AKLIN YOLU BİR: SEYDİŞEHİR YOLLARI VE KAYIP YILLAR
AKLIN YOLU BİR: SEYDİŞEHİR YOLLARI VE KAYIP YILLAR
Ali Saylam Köşe Yazısı
Ali Saylam Köşe Yazısı
Seydişehir yolları konusunda mütevazı olmayacağım. Bu coğrafyanın güzergâhlarını iyi bilirim. Sadece direksiyon başında değil; tarihini okuyarak, dinleyerek ve araştırarak öğrendim. Özellikle değirmenlikli Ali Sümbül amcamızdan dinlediğim hatıralar, bana bugünkü yolların dününü anlamayı öğretti.
Bugün kullandığımız Konya-Seydişehir-Antalya Yolu 1961 yılından bu yana İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan en önemli hatlardan biri. Rezebeli’nden geçip İbradı üzerinden Antalya’ya ulaşması planlanan bu güzergâhın kökleri ise çok daha eskiye, Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. Yolun ilk planlamasının II. Abdülhamid dönemine dayandığını biliyoruz.
Yani mesele sadece asfalt değil; tarih, strateji ve devlet aklı meselesidir.
Ancak yıllar içinde bu güzergâh üzerinde yapılan değişiklikler, projeden çıkarılan bölümler ve siyasi tercihler, yolun doğal akışını bozdu.
İbradı hattı yerine Akseki üzerinden şekillenen yeni yapı, belki bazı bölgeleri memnun etti ama uzun vadede plan bütünlüğünü zedeledi.
Konya Seydişehir Sahil yolu bir dönem “birinci sınıf NATO yolu” olarak da anıldı. Çünkü en kısa ve en stratejik geçiş hattıydı. Üzerinde yapımı yıllarca süren Alacabel Tüneli yer aldı. Ardından etüt ve keşifleri tamamlanan Tınaztepe Tüneli (Susuz Tüneli) gündeme geldi. Yolun tamamının duble ve birinci sınıf standarda kavuşması halinde, alternatif yollara ihtiyaç kalmadan güvenli ve hızlı bir ulaşım sağlanacaktı.
Fakat ne oldu?
Bir yandan Konya-Hadim-Taşkent-Gazipaşa hattı gündeme alındı, diğer yandan Konya-Beyşehir-Antalya yolu devreye sokuldu. Son yıllarda özellikle Derebucak bölgesinde yaşanan su baskınları nedeniyle yolun günlerce trafiğe kapatılması, planlamadaki eksikliği gözler önüne serdi. Demek ki sadece yol yapmak yetmiyor; doğru yerden, doğru projeyle yapmak gerekiyor.
Gelelim demiryolu meselesine…
Konya-Seydişehir-Antalya tren hattı için ÇED raporları tamamlandı, zemin etütleri yapıldı, güzergâh belirlendi ve proje ihale aşamasına kadar getirildi. Hatta yük taşımacılığına da hizmet verecek şekilde planlandı. Ancak yıllardır programa alınması gerekirken, bir türlü ihaleye çıkarılmadı. Buna karşılık Burdur ve Karaman taraflarının baskısıyla hattın farklı yönlere kaydırılmak istendiğini duyuyoruz.
Şimdi soruyorum:
Alternatif yollara harcanan onca kaynağın bir bölümü, yıllardır sürüncemede kalan Konya-Seydişehir-Antalya hızlı tren hattına aktarılsaydı daha akılcı olmaz mıydı? Daha ulusal, daha stratejik bir planlama yapılmış olmaz mıydı?
Geçmişte bu ülkede yapılan hatalı yatırımları hep eleştirdik. Yol var araç yok, havaalanı var uçak yok dedik. Devletin parasının heba edilmesine karşı çıktık. Bugün de aynı ilkeden bakmak zorundayız. Devletin parasını boşa harcamaya kimsenin hakkı yok.
Eğer Konya-Seydişehir-Antalya hattı zamanında bitirilmiş, tünelleriyle birlikte tam kapasite devreye alınmış ve hızlı tren de eklenmiş olsaydı; bugün hem ticaret hem turizm hem de lojistik anlamında çok farklı bir noktada olabilirdik.
Unutmayalım ki aklın yolu birdir.
Yatırım; siyasi değil, stratejik olmalıdır.
Güzergâh; günü kurtarmak için değil, geleceği kurmak için belirlenmelidir.
Ve Seydişehir; bu ülkenin kenarında değil, tam ortasında bir kavşaktır.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.