Güncel (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 13.08.2021 - 02:06, Güncelleme: 13.08.2021 - 02:06

Kadı Abdurrahman Paşa ve Seydişehir (1747-1808)

 

Kadı Abdurrahman Paşa ve Seydişehir (1747-1808)

Tarihçi Ercan Arslan'ın Yazısı
Kadı Abdurrahman Paşa 1747’de İbradı’da doğmuştur. Tarihlerimizde Kadı Paşa namiyle bilenen Kadı Abdurrahman Paşa Şeyhülislam Minkarizade ahfadından Şeyh Mehmet Efendi’nin oğludur. Sülale Türkistan’dan göç ederek Musul yakınlarındaki Minkar köyünde ikamet ettiği bir zamanda Yavuz Sultan Selim Hanın Mısır Seferi(1516) esnasında devlet ricaliyle tanışmıştır. Seferde gösterdikleri yararlılık nedeniyle bu Türkmen aileye, Teke Sancağı dâhilinde kışlak ve yaylak verilmiş, onlar da havası ile latif bulunan İbradı’yı kendilerine daimi yurt seçmişlerdir. III.Selim devrinde (1789-1807) Bozkır Kazasının merkezi konumundaki Sırıstat kasabasında bulunan gümüş ve simli kurşun madeninin Emini İbradılı Ali Efendi idi (Eski devirlerde Sancakları olması itibariyle İbradılılara, taşrada Alaiyeliler de denildiğinden , bu aile sehven Alaiye kökenli zannedilmiştir). Zamanla kaza ahalisi ile arasında husumet oluşan Ali Efendi eşkıya güruhu tarafından katledilerek malı da yağmalanır. Bu esnada Kayseriye Kadısı bulunan Abdurrahman Efendi, amcasının başına gelenleri haber alır ve çok müteessir olur. Payitahta müracaat ederek katillerin kaydının görülmesini talep eder. Kendisi de Seydişehir’e gelerek buraya yerleşir ve asker toplamaya başlar. Beklediği izin 1801 Ağustosunda kendisine verilen Kadı Abdurrahman Seydişehir, Beyşehir havalisinden iki bin kadar asker toplayarak, Altıparmak eşkıyasının (Altıparmak Halim, Bozkır şeyhinin bölük başılarından Nakiboğlu Abdurrahman, Mehmed ve Alemdar Ali, Ahmed, Benli Hasan, Çakal Ahmed ve Hüseyin) üzerine yürür. Amcası merhumun katillerinin izini sürerek pek çoğunu dilediğince tepelemeye muvaffak olur. Neticeyi İstanbul’a bildirir. Hizmeti mükafatlandırılmaya münasip bulunarak Mirimiranlık (Paşa) rütbesiyle önce Alaiye ve İçil Sancaklarına, sonra da Sivas Mutasarrıflığına görevlendirilir.1803 yılında (1217-Zilhicce) Vezirlik rütbesiyle Konya Valiliğine atanır. Daha önceden Konya’da da kadılık yaptığından şehir halkı kendisini yakinen tanımaktadır. Kadı Abdurrahman Paşa’nın oğlu Abdullah’a ise babasının önceki görevleri tevcih edilir. Kadı Abdurrahman Paşa yaklaşık beş yıl Konya’da Valilik yapmıştır. Görev süresince başarılı icraatlarda bulunmuş, Nizam-ı Cedit askeri yazdırmak hususunda gayret göstermiştir (Onu Konya’ya sokmak istemeyen Koç Bekir Ağa ile arasındaki müsademe şair Şem’î’nin bir şiirine konu olmuştur. Bekir Ağa’nın mezarı Alibey Hüyüğündedir).  Daha sonra terfi ederek Anadolu Valiliğine getirilen Abdurrahman Paşa, Rumeli’deki ıslahat hareketinde de görev alır. Yeniçeriler tarafından sevilmeyen bir kimse olan Paşa, Alemdar Vakasından sonra Anadolu’ya geçerek İbradıdaki oğlu Abdullah Paşa’nın yanına sığınır. Hakkında II.Mahmut’a jurnaller yapan Yeniçeriler padişahtan, Paşa’nın katli için ferman almayı başarırlar. Zamanın Teke Sancağı Mütesellimi, esasen Paşaya yakınlığıyla bilinen Kapıcıbaşı Hacı Mehmet Ağa bu işle görevlendirilir. Kadı Abdurrahman Paşa girilen müsademe neticesinde İbradı’da yakalanarak idam edilir (27 Aralık1808).Kesik başı İstanbul’a gönderilir. 29 Ocak 1809’da Ortakapı’da teşhir edilir. Osmanlı Döneminde Konya’da İbradılı üç vali görev yapmıştır. Bunların ilki Kadı Abdurrahman Paşa, ikincisi Kadı Abdurrahman Paşa’nın büyük kızı Nefise Hanım’dan torunu olan Süruri Ali Paşa (1827-1890), üçüncüsü ise Damat Ferit kabinesinde bir müddet Dâhiliye nazırlığını yapan Cemal Bey (Artin Cemal 1862-1939)’dir. Cemal Bey, 28 Kasım 1918-7 Mart 1919 ve 24 Nisan 1919- 25 Eylül 1919 tarihleri arasında iki defa Konya valiliği yapmıştır. Seydişehir Kuvayı Milliyecilerinin önde gelen ismi İbradılı Sabitzade Mustafa Efendi oğlu Avukat Ahmet Raşid Duranoğlu ve Seydişehir Eski Belediye Başkanlarından Ali Kemal Duranoğlu Aileleri, Kadı Abdurrahman Paşa ile aynı sülaledendir. Selanik doğumlu gazeteci yazar Fazlı Necip’in (1864-1932) Kadı Abdurrahman Paşa ve ailesini anlattığı üç ciltlik “Dehşetler İçinde” adlı romanı mevcuttur. (BOA.C.DH.130/6455; M.Ferid , “Kadı Paşa ve Konya Hadisesi” Kervan, Sene 1,Sayı 3, sayfa 3-4, 1 Nisan 1929; Georg Oğulukyan’ın Ruznamesi 1806-1810 İsyanları, Tercüme ve Notlar Hrand D. Andreasyan, İstanbul Üniversitesi Ed.Fak.Yay.No.1702, İstanbul 1972; Muzaffer Erdoğan “Kadı Abdurrahman Paşa Hayatı ve İcraatı”, Konya Halkevi Dergisi, S. 67-68-69-70-71-72 ,Konya 1944; Ali Işık, “Koç Bekir Ağa ve Konya Hadisesi”, Merhaba Akademik Sayfalar, Cilt 19,S.46-47,2-9 Aralık 2020)
Tarihçi Ercan Arslan'ın Yazısı

