tüm partili Konya Milletvekili adaylarımızdan milletvekili seçildiklerinde bu önemli sorunumuzla ilgileneceklerinin taahhüdünü şimdiden almak isterim.

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[MİLLETVEKİLİ ADAYLARIMIZDAN TALEBİMİZ BU OLMALI..! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 10 Apr 2023 06:14:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/milletvekili-adaylarimizdan-talebimiz-bu-olmali-091451-20230410.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/milletvekili-adaylarimizdan-talebimiz-bu-olmali-091451-20230410.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/milletvekili-adaylarimizdan-talebimiz-bu-olmali-091451-20230410.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SİYASETTE SAĞDUYUYA İHTİYAÇ VAR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-siyasette-sagduyuya-ihtiyac-var-17705.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-siyasette-sagduyuya-ihtiyac-var-17705.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dünya'da hiç bir milletin bizdeki kadar siyasallaşmış olduğunu zannetmiyorum.

Siz aldırmayın ittifaklara birlikteliklere… aslında hepsi birbirine nefret ile bakıyor...

Çünkü ?

Bizde siyaset bir meslek gibi algılanıyor. Doğrusu partiler oportünistlerin egemen olduğu kurumlardır…

Amaçları daha güçlü olmak, rakiplerini ezmek hatta yok etmek üzerine ve Çeşmenin başına sahip olmaktır…

Rövanşizmin, hasımlığın, kalelere sahip olmanın verdiği ihtirasın ortaya çıkardığı kavgalara hepiniz şahitsiniz…

Halbuki!

Siyaset ,hasımlığın iğreti havası ile değil, rekabet ve nezaketin havası ile devleti doğru yönetmeye yol açmak için vardır...

Gel gelelim seçimlere yaklaşırken yapılan ittifaklara bakılırsa taban tabana zıt fikirlerin birden anlaştığını görürsünüz.

Samimiyet ve ülkeye hizmet anlayışı arka planda kalıyor.

Yerel siyaset genel siyasete göre kapıyı açtığınız an hop hop rakibi olduğunuz bir hemşehrinizle karşılaşma ihtimaliniz yüksek…

Dolayısıyla yerelde sarfedilen sözler genel siyasetten çok daha farklı bir değer kazanır.

Tartışmayı ve münazarayı münakaşaya çevirmekte mahir olunca da kalıcı kalp kırıkları dargınlıklar meydana gelebiliyor…

Sözün manasını düşürenler sosyal medya da iki satırlık yazı ile kendisini Nobel ödüllü yazar

zannediyor...

hülasa

Kırıkları çok bir seçim öncesini yaşıyoruz bunun için Sanırım hepimizin bazen durup kendimizi kontrol etmeliyiz..

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[SİYASETTE SAĞDUYUYA İHTİYAÇ VAR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 10 Apr 2023 06:08:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/siyasette-sagduyuya-ihtiyac-var-091153-20230410.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/siyasette-sagduyuya-ihtiyac-var-091153-20230410.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/siyasette-sagduyuya-ihtiyac-var-091153-20230410.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yazıcıoğlu'nu Birde Yol Arkadaşından Dinleyin…]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-yazicioglunu-birde-yol-arkadasindan-dinleyin-17657.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-yazicioglunu-birde-yol-arkadasindan-dinleyin-17657.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Geçtiğimiz hafta Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölüm yıldönümü idi.

Her kesimden insanlar sosyal medyadan paylaşımlar yaparak Yazıcıoğlu'nu andı…

Ben de bir şeyler yazmak istedim ancak yaşadığım duygusal yoğunluktan dolayı hislerimi kaleme almakta zorlandım.

Yazıcıoğlu benim için sadece gazetelerden, haberlerden takip ettiğim bir siyasi değil aynı zamanda yol arkadaşıydı…

Bizim yol arkadaşlığımız, Büyük Birlik Partisi'nin kuruluş dönemlerinde Seydişehir temsilcisi olarak Ankara Söğütözü'nde başlamış ve 7 yıl boyunca devam etmişti.

