Hakkı BALCI
Köşe Yazarı
Hakkı BALCI
 

KUŞ VE İNSAN

  - Seviyor, sevdiriyorlar... - Güven duyguları ilk günden oluşuyor, yada oluşmuyor... - Aidiyet duyguları eksiksiz... - Dokunma duyusu harikulade mest ediyorlar... - Küsüyorlar ama küs durmuyorlar... - Kıskanıyorlar, üzülüyorlar, öfkeleniyorlar ama kin tutmuyorlar... - İnat ediyorlar ama inat nedir bilmiyorlar... - Isırıyorlar ama aleni, arkadan asla değil... - Küfür edebiliyorlar ama bizden öğreniyorlar... - - Her yere işeyebiliyorlar çünkü fıtratları gereği yaşıyorlar... - Ekolojik dengenin bozguncusu değiller, hakkı olanı yiyor suyu okşayarak içiyorlar - Zararsız, doyumlu ve tatminkarlar... - Mazlum, muhtaç ve çaresizler...   🙈🙉🙊 - Ya biz! - Ya insan! - Ya insanın oğulları! - Sevmiyor, sevdirmiyor, sevilmeyi bekliyorlar... - Rab unutulmuş parayı-pulu, malı-mülkü, namı-makamı, yalan dünyayı ilah ilan edinmişler... - Dünyayı versen doymuyorlar... - İşine gelmeyeni; duymuyor, görmüyorlar... - Hiç kimse hiç kimseye güvenmiyor, herkes herkesten korkuyor ve herkesten kaçıyorlar... - Aidiyet duygusu işimiz bitene kadar... - Dokunma duygusu elektrik teli gibi, dokun da gör; en zayıf yerinden çarpıyorlar...- - Küsüyorlar küsmekle kalmayıp, kin tutuyorlar.. - Husumet besliyor, fırsat kolluyorlar, arkanı dönmeyegör ensenden ısırıyorlar... - Siyaseti inada bindirmişler  kuru  inatta yarış halindeler... - Utanma duygusunu kaybetmiş yalanı essah gibi söylüyorlar... - Birisi; 'eve gittim inadımdan zile basmadım sabaha kadar kapıda yattım...' derken diğeri; - - - - 'Seninki de inat mı? dişçiye gittim çürük dişimi inadından söylemedim 32'sini birden çekti...' - 3. kişi 'pööhhh sizinki de inat mı? Ben evleneli 5 yıl oldu iki çocuğun kimden olduğunu daha sormadım...' diyebiliyorlar.... - Kuşlar fıtratı gereği heryere işiyor, bunlar ahbeseynini temiz insanlara atıp, oraya buraya sıvarken; kendi ellerine yüzlerine bulaştırdıklarının farkına varmıyorlar... - Kuşlar ekolojik dengenin bireyleriyken; bunlar toplumsal ayrışmanın tetikçi fertleri olabiliyorlar... - Bunlar suyu üfleyerek içiyorlar ama deveyi hamudu ile görüyorlar... - İnsanın oğulları suçu; ebeveyne, sabi iken çiğ süt emzirtenlere yükleyip sütten çıkmış ak kaşık kesiyorlar... - Selektörümüz yok al birimizi vur ötekimize birimiz az birimiz çok insanız, insanın oğluyuz işte... HÜLASASI; Bugünkü yapısı ile dernek, cemaat, tarikat gurup, platform, oda, federasyon vesaire; kurumsal niteliği olan hiçbir yapılanmanın iliklerimize kadar hissettiğimiz, yaşayan bireysel ve toplumsal dejenerasyonu ortadan kaldıracağına asla inanmıyorum… Hatta iyileştirme bile sağlayamaz… Fertlerin birey olabilme gayretleri kurtuluşun tek reçetesidir… Zira kurumlara olan güven gittikçe azalmaktadır… Kişiler topluma faydalı işlerle iştigal eden, insani vasıflarını geliştirmiş, işinde başarılı , dürüst, saygılı, naif bir birey olabilmek için gayret sarf etmedikçe kurumlar da liyakatli kişilerden oluşmayacaktır… Liyakatsiz, ehliyetsiz yöneticilerden oluştan kurumlarında nitelikli bireyler yetiştirmesi beklenemez… Netice itibari ve anlık duygularla Rabbim hepimize hidayet versin de ekten başka da çare göremiyorum… GÜNÜN SÖZÜ YAZININ ÖZÜ… Birey olarak mutsusuz…Toplum olarak mutsusuz… Mutsuz bir bireylerden oluşan toplumla da ileri refah düzeyini gelişmişlik olgusuna ulaşmamızı hiç kimse beklemesin… 
Ekleme Tarihi: 13 Kasım 2021 - Cumartesi

KUŞ VE İNSAN

 

- Seviyor, sevdiriyorlar...

