ÖĞRETMENLER KILIK VE KIYAFETLERİYLE DE ÖRNEK OLMALI

Türkiye (STG) - SEYDİŞEHİR TOROSLAR GAZETESİ | 01.10.2026 - 09:16, Güncelleme: 01.10.2026 - 09:16
 

ÖĞRETMENLER KILIK VE KIYAFETLERİYLE DE ÖRNEK OLMALI

ÖĞRETMENLER KILIK VE KIYAFETLERİYLE DE ÖRNEK OLMALI

Geçtiğimiz yıllarda yaşadığım bir olayı hatırlıyorum. Bir öğrenci, okula hoş olmayan bir kıyafetle gelmişti. Öğretmeni de öğrencisine, “Bu kıyafet ne?” diye sormuştu. Öğrencinin verdiği cevap ise öğretmeni bir hayli şaşırtmıştı: “Hocam, sizin kıyafetiniz ne?” Bu cevap üzerine sınıfta hoş olmayan bir durum yaşanmıştı. Bugün bu olayı neden hatırladım? Çünkü öğretmenlerin kılık ve kıyafetlerinin serbest olması zaman zaman farklı görüntüleri de beraberinde getiriyor. Elbette öğretmenlerimizin takım elbise giymesi, kravat takması veya belirli bir kıyafet içerisinde olması gerektiğini söylemiyorum. Kılık ve kıyafet konusunda bir serbestlik olabilir. Buna saygı duymak gerekir. Ancak serbestlik, özensizlik anlamına gelmemeli. Öğretmen, öğrencinin karşısına çıktığında sadece ders anlatan kişi değildir. Aynı zamanda öğrencisinin gözünde bir örnektir. Konuşmasıyla, davranışlarıyla, duruşuyla ve elbette kılık ve kıyafetiyle de öğrencisine bir şeyler öğretir. Bugün bazı öğretmenlerimizi görüyoruz; sakal bırakıyor, saçını uzatıyor, bağlayabiliyor, kot pantolon giyebiliyor. Bunların hiçbirisi tek başına sorun değildir. Ancak sakal bırakılıyorsa bakımlı olmalı, saç uzatılıyorsa temiz ve düzenli olmalı, giyim tercihinde bulunuluyorsa okul ortamına yakışan bir özen gösterilmelidir. Çünkü öğretmenin karşısında da gençler var. Öğrenciye “Okula böyle gelme” dediğiniz zaman, öğrencinin size dönüp “Peki hocam, siz neden böyle geliyorsunuz?” deme ihtimalini de düşünmek gerekiyor. Öğretmen, önce kendisi örnek olmalı ki öğrencisinden de örnek bir davranış bekleyebilsin. Mesele kravat takmak, takım elbise giymek veya tek tip kıyafet giymek değil. Mesele temizlik, düzen, özen ve temsil meselesidir. Kılık ve kıyafet serbest olabilir. Ama öğretmenlik mesleğinin bir ağırlığı, bir itibarı ve öğrenciler üzerinde bıraktığı bir etkisi vardır. Bir öğretmen sınıfa girdiğinde öğrencilerinin gözünde “öğretmen” olduğunu hissettirmelidir. Çünkü öğretmen sadece anlattığı dersle değil, hal ve hareketleriyle de eğitim verir. Serbestlik olsun… Ama bu serbestliğin yanında özen de olsun. Öğretmenlerimiz öğrencilerine her konuda olduğu gibi, kılık ve kıyafet konusunda da güzel birer örnek olsun.
ÖĞRETMENLER KILIK VE KIYAFETLERİYLE DE ÖRNEK OLMALI


Geçtiğimiz yıllarda yaşadığım bir olayı hatırlıyorum.
Bir öğrenci, okula hoş olmayan bir kıyafetle gelmişti. Öğretmeni de öğrencisine, “Bu kıyafet ne?” diye sormuştu. Öğrencinin verdiği cevap ise öğretmeni bir hayli şaşırtmıştı:
“Hocam, sizin kıyafetiniz ne?”
Bu cevap üzerine sınıfta hoş olmayan bir durum yaşanmıştı.
Bugün bu olayı neden hatırladım?
Çünkü öğretmenlerin kılık ve kıyafetlerinin serbest olması zaman zaman farklı görüntüleri de beraberinde getiriyor.
Elbette öğretmenlerimizin takım elbise giymesi, kravat takması veya belirli bir kıyafet içerisinde olması gerektiğini söylemiyorum. Kılık ve kıyafet konusunda bir serbestlik olabilir. Buna saygı duymak gerekir.
Ancak serbestlik, özensizlik anlamına gelmemeli.
Öğretmen, öğrencinin karşısına çıktığında sadece ders anlatan kişi değildir. Aynı zamanda öğrencisinin gözünde bir örnektir. Konuşmasıyla, davranışlarıyla, duruşuyla ve elbette kılık ve kıyafetiyle de öğrencisine bir şeyler öğretir.
Bugün bazı öğretmenlerimizi görüyoruz; sakal bırakıyor, saçını uzatıyor, bağlayabiliyor, kot pantolon giyebiliyor. Bunların hiçbirisi tek başına sorun değildir. Ancak sakal bırakılıyorsa bakımlı olmalı, saç uzatılıyorsa temiz ve düzenli olmalı, giyim tercihinde bulunuluyorsa okul ortamına yakışan bir özen gösterilmelidir.
Çünkü öğretmenin karşısında da gençler var.
Öğrenciye “Okula böyle gelme” dediğiniz zaman, öğrencinin size dönüp “Peki hocam, siz neden böyle geliyorsunuz?” deme ihtimalini de düşünmek gerekiyor.
Öğretmen, önce kendisi örnek olmalı ki öğrencisinden de örnek bir davranış bekleyebilsin.
Mesele kravat takmak, takım elbise giymek veya tek tip kıyafet giymek değil.
Mesele temizlik, düzen, özen ve temsil meselesidir.
Kılık ve kıyafet serbest olabilir. Ama öğretmenlik mesleğinin bir ağırlığı, bir itibarı ve öğrenciler üzerinde bıraktığı bir etkisi vardır.
Bir öğretmen sınıfa girdiğinde öğrencilerinin gözünde “öğretmen” olduğunu hissettirmelidir.
Çünkü öğretmen sadece anlattığı dersle değil, hal ve hareketleriyle de eğitim verir.
Serbestlik olsun…
Ama bu serbestliğin yanında özen de olsun.
Öğretmenlerimiz öğrencilerine her konuda olduğu gibi, kılık ve kıyafet konusunda da güzel birer örnek olsun.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve toroslargazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.