Bu vesile ile partinin karar mekanizmasında yer almış birisi olarak şahit olduğum ve bildiğim birkaç hadise ile rahmetli Yazıcıoğlu'nu kim şehit etti sorusuna benim de bir fikrim var…

Refah Partisi'nin sandıktan birinci çıktığı 90'lı yıllarda Büyük Birlik Partisi de 7 milletvekili ile kilit rol oynamış ve dikkat çekmişti. Bunun beraberinde Anavatan Partisi'nden Eyüp Aşık Muhsin Yazıcıoğlu'na gelerek bir teklifte bulunmuştu.

Refah yolu değil de Anavatan Partisini desteklediğimiz takdirde bizleri ömür boyu parlamentoya taşıyacaklarını ve o zamanın parası ile 7 trilyonda hazine desteğinde bulunacaklarını söylemişti.

Muhsin Bey bu konuyu bizimle istişare ettikten sonra aklımdan hiç çıkmayacak olan şu kararı vermişti; “Biz sandıktan çıkana saygı duyarız. Sandıktan kim birinci çıktı ise onu destekleyeceğiz." Demiş ve teklifi reddetmişti.

90'lı yılların sonlarına geldiğimizde ise Yazıcıoğlu, Amerika'ya davet edilmişti. Yine bizleri toplayarak istişarede bulundu ve Amerika'ya gidilmemesi kararı alındı. Kendisi de bu şekilde düşündüğünü belirterek Amerika'nın davetini reddetmişti.

Tüm bu yaşanan gelişmelerin yanında Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu şehit edilmeden önce PKK'lılar tarafından yapılan çok sayıda askerin şehit edildiği Hakkari Yüksekova Dağlıca Saldırısı ve Tunceli Palu ilçesinde bulunan jandarma Komando taburunda 33 Erin Şehit edilmesi olayı ile ilgili araştırmalarını sürdürüyordu ve belirli bir aşamaya da gelmişti. Bu iki olayın araştırılmasını da bizzat olayların mağdurları, şehit yakınları Muhsin Yazıcıoğlu'na çok güvendikleri için özellikle ondan talep etmişlerdi…

Bosna Herkes ile de yakından ilgilenen Yazıcıoğlu'nun partisinin büyüyerek ileride Başbakan olma potansiyeli öngörülerek Amerika tarafından kontrol altına alınmak isteniyordu.

Bunların hepsi bir araya gelince Muhsin Yazıcıoğlu'nu kim şehit etti sorusunun cevabı ortaya çıkıyor aslında…

Türkiye'de faili meçhul kalmış olaylardan Eşref Bitlis, Cem Ersever ve Uğur Mumcu'dan sonra Muhsin Yazıcıoğlu'nun şehit edilmesinin de hala sır perdesinin çözülememesi açıkçası çok zoruma gidiyor.

Tüm bu faili meçhul kalmış şehitlerimizin ortak noktası PKK'nın bitirilmesi ilgili çok önemli çalışmalarının olması idi…

Emperyalizme karşı duruşu net olan nadide liderlerden birisi olan, 28 Şubat'ta "Namlusunu halka çeviren orduya ben selam durmam" diyerek en sert duruşu sergileyen, inanç abidesi, vatansever, Türk Milliyetçisi, benim de dava arkadaşım Muhsin Yazıcıoğlu'nu hasret, sevgi, rahmet ve minnetle anıyorum.

Annesinin de dediği gibi; "Muhsin ölünce kurtlar kuşlar bile üzüldü"

Ben onu yakından tanıyan, yol arkadaşı Ali olarak nasıl üzülmem, nasıl unuturum…

Tek tesellim bir gün mutlaka merhumu şehit edenlerin ortaya çıkarılması umududur. O günleri de göreceğiz inşallah.

