(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 25.08.2021 - 04:29, Güncelleme: 25.08.2021 - 04:29

Seyit Ahmet Erol’un Anılarında Elmesud (1969-1982)

 

Seyit Ahmet Erol’un Anılarında Elmesud (1969-1982)

TARİHÇİ ERCAN ARSLAN'IN YAZISI
<p style="text-align:center">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">Seyit Ahmet Erol 1946 yılında Seydişehir kazasının Ortakaraviran k&ouml;y&uuml;nde sekiz kardeşin sondan &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml; olarak (Nazife, Şerife, Mehmet, Kuddusi, Remzi, S.Ahmet, Mustafa, Muhittin) d&uuml;nyaya geldi. Annesi Fatma Hanım( vefatı 1988), babası Kadıoğlu Osman Efendi&rsquo;(vefatı 1967)dir. N&uuml;fus kaydı 5 Mart 1948 olarak yazdırıldığı i&ccedil;in yaşıtlarından iki yıl sonra 1955 yılında Ortakaraviran Zafer İlkokuluna başladı.1961&rsquo;de K&uuml;tahya Ortaokuluna kayıt oldu.1962&rsquo;de nakil geldiği Seydişehir Mahmut Esat Orta Okulu&rsquo;ndan 1964&rsquo;te mezun oldu.1965 yılında kayıt olduğu Akşehir &Ouml;ğretmen Okulu&rsquo;ndan, stajını Akşehir&rsquo;in Tipi K&ouml;y&uuml;nde kalıp Orta K&ouml;y İlkokulunda tamamlayarak mezun oldu. 1 Kasım 1969 &lsquo;da ilk g&ouml;rev yeri olan Seydişehir&rsquo;in Ke&ccedil;ili K&ouml;y&uuml; İlkokulu &ouml;ğretmenliğine atandı. Bu k&ouml;yde 1982 yılına kadar g&ouml;rev yaptı.</span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">Ahmet Erol&rsquo;a Ke&ccedil;ili&rsquo;nin yolu ş&ouml;yle tarif edilmişti: Seydişehir, Taşağıl K&ouml;y&uuml;, Mağmanda, İ&ccedil;eri Kışla, Katran gediğine varınca sağa sap, orman yolundan ilerle k&ouml;y&uuml; bulursun. Tarif &uuml;zerine yaya olarak yola koyulur. Ak Dağ (Yalıncak Dağ) eteğinde Ke&ccedil;ili&rsquo;yi bulur ve 10 Kasım 1969 da g&ouml;reve başlar. Bu k&ouml;yde 1982 yılına kadar 13 yıl 3 ay 18 g&uuml;n g&ouml;rev yapacaktır. Pek &ccedil;ok &ouml;ğrenci yetiştiren Ahmet Erol ilk g&ouml;rev yeri olan Elmesud (Ke&ccedil;ili-Madenli) k&ouml;y&uuml;ne dair &ouml;nemli hatıraları da not etmiştir. Elmesud K&ouml;y&uuml; Seydişehir&rsquo;in en eski k&ouml;ylerindendir. Kuruluşu Anadolu Sel&ccedil;uklu Sultanı I.R&uuml;kneddin Mesud&rsquo;a kadar gitmektedir.1502 yılında Seydişehir&rsquo;in Gurgurum Nahiyesine bağlı 56 K&ouml;yden birisi de Elmesud idi.</span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">&ldquo; K&ouml;ylerin adı değiştirileceğinde k&ouml;y muhtarı Seydişehir&rsquo;deki toplantıya katılmamış, k&ouml;y katibi de orada ke&ccedil;i &ccedil;ok beslenir &ldquo;Ke&ccedil;ili&rdquo; olsun diye &ouml;neri de bulunmuş. B&ouml;ylece Nisan 1963&rsquo;te k&ouml;y&uuml;n adı Ke&ccedil;ili olur. Mor taş ve Doğan kuzu Dağlarında Al&uuml;minyum Madeni &ccedil;ıkarılınca K&ouml;y muhtarı Ali G&uuml;ler ve Okul M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seyit Ahmet Erol&rsquo;un yazışmaları sonucu k&ouml;y&uuml;n adı 1972&rsquo;de &ldquo;Madenli&rdquo; olarak değiştirilir. Elmesud K&ouml;y&uuml; evleri taştan iki katlı, altı ahır ve samanlık olarak