- Güven duyguları ilk günden oluşuyor, yada oluşmuyor...

- Aidiyet duyguları eksiksiz...

- Dokunma duyusu harikulade mest ediyorlar...

- Küsüyorlar ama küs durmuyorlar...

- Kıskanıyorlar, üzülüyorlar, öfkeleniyorlar ama kin tutmuyorlar...

- İnat ediyorlar ama inat nedir bilmiyorlar...

- Isırıyorlar ama aleni, arkadan asla değil...

- Küfür edebiliyorlar ama bizden öğreniyorlar... - - Her yere işeyebiliyorlar çünkü fıtratları gereği yaşıyorlar...

- Ekolojik dengenin bozguncusu değiller, hakkı olanı yiyor suyu okşayarak içiyorlar

- Zararsız, doyumlu ve tatminkarlar...

- Mazlum, muhtaç ve çaresizler...

  🙈🙉🙊

- Ya biz!

- Ya insan!

- Ya insanın oğulları!

- Sevmiyor, sevdirmiyor, sevilmeyi bekliyorlar...

- Rab unutulmuş parayı-pulu, malı-mülkü, namı-makamı, yalan dünyayı ilah ilan edinmişler...

- Dünyayı versen doymuyorlar...

- İşine gelmeyeni; duymuyor, görmüyorlar...

- Hiç kimse hiç kimseye güvenmiyor, herkes herkesten korkuyor ve herkesten kaçıyorlar...

- Aidiyet duygusu işimiz bitene kadar...

- Dokunma duygusu elektrik teli gibi, dokun da gör; en zayıf yerinden çarpıyorlar...-

- Küsüyorlar küsmekle kalmayıp, kin tutuyorlar..

- Husumet besliyor, fırsat kolluyorlar, arkanı dönmeyegör ensenden ısırıyorlar...

- Siyaseti inada bindirmişler  kuru  inatta yarış halindeler...

- Utanma duygusunu kaybetmiş yalanı essah gibi söylüyorlar...

- Birisi; 'eve gittim inadımdan zile basmadım sabaha kadar kapıda yattım...' derken diğeri; - - - - 'Seninki de inat mı? dişçiye gittim çürük dişimi inadından söylemedim 32'sini birden çekti...'

- 3. kişi 'pööhhh sizinki de inat mı? Ben evleneli 5 yıl oldu iki çocuğun kimden olduğunu daha sormadım...' diyebiliyorlar....

- Kuşlar fıtratı gereği heryere işiyor, bunlar ahbeseynini temiz insanlara atıp, oraya buraya sıvarken; kendi ellerine yüzlerine bulaştırdıklarının farkına varmıyorlar...

- Kuşlar ekolojik dengenin bireyleriyken; bunlar toplumsal ayrışmanın tetikçi fertleri olabiliyorlar...

- Bunlar suyu üfleyerek içiyorlar ama deveyi hamudu ile görüyorlar...

- İnsanın oğulları suçu; ebeveyne, sabi iken çiğ süt emzirtenlere yükleyip sütten çıkmış ak kaşık kesiyorlar...

- Selektörümüz yok al birimizi vur ötekimize birimiz az birimiz çok insanız, insanın oğluyuz işte...

HÜLASASI;

Bugünkü yapısı ile dernek, cemaat, tarikat gurup, platform, oda, federasyon vesaire; kurumsal niteliği olan hiçbir yapılanmanın iliklerimize kadar hissettiğimiz, yaşayan bireysel ve toplumsal dejenerasyonu ortadan kaldıracağına asla inanmıyorum… Hatta iyileştirme bile sağlayamaz…

Fertlerin birey olabilme gayretleri kurtuluşun tek reçetesidir… Zira kurumlara olan güven gittikçe azalmaktadır… Kişiler topluma faydalı işlerle iştigal eden, insani vasıflarını geliştirmiş, işinde başarılı , dürüst, saygılı, naif bir birey olabilmek için gayret sarf etmedikçe kurumlar da liyakatli kişilerden oluşmayacaktır…

Liyakatsiz, ehliyetsiz yöneticilerden oluştan kurumlarında nitelikli bireyler yetiştirmesi beklenemez…

Netice itibari ve anlık duygularla Rabbim hepimize hidayet versin de

ekten başka da çare göremiyorum…

GÜNÜN SÖZÜ YAZININ ÖZÜ…

Birey olarak mutsusuz…Toplum olarak mutsusuz… Mutsuz bir bireylerden oluşan toplumla da ileri refah düzeyini gelişmişlik olgusuna ulaşmamızı hiç kimse beklemesin… 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve toroslargazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.