Tekrar buradan dava arkadaşıma Allah'tan rahmet diliyorum.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[Yazıcıoğlu'nu Birde Yol Arkadaşından Dinleyin… - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Apr 2023 08:28:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/yazicioglunu-bir-de-yol-arkadasindan-dinleyin-112923-20230403.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/yazicioglunu-bir-de-yol-arkadasindan-dinleyin-112923-20230403.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/yazicioglunu-bir-de-yol-arkadasindan-dinleyin-112923-20230403.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İÇ ETME İDDİASI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-ic-etme-iddiasi-17656.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-ic-etme-iddiasi-17656.html</link>
                    <description><![CDATA[Hakkı Balcı Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir önceki yazımda Seydişehir’in sesi isimli gazetenin depremzedeler için toplanan paranın iç edilmesinin kaymakam Deniz pişkin tarafından önüne geçildiği iddiası doğruysa durum vahim demiştim…

Lüzum üzerine dün kaymakamlık makamında kaymakam Deniz Pişkin ve Belediye Başkanı mehmet Tutal seydişehir basınına konuyla alakalı bilgilendirme toplantısı düzenledi.&nbsp;

İddia açık ve net “seydişehirde depremzedeler için toplanan yardım paraları iç edilmekten Kaymakam Deniz Pişkin’in dikkati kurtardı…”&nbsp;

Doğrusu yenilir yutulur yanı olmayan bu iddianın; İnsanların yardımlaşma duygusunu köreltecek, güvensizliği pekiştirecek bir hissi doğurduğunu üzülerek belirteyim.&nbsp;

Bu tartışma Seydişehirlilerce deprem bölgesine verilen Konteynerlere serilecek halılardan kaynaklanıyor…&nbsp;

Bir mobilyacının halıları bir kısmını bedava verdiği fakat bir süre sonra halıların tümünü ücretsiz vereceğini beyan etmesiyle şekilleniyor…

Kaymakam, Belediye başkanı ve son gelişmeden haberdar olmayan birkaç yöneticinin arasında ki yaşanan anlık diyalogsuzluk sonucu halıların bedelini ödeme planları şüpheye yol açmış.&nbsp;

Muhataplar fiiliyatı olmayan olası ve doğal bir refleksin ‘para iç edilirken kaymakam Deniz Pişkinin farkına vardığı ve hırsızlığı engellediği şeklinde servis edilmesinin kabul edilemeyeceğini beyan ettiler.&nbsp;

“Gecemizi gündüzümüzü bu çalışmaya adamışken araştırmadan yapılan bu haber bizleri yaralamıştır.” diyen sanayi ve Ticaret odası başkanı Cemal küçük, muhtarlar derneği başkanı Levent Karaarslan ve belediye meclis üyesi İlker öksüz bu yalan haberden davacı olacaklarını söylediler.

Basını bilgilendirme toplantısında edindiğim bilgiler doğrultusunda, İlçe kaymakamımız ve Belediye Başkanımıza net olarak sordum…&nbsp;

“Bir hırsızlık, parayı iç etme gibi bir durum var mi?”

Bu soruyu özellikle kaymakam beye yönelttim çünkü gazetenin iddiasına göre olası bir hırsızlığın önüne geçtiği iddiası vardı.&nbsp;

Belediye Başkanı Mehmet Tutal’dan den aldığım cevap&nbsp; “hayır kesinlikle böyle bir şey yok” şeklindeydi…

Kaymakam Deniz Pişkin, “gazetecinin yorum farklılığından kaynaklanan bir gelişmedir. İddia doğru değildir şeklinde konuştu…

Geriye kırk akıllını kuyuya atılan taşı çıkartması kaldı.

Rabbim sonumuzu hayır getire…

&nbsp;Yazı başlığımda&nbsp; ‘ŞU SEÇİMLER BİR BİTSE…’ dedim çünkü artık her şey ama her şey ucundan kıyısından siyaset hastalığı ve 14 Mayıs ile ilintilidir…&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[İÇ ETME İDDİASI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Apr 2023 08:11:37 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/ic-etme-iddiasi-111245-20230403.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/ic-etme-iddiasi-111245-20230403.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/ic-etme-iddiasi-111245-20230403.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ŞİMDİDEN HAYIRLI OLSUN..!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-simdiden-hayirli-olsun-17575.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-simdiden-hayirli-olsun-17575.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Seçim takviminin başlamasıyla nabız yoklayanlar harici Seydişehir'den milletvekili aday adaylığı netleşenlerin isimleri hemen hemen belli oldu.