kullanılan d&uuml;ğmeli evlerdi. Evlerin &ccedil;atıları ardı&ccedil; kabuklarıyla kaplıydı. Pencereler &ccedil;atıya yakın ve dardı. Maden yolu a&ccedil;ılınca kiremit ve &ccedil;inko sa&ccedil;lar &ccedil;atılarda kullanılır oldu. 1975 yılında k&ouml;y&uuml;n n&uuml;fusu 745 idi. K&ouml;y&uuml;n temel ge&ccedil;im kaynağı (kıl ke&ccedil;i) hayvancılık idi. K&ouml;y&uuml;n altındaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k araziye unluk olarak G&ouml;remez (arpa, buğday karışımı) ekilirdi. Ke&ccedil;i kılından sergi &ccedil;ulu dokurlardı. Tereyağı, lor yaparlardı. Sonraki yıllarda peynir yapıp satmaya başladılar. Şemşin ve G&ouml;zyakası mevkiinde orakla dağ yoncası bi&ccedil;erlerdi. Ke&ccedil;ili&rsquo;nin ileri gelenleri Gazi Cemali Dede (Aslan), İstiklal Gazisi Mehmet &nbsp;Ali (Y&uuml;ksel), Zangırdaklı Ramazan Dede (U&ccedil;ar, K&ouml;y&uuml;n Bek&ccedil;i ve postacısı), Muhtar Hacı Abbas (Yılmazer), Muhtar Zımbalı Ali (G&uuml;ler), Uzun Hacı (Yıldırım), Lord Osman (Uyar), Beşir &Ccedil;avuş (Mehmet Y&uuml;ksel), &nbsp;Lordun Veli (Uyar), Hacı Ali (Eker), Kadı Bekir, H&uuml;seyin Yılmazer, Ahmet Topuz, Tabancalı Fatma(Yılmazer), M&uuml;mine Teyze (Bakar). Ke&ccedil;ili&rsquo;nin Eşik &Ccedil;ukuru ve İ&ccedil;eri Kışla namlı yaylaları vardı. &Ccedil;ocuk hastalıklarında daha &ccedil;ok hocalara okuturlardı. Bunda şehre ulaşımın g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml; etkiliydi. K&ouml;yden kazaya merkeplerle Perşembe g&uuml;nleri inilir, pazardan ihtiya&ccedil; giderilir (unluklar, gaz yağı, gaz ocağı, orak, kosa, tuz) alınırdı. Bayram yemekleri s&uuml;lalelerin en b&uuml;y&uuml;klerinin evinde toplanılarak yenilirdi. K&ouml;y&uuml;n nakliye işlerini Karabacak Mustafa (Uyar) ve ortağı Avşarlı H&uuml;seyin Şitayır marka kamyonuyla Taşağıl, Suberde, Susuz Yaylası, Devret Başı, Durmuş Harmanı g&uuml;zerg&acirc;hından yapardı. 1960 yılında k&ouml;y odasını okul olarak a&ccedil;mışlar. İlk &ouml;ğretmeni Elbistanlı Cuma &Ccedil;ivi idi (Seydişehirli &ouml;ğretmen Postacı Mahmut &Ccedil;avuş&rsquo;un kızı Şerife G&uuml;rol ile evlenmiştir). İki derslikli, lojmanlı yeni okul 1969&rsquo;da eğitim &ouml;ğretime başladı. Yıl sonlarında &ldquo;Zavallı &Ccedil;ocuk, Vatan Yahut Silistre, Ezik Otlar, Kezban&rsquo;ın D&uuml;ğ&uuml;n&uuml;, Yavuz Emine&rdquo; isimli piyesleri y&uuml;kl&uuml;k &ouml;rt&uuml;leri &ouml;n&uuml;nde &ouml;ğrencilere oynatırdık. k&ouml;yl&uuml;ler piyesleri merakla izlerlerdi. &nbsp;K&ouml;yl&uuml;ler nazara &ccedil;ok inanıyorlardı. Nazar değer d&uuml;ş&uuml;ncesiyle tanıdık ailelerin dışında para ile &Uuml;r&uuml;n(s&uuml;t, yoğurt) satın alınamazdı. K&ouml;yl&uuml;ye kosa ile arpa, buğday, fiğ ve ot bi&ccedil;meyi, harman savurmayı ben &ouml;ğrettim.1972&rsquo;de Etibank&rsquo;ın Y&uuml;n Dağındaki idare binasından anti kron kabloyla k&ouml;y camisine, kuran kursuna ve okula ilk elektrik alındı. 