Bundan sonra bir iki sürpriz adayda belki aday adaylığını açıklayabilir.

Seydişehir'de milletvekili aday adaylarının sayısına baktığımızda maalesef diğer seçimlere göre bir kısırlık yaşanıyor.

İki dönemdir ilçemizden Milletvekilinin olmayışının eksikliğini yazılarımızla vurgulamıştık. Seydişehir'den her partiden milletvekili çıkmasının önemine de değinmiştim.

İlçemizden Ak Parti'den kesinleşen 3 aday adayı,MHP'den, CHP'den, Gelecek , Yeniden Refah ve Saadet Partisinden 1'er aday adayının dışında diğer partilerden şu ana kadar aday adayımız yok.

Daha önce CHP'den Ortakaraörenli hemşerimiz Barış Bektaş, il başkanlığından istifa ederek milletvekili aday adaylığını açıklamıştı.

Geçtiğimiz hafta da değerli rektörümüz ve bölgemize büyük hizmetlerde bulunan bilim adamı Prof. Dr. Mustafa Şahin ve Seydişehir Ak Parti teşkilatının içerisinden çıkan kendisine gençlik kontenjanından iyi bir sıra bekleyen Batuhan Aydın aday adaylıklarını açıkladılar.

MHP 'den ilçe yönetim kurulu üyesi Yasin Yakar ise yakın zamanda aday adaylığını açıklamıştı.

Ayrıca Saadet Partisinden bayan milletvekili aday adayı Ayşegül Çağıl bu yarışta bende varım dedi.

Sürpriz isim olarakta Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Bayram Ali Çelik görevinden istifa ederek Ak Parti'den aday adaylığını açıklamak için kolları sıvadı.

Konya'da yaşayan Seydişehir doğumlu Gelecek Partisi'nden Hasan Ekici ve Ketenli Derneği Başkanı Mehmet Kacaroğlu'da Yeniden Refah Partisinden milletvekili aday adayı oldular.

Teselli mi dersiniz ne dersiniz bilmem ama az olsun öz olsun misali AK Parti'den aday adaylığını açıklayan değerli kişiden en azından birinin milletvekili çıkabilecek bir sırada yer almasını gönlüm istiyor.

Açıkçası CHP'den milletvekili aday adayımız olarak çıkan Barış Bektaş'ı da sıralama konusunda şanslı görüyorum.

Deva ve Yeniden Refah Partisinden de aday olan iki hemşerimizin birinci sırada yer alabilecek konumdalar.

Umarım bu seçimde de Seydişehir milletvekilsiz kalmaz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[ŞİMDİDEN HAYIRLI OLSUN..! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 20 Mar 2023 09:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/simdiden-hayirli-olsun-121245-20230320.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/simdiden-hayirli-olsun-121245-20230320.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/simdiden-hayirli-olsun-121245-20230320.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ZEMİNİMİZ SAĞLAM YA BİNALARIMIZ?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-zeminimiz-saglam-ya-binalarimiz-17521.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-zeminimiz-saglam-ya-binalarimiz-17521.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asrın felaketi depremden sonra tüm şehirlerde binaların depreme dayanıklılığı incelenmeye başlandı.

Seydişehir’de de bu konuyla ilgili daha önce uyarı niteliğinde bir köşe yazısı yazmıştım.

Deprem bölgesinde değiliz diye bu önemli hususu ertelemememiz gerekir.

İlçemizde öncelikle kamu binalarının durumu masaya yatırılmalı.

Siz okuyucularımız adına konuyla ilgili bir araştırma yaptık.

Deprem olmadan önce de biliyordum ki eski Devlet Hastanesi ve şuandaki mevcut Devlet Hastanesinin ilk yapılan binası çürük. Bu konuyla ilgili uyarıda bulunmamıza rağmen şu ana kadar bir cevap alamadık.

Okullarımızın durumu ise; binalarının dayanıklılığıyla ilgili 2014 yılında bir çalışma yapıldığı yakın bir zamanda ise tekrar Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bir çalışma yapılacağını öğrendim.

Diğer eski kamu binalarımız da hemen gözüme çarpan Kaymakamlık binası, adliye binası, belediye binası önde geliyor.

Bunlar içerisinde Kaymakamlık binasının bu konudaki tasarrufu kolay. Çünkü yeni bina Mayıs-Haziran ayı gibi bitirilecek.

80’li yıllarda Osman Kocaoğlu zamanında yapılan mevcut belediye binasının durumu ve dayanıklılığı nedir bilmiyorum.

Eski binalardan Adliye binası ise 1994 yılında yapıldı. Mevcut Adliye binasının yetersiz geldiği için ve yeni binalarda mahkeme salonları ile vatandaşların hizmet aldığı alanların ayrı bulunduğundan ilçemize de yeni Adliye binasının kazandırılmasında baya yol alınmıştı.

Yeni otogar yanında arsası tahsis edilmiş, projesi bile çıkarılmıştı. Bildiğim kadarıyla proje değişikliği için yatırıma alınmamıştı. Bu konuyu işlememin önde gelen sebeplerinden biri de yeni Adliye binasının yapımını gündeme getirmek.

Umarım yaşanan bu deprem felaketinden sonra bu eski Adliye binası zaman geçmeden yenilenir.

Devlet Hastanelerimizin, okullarımızın bina durumuyla ilgili bilgi aldığım zaman siz okuyucularımızla paylaşacağım.

Depremin sıcaklığı geçince Seydişehir’in yapı durumu inşallah rafa kaldırılmadan gerekli önlemleri alırız.

Hiçbir zaman unutmayalım deprem öldürmez bina öldürür!
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[ZEMİNİMİZ SAĞLAM YA BİNALARIMIZ? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 12 Mar 2023 20:05:41 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/zeminimiz-saglam-ya-binalarimiz-230656-20230312.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/zeminimiz-saglam-ya-binalarimiz-230656-20230312.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/zeminimiz-saglam-ya-binalarimiz-230656-20230312.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HELAL OLSUN GONYALILARA...]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-helal-olsun-gonyalilara-17476.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-helal-olsun-gonyalilara-17476.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Depremin ilk gününden itibaren Hatay ağırlıklı, arama, kurtarma yardım ve lojistik hizmetlerinde Konya'mızdan yapılan özverili çalışmalar, her görüşten insanın takdirini kazandı.

2844 personeli ile başlarında kendisi de olmak üzere depremle yerle bir olan Hatay'daki kısa sürede su, elektrik, mobil iletişim, yollar, tuvalet gibi gerekli ihtiyaçların sağlanması için olağanüstü bir çaba gösteren Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'a …

Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan, Hürriyet Gazetesindeki köşe yazısında "Kiminle konuşsam Konya Belediyesi” diyor. Helal olun Konya Belediyesine,

Halk TV de konuşan HDP'li Sırrı Süreyya Önder ise "Konya Belediyesi canını dişine takıp insan üstü bir çaba ile bir sürü şey yaptı. Ben bunları görmezden mi geleyim "diyerek takdirlerini belirtti.

Seydişehir Belediyesi, deprem bölgesine ilk günden itibaren arama kurtarma, sıcak yemek, iş makineleri, inşaatçı gibi destekleri ve başkanımızın da sık sık deprem bölgesine bizzat kendi giderek oradaki personeline moral vermesi, eksiklerinin yerinde görülerek giderilmesi noktasında takdire şayan çalışmalara imza attı.

Allah bu türlü felaketleri inşallah bir daha yaşatmaz. Bugün onlara yarın bize misali bu zor günlerde tek yürek olabilmek önemli.

Bu zor imtihanda Konya'mızın deprem bölgesindeki çalışmalarıyla, öne çıkması da açıkçası beni de gururlandırdı.