1974&rsquo;te k&ouml;y&uuml;n tamamına elektrik geldi. Kış mevsimi &ccedil;ok uzun s&uuml;rerdi. K&ouml;y&uuml;n &ouml;nde gelen avcıları Şeytan Ahmet, Abbas Eker, Ali Topuz, Mevl&uuml;t Bakar, Bahri Yıldırım dağ ke&ccedil;isi, tavşan, kurt, tilki, ayı avlarlardı. Et yemekleri ve hamur işleri (Dığanda yapılanı &ldquo;Keşli bittik&rdquo;, Sacda yapılanı &ldquo;A&ccedil; yatık&rdquo;) &ccedil;ok nefis olurdu. Turşu kurmayı ve sebze kurutmayı, yaprak sarmasını buna benzer hazırlıkları benim hanımımdan &ouml;ğrenip yapar oldular. Bizleri &ccedil;ok sevdiler bizde onları sevdik. Arkadaşlıklar dostluklar kurduk&hellip;&rdquo;</span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">Seyit Ahmet Erol 8.2.1971 tarihinde Nazmiye Hanım ile evlendi. Demet ve Fatma Nur isimlerinde iki kız evlatları, &uuml;&ccedil; torunları vardır. 1982-1988 Ortakaraviran Cumhuriyet, 1988-1991 Seydişehir Vedat Kesmen, 1991-1995 Seydişehir Atat&uuml;rk İlkokulunda g&ouml;rev yaptı. 25 Mart 1995&rsquo;te rahatsızlığı nedeniyle emekli oldu. Emeklilik yıllarını Seydişehir&rsquo;de sosyal yardım faaliyetleriyle s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Ahmet Erol&rsquo;un &ldquo;Kalemimden Akan Anılar&rdquo; adlı yayınlanmamış hatıralarında &ldquo;&Ouml;ğretmen Okulu Anıları, Tipi K&ouml;y&uuml; Anıları, D&uuml;ğ&uuml;n Adetleri, K&ouml;y&uuml;m&uuml;zdeki Un Değirmenleri, İmece K&uuml;lt&uuml;r&uuml;, &Ouml;rf ve Adetler, K&ouml;y&uuml;n Ortak Malları, Yayla G&ouml;&ccedil;&uuml;m&uuml;, Bağ ve Bostan Bozumları, &Ccedil;obanlar ve &Ccedil;obanlık Anıları, Danaya Ne oldu?, Ko&ccedil; Katımı, Tembel Merkep, Ağacın İ&ccedil;inde Doğal bal, G&ouml;zl&uuml; Devlet &Uuml;retme &Ccedil;iftliği Anılarım, Remzi Abimin Elbisesi, Babam Ara bulucu Olmuş, Eşeklere Kravatı Kim Taktı?, Dahınlı Ekmeğe Ne oldu? Karpuzun Olgunu Nasıl bilinir?, Ayşe Teyze ve Helime Teyzeye Ne oldu?, Nazife Halanın Kilimleri, Ekmeği Sofraya Tek Tek Koydular, Benim Ayakkabılara Ne oldu?, &Ouml;mer Boyacı Ne Dedi?, Belediye Arazisinin Yardımlaşılarak Ekilmesi, Lokantada Kalan Par&ccedil;a Ekmek, Niye Ciğimli Konuşulmuyor?, Deli Bek&ccedil;iye Ne oldu?, Yavrusunu Emzirmeyen Deli Ke&ccedil;i, Evtik Dedenin Kızı Ayşe, Cemal &Ccedil;etin ve G&uuml;leser Hala, Adıg&uuml;zel Abi ve Makbule Abla, Bu sene Kadıoğlu İftara Gelmedi, İki Renkli Hayvanlar, Eşşek de Şaştı Bekdaş da&hellip;&rdquo; başlıklı anılar, &ouml;zl&uuml; s&ouml;zler ve deyimler, kendi ve eşinin ailesine dair detaylar yer almaktadır.</span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">Seydişehir&rsquo;de bu ve benzeri tarzdaki &ccedil;alışmaların Belediyemizin K&uuml;lt&uuml;r M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; tarafından projelendirilip bir an evvel yayın hayatına kazandırılması Yerel Tarihimiz, dilimiz, folklorumuz y&ouml;n&uuml;yle &ouml;nem arz etmektedir. (Seyit Ahmet Erol ,&ldquo;Kalemimden Akan Anılar&rdquo; 13 Ekim 2020; Seyit Ahmet Erol ile 22.8.2021 tarihinde yapılan g&ouml;r&uuml;şme, Seydişehir Gazetesi,18 Nisan 1963,Yıl 1,Sayı 45)</span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">.</span></span></span></p>