Büyükşehir Belediyesi başkanı Altay ve büyükşehirle koordineli çalışarak deprem bölgesinde önemli hizmetlerde bulunan Seydişehir Belediye Başkanı Mehmet Tutal ve emeği geçen tüm belediye personellerine

Seydişehir Basını olarak Konya'nın şanını yükselttikleri için çok teşekkürler.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[HELAL OLSUN GONYALILARA... - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Mar 2023 07:37:03 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/helal-olsun-gonyalilara-103808-20230306.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/helal-olsun-gonyalilara-103808-20230306.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/helal-olsun-gonyalilara-103808-20230306.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ZİHNİYET DEĞİŞMEDEN DEPREM SORUNU DEĞİŞMEZ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-zihniyet-degismeden-deprem-sorunu-degismez-17433.html</guid>
                    <link>https://www.toroslargazetesi.com.tr/haber-zihniyet-degismeden-deprem-sorunu-degismez-17433.html</link>
                    <description><![CDATA[Ali Saylam Köşe Yazısı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Asrın felaketi yaşanan depremden sonra ülkemizin birinci sorununun deprem olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.
Bu felaketten sonra “Şu şunu yaptı, bu bunu yaptı, biz böyle yaptık, siz böyle yaptınız” konuşmasının bence hiçbir değerli yok.
İktidarıyla, muhalefetiyle halkıda işin içine katarak bu sorunun çözülmesi için zihniyet değişikliğine gerek var.&nbsp;
Yapıların çürüklüğü, denetimsizliği buna benzer tüm eksiklikler gözler önüne serildi ama deprem sigortasının (DASK) ne durumda olduğu pek gündeme gelmedi.
Benim yan mesleğim sigortacılık olduğu için bu konunun önemine binaen bu köşe yazımda ele almak istedim.
1999 depreminden sonra 2000 yılında devlet tarafından doğal afet sigortası olarak (DASK) yürürlüğe girdi.
Aslında bu sigorta aynı trafik sigortası gibi mecburi yapılması gereken bir sigortaydı.
Sadece tapu, intikal, satış, taksim ve yeni aboneliklerde zorunlu kılındı.
Maalesef trafik sigortası gibi denetlenmediği için vatandaşımızda mecbur olan bu sigorta ihmal edildi.
DASK’ın bir devlet sigortası olduğu için toplanan paranın da nerelere gittiği ise muallakta…
Oysa, deprem bölgesi olan ülkemizde Kahramanmaraş merkezli depremde görüldüğü gibi en büyük maddi hasar bina yıkımlarında oldu.
DASK’ı herkes yaptırmış olsaydı hiç olmazsa vatandaşlarımız aynı zamanda devletimiz bu büyük yükten bari kurtulmuş olurdu.&nbsp;
Benim korktuğum depremin acısı gidince yine aynı hataları yapmak.
Artık yeter!!!
Bu deprem felaketi aklımızı başımıza getirmeyecekse başka ne getirecek!
Binaların depremde zarar görmemesi için zemininin sağlam olması ve denetimin tavizsiz yapılmasının yanı sıra deprem sigortasının önemini de bu vesileyle dile getirmek istedim.
Trafik sigortası gibi deprem sigortasının da mecbur olup denetlenmesi bir zaruriyet haline geldi diye düşünüyorum.
Zihniyetimizi değiştirmezsek korkarım hep başa dönmek zorunda kalacaz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.toroslargazetesi.com.tr/roportaj-haberleri">Röportaj</category><dc:creator><![CDATA[ZİHNİYET DEĞİŞMEDEN DEPREM SORUNU DEĞİŞMEZ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Feb 2023 08:40:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/zihniyet-degismeden-deprem-sorunu-degismez-114137-20230227.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/zihniyet-degismeden-deprem-sorunu-degismez-114137-20230227.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.toroslargazetesi.com.tr/images/haber/zihniyet-degismeden-deprem-sorunu-degismez-114137-20230227.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>