TARİHÇİ ERCAN ARSLAN'IN YAZISI
<p style="text-align:center">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">Seyit Ahmet Erol 1946 yılında Seydişehir kazasının Ortakaraviran k&ouml;y&uuml;nde sekiz kardeşin sondan &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml; olarak (Nazife, Şerife, Mehmet, Kuddusi, Remzi, S.Ahmet, Mustafa, Muhittin) d&uuml;nyaya geldi. Annesi Fatma Hanım( vefatı 1988), babası Kadıoğlu Osman Efendi&rsquo;(vefatı 1967)dir. N&uuml;fus kaydı 5 Mart 1948 olarak yazdırıldığı i&ccedil;in yaşıtlarından iki yıl sonra 1955 yılında Ortakaraviran Zafer İlkokuluna başladı.1961&rsquo;de K&uuml;tahya Ortaokuluna kayıt oldu.1962&rsquo;de nakil geldiği Seydişehir Mahmut Esat Orta Okulu&rsquo;ndan 1964&rsquo;te mezun oldu.1965 yılında kayıt olduğu Akşehir &Ouml;ğretmen Okulu&rsquo;ndan, stajını Akşehir&rsquo;in Tipi K&ouml;y&uuml;nde kalıp Orta K&ouml;y İlkokulunda tamamlayarak mezun oldu. 1 Kasım 1969 &lsquo;da ilk g&ouml;rev yeri olan Seydişehir&rsquo;in Ke&ccedil;ili K&ouml;y&uuml; İlkokulu &ouml;ğretmenliğine atandı. Bu k&ouml;yde 1982 yılına kadar g&ouml;rev yaptı.</span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">Ahmet Erol&rsquo;a Ke&ccedil;ili&rsquo;nin yolu ş&ouml;yle tarif edilmişti: Seydişehir, Taşağıl K&ouml;y&uuml;, Mağmanda, İ&ccedil;eri Kışla, Katran gediğine varınca sağa sap, orman yolundan ilerle k&ouml;y&uuml; bulursun. Tarif &uuml;zerine yaya olarak yola koyulur. Ak Dağ (Yalıncak Dağ) eteğinde Ke&ccedil;ili&rsquo;yi bulur ve 10 Kasım 1969 da g&ouml;reve başlar. Bu k&ouml;yde 1982 yılına kadar 13 yıl 3 ay 18 g&uuml;n g&ouml;rev yapacaktır. Pek &ccedil;ok &ouml;ğrenci yetiştiren Ahmet Erol ilk g&ouml;rev yeri olan Elmesud (Ke&ccedil;ili-Madenli) k&ouml;y&uuml;ne dair &ouml;nemli hatıraları da not etmiştir. Elmesud K&ouml;y&uuml; Seydişehir&rsquo;in en eski k&ouml;ylerindendir. Kuruluşu Anadolu Sel&ccedil;uklu Sultanı I.R&uuml;kneddin Mesud&rsquo;a kadar gitmektedir.1502 yılında Seydişehir&rsquo;in Gurgurum Nahiyesine bağlı 56 K&ouml;yden birisi de Elmesud idi.</span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">&ldquo; K&ouml;ylerin adı değiştirileceğinde k&ouml;y muhtarı Seydişehir&rsquo;deki toplantıya katılmamış, k&ouml;y katibi de orada ke&ccedil;i &ccedil;ok beslenir &ldquo;Ke&ccedil;ili&rdquo; olsun diye &ouml;neri de bulunmuş. B&ouml;ylece Nisan 1963&rsquo;te k&ouml;y&uuml;n adı Ke&ccedil;ili olur. Mor taş ve Doğan kuzu Dağlarında Al&uuml;minyum Madeni &ccedil;ıkarılınca K&ouml;y muhtarı Ali G&uuml;ler ve Okul M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seyit Ahmet Erol&rsquo;un yazışmaları sonucu k&ouml;y&uuml;n adı 1972&rsquo;de &ldquo;Madenli&rdquo; olarak değiştirilir. Elmesud K&ouml;y&uuml; evleri taştan iki katlı, altı ahır ve samanlık olarak kullanılan d&uuml;ğmeli evlerdi. Evlerin &ccedil;atıları ardı&ccedil; kabuklarıyla kaplıydı. Pencereler &ccedil;atıya yakın ve dardı. Maden yolu a&ccedil;ılınca kiremit ve &ccedil;inko sa&ccedil;lar &ccedil;atılarda kullanılır oldu. 1975 yılında k&ouml;y&uuml;n n&uuml;fusu 745 idi. K&ouml;y&uuml;n temel ge&ccedil;im kaynağı (kıl ke&ccedil;i) hayvancılık idi. K&ouml;y&uuml;n altındaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k araziye unluk olarak G&ouml;remez (arpa, buğday karışımı) ekilirdi. Ke&ccedil;i kılından sergi &ccedil;ulu dokurlardı. Tereyağı, lor yaparlardı. Sonraki yıllarda peynir yapıp satmaya başladılar. Şemşin ve G&ouml;zyakası mevkiinde orakla dağ yoncası bi&ccedil;erlerdi. Ke&ccedil;ili&rsquo;nin ileri gelenleri Gazi Cemali Dede (Aslan), İstiklal Gazisi Mehmet &nbsp;Ali (Y&uuml;ksel), Zangırdaklı Ramazan Dede (U&ccedil;ar, K&ouml;y&uuml;n Bek&ccedil;i ve postacısı), Muhtar Hacı Abbas (Yılmazer), Muhtar Zımbalı Ali (G&uuml;ler), Uzun Hacı (Yıldırım), Lord Osman (Uyar), Beşir &Ccedil;avuş (Mehmet Y&uuml;ksel), &nbsp;Lordun Veli (Uyar), Hacı Ali (Eker), Kadı Bekir, H&uuml;seyin Yılmazer, Ahmet Topuz, Tabancalı Fatma(Yılmazer), M&uuml;mine Teyze (Bakar). Ke&ccedil;ili&rsquo;nin Eşik &Ccedil;ukuru ve İ&ccedil;eri Kışla namlı yaylaları vardı. &Ccedil;ocuk hastalıklarında daha &ccedil;ok hocalara okuturlardı. Bunda şehre ulaşımın g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml; etkiliydi. K&ouml;yden kazaya merkeplerle Perşembe g&uuml;nleri inilir, pazardan ihtiya&ccedil; giderilir (unluklar, gaz yağı, gaz ocağı, orak, kosa, tuz) alınırdı. Bayram yemekleri s&uuml;lalelerin en b&uuml;y&uuml;klerinin evinde toplanılarak yenilirdi. K&ouml;y&uuml;n nakliye işlerini Karabacak Mustafa (Uyar) ve ortağı Avşarlı H&uuml;seyin Şitayır marka kamyonuyla Taşağıl, Suberde, Susuz Yaylası, Devret Başı, Durmuş Harmanı g&uuml;zerg&acirc;hından yapardı. 1960 yılında k&ouml;y odasını okul olarak a&ccedil;mışlar. İlk &ouml;ğretmeni Elbistanlı Cuma &Ccedil;ivi idi (Seydişehirli &ouml;ğretmen Postacı Mahmut &Ccedil;avuş&rsquo;un kızı Şerife G&uuml;rol ile evlenmiştir). İki derslikli, lojmanlı yeni okul 1969&rsquo;da eğitim &ouml;ğretime başladı. Yıl sonlarında &ldquo;Zavallı &Ccedil;ocuk, Vatan Yahut Silistre, Ezik Otlar, Kezban&rsquo;ın D&uuml;ğ&uuml;n&uuml;, Yavuz Emine&rdquo; isimli piyesleri y&uuml;kl&uuml;k &ouml;rt&uuml;leri &ouml;n&uuml;nde &ouml;ğrencilere oynatırdık. k&ouml;yl&uuml;ler piyesleri merakla izlerlerdi. &nbsp;K&ouml;yl&uuml;ler nazara &ccedil;ok inanıyorlardı. Nazar değer d&uuml;ş&uuml;ncesiyle tanıdık ailelerin dışında para ile &Uuml;r&uuml;n(s&uuml;t, yoğurt) satın alınamazdı. K&ouml;yl&uuml;ye kosa ile arpa, buğday, fiğ ve ot bi&ccedil;meyi, harman savurmayı ben &ouml;ğrettim.1972&rsquo;de Etibank&rsquo;ın Y&uuml;n Dağındaki idare binasından anti kron kabloyla k&ouml;y camisine, kuran kursuna ve okula ilk elektrik alındı. 1974&rsquo;te k&ouml;y&uuml;n tamamına elektrik geldi. Kış mevsimi &ccedil;ok uzun s&uuml;rerdi. K&ouml;y&uuml;n &ouml;nde gelen avcıları Şeytan Ahmet, Abbas Eker, Ali Topuz, Mevl&uuml;t Bakar, Bahri Yıldırım dağ ke&ccedil;isi, tavşan, kurt, tilki, ayı avlarlardı. Et yemekleri ve hamur işleri (Dığanda yapılanı &ldquo;Keşli bittik&rdquo;, Sacda yapılanı &ldquo;A&ccedil; yatık&rdquo;) &ccedil;ok nefis olurdu. Turşu kurmayı ve sebze kurutmayı, yaprak sarmasını buna benzer hazırlıkları benim hanımımdan &ouml;ğrenip yapar oldular. Bizleri &ccedil;ok sevdiler bizde onları sevdik. Arkadaşlıklar dostluklar kurduk&hellip;&rdquo;</span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">Seyit Ahmet Erol 8.2.1971 tarihinde Nazmiye Hanım ile evlendi. Demet ve Fatma Nur isimlerinde iki kız evlatları, &uuml;&ccedil; torunları vardır. 1982-1988 Ortakaraviran Cumhuriyet, 1988-1991 Seydişehir Vedat Kesmen, 1991-1995 Seydişehir Atat&uuml;rk İlkokulunda g&ouml;rev yaptı. 25 Mart 1995&rsquo;te rahatsızlığı nedeniyle emekli oldu. Emeklilik yıllarını Seydişehir&rsquo;de sosyal yardım faaliyetleriyle s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Ahmet Erol&rsquo;un &ldquo;Kalemimden Akan Anılar&rdquo; adlı yayınlanmamış hatıralarında &ldquo;&Ouml;ğretmen Okulu Anıları, Tipi K&ouml;y&uuml; Anıları, D&uuml;ğ&uuml;n Adetleri, K&ouml;y&uuml;m&uuml;zdeki Un Değirmenleri, İmece K&uuml;lt&uuml;r&uuml;, &Ouml;rf ve Adetler, K&ouml;y&uuml;n Ortak Malları, Yayla G&ouml;&ccedil;&uuml;m&uuml;, Bağ ve Bostan Bozumları, &Ccedil;obanlar ve &Ccedil;obanlık Anıları, Danaya Ne oldu?, Ko&ccedil; Katımı, Tembel Merkep, Ağacın İ&ccedil;inde Doğal bal, G&ouml;zl&uuml; Devlet &Uuml;retme &Ccedil;iftliği Anılarım, Remzi Abimin Elbisesi, Babam Ara bulucu Olmuş, Eşeklere Kravatı Kim Taktı?, Dahınlı Ekmeğe Ne oldu? Karpuzun Olgunu Nasıl bilinir?, Ayşe Teyze ve Helime Teyzeye Ne oldu?, Nazife Halanın Kilimleri, Ekmeği Sofraya Tek Tek Koydular, Benim Ayakkabılara Ne oldu?, &Ouml;mer Boyacı Ne Dedi?, Belediye Arazisinin Yardımlaşılarak Ekilmesi, Lokantada Kalan Par&ccedil;a Ekmek, Niye Ciğimli Konuşulmuyor?, Deli Bek&ccedil;iye Ne oldu?, Yavrusunu Emzirmeyen Deli Ke&ccedil;i, Evtik Dedenin Kızı Ayşe, Cemal &Ccedil;etin ve G&uuml;leser Hala, Adıg&uuml;zel Abi ve Makbule Abla, Bu sene Kadıoğlu İftara Gelmedi, İki Renkli Hayvanlar, Eşşek de Şaştı Bekdaş da&hellip;&rdquo; başlıklı anılar, &ouml;zl&uuml; s&ouml;zler ve deyimler, kendi ve eşinin ailesine dair detaylar yer almaktadır.</span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">Seydişehir&rsquo;de bu ve benzeri tarzdaki &ccedil;alışmaların Belediyemizin K&uuml;lt&uuml;r M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; tarafından projelendirilip bir an evvel yayın hayatına kazandırılması Yerel Tarihimiz, dilimiz, folklorumuz y&ouml;n&uuml;yle &ouml;nem arz etmektedir. (Seyit Ahmet Erol ,&ldquo;Kalemimden Akan Anılar&rdquo; 13 Ekim 2020; Seyit Ahmet Erol ile 22.8.2021 tarihinde yapılan g&ouml;r&uuml;şme, Seydişehir Gazetesi,18 Nisan 1963,Yıl 1,Sayı 45)</span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:9.0pt">.</span></span></span></p>
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve toroslargazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.