Kadı Abdurrahman Paşa 1747’de İbradı’da doğmuştur. Tarihlerimizde Kadı Paşa namiyle bilenen Kadı Abdurrahman Paşa Şeyhülislam Minkarizade ahfadından Şeyh Mehmet Efendi’nin oğludur. Sülale Türkistan’dan göç ederek Musul yakınlarındaki Minkar köyünde ikamet ettiği bir zamanda Yavuz Sultan Selim Hanın Mısır Seferi(1516) esnasında devlet ricaliyle tanışmıştır. Seferde gösterdikleri yararlılık nedeniyle bu Türkmen aileye, Teke Sancağı dâhilinde kışlak ve yaylak verilmiş, onlar da havası ile latif bulunan İbradı’yı kendilerine daimi yurt seçmişlerdir.

III.Selim devrinde (1789-1807) Bozkır Kazasının merkezi konumundaki Sırıstat kasabasında bulunan gümüş ve simli kurşun madeninin Emini İbradılı Ali Efendi idi (Eski devirlerde Sancakları olması itibariyle İbradılılara, taşrada Alaiyeliler de denildiğinden , bu aile sehven Alaiye kökenli zannedilmiştir). Zamanla kaza ahalisi ile arasında husumet oluşan Ali Efendi eşkıya güruhu tarafından katledilerek malı da yağmalanır. Bu esnada Kayseriye Kadısı bulunan Abdurrahman Efendi, amcasının başına gelenleri haber alır ve çok müteessir olur. Payitahta müracaat ederek katillerin kaydının görülmesini talep eder. Kendisi de Seydişehir’e gelerek buraya yerleşir ve asker toplamaya başlar. Beklediği izin 1801 Ağustosunda kendisine verilen Kadı Abdurrahman Seydişehir, Beyşehir havalisinden iki bin kadar asker toplayarak, Altıparmak eşkıyasının (Altıparmak Halim, Bozkır şeyhinin bölük başılarından Nakiboğlu Abdurrahman, Mehmed ve Alemdar Ali, Ahmed, Benli Hasan, Çakal Ahmed ve Hüseyin) üzerine yürür. Amcası merhumun katillerinin izini sürerek pek çoğunu dilediğince tepelemeye muvaffak olur. Neticeyi İstanbul’a bildirir. Hizmeti mükafatlandırılmaya münasip bulunarak Mirimiranlık (Paşa) rütbesiyle önce Alaiye ve İçil Sancaklarına, sonra da Sivas Mutasarrıflığına görevlendirilir.1803 yılında (1217-Zilhicce) Vezirlik rütbesiyle Konya Valiliğine atanır. Daha önceden Konya’da da kadılık yaptığından şehir halkı kendisini yakinen tanımaktadır. Kadı Abdurrahman Paşa’nın oğlu Abdullah’a ise babasının önceki görevleri tevcih edilir. Kadı Abdurrahman Paşa yaklaşık beş yıl Konya’da Valilik yapmıştır. Görev süresince başarılı icraatlarda bulunmuş, Nizam-ı Cedit askeri yazdırmak hususunda gayret göstermiştir (Onu Konya’ya sokmak istemeyen Koç Bekir Ağa ile arasındaki müsademe şair Şem’î’nin bir şiirine konu olmuştur. Bekir Ağa’nın mezarı Alibey Hüyüğündedir).  Daha sonra terfi ederek Anadolu Valiliğine getirilen Abdurrahman Paşa, Rumeli’deki ıslahat hareketinde de görev alır. Yeniçeriler tarafından sevilmeyen bir kimse olan Paşa, Alemdar Vakasından sonra Anadolu’ya geçerek İbradıdaki oğlu Abdullah Paşa’nın yanına sığınır. Hakkında II.Mahmut’a jurnaller yapan Yeniçeriler padişahtan, Paşa’nın katli için ferman almayı başarırlar. Zamanın Teke Sancağı Mütesellimi, esasen Paşaya yakınlığıyla bilinen Kapıcıbaşı Hacı Mehmet Ağa bu işle görevlendirilir. Kadı Abdurrahman Paşa girilen müsademe neticesinde İbradı’da yakalanarak idam edilir (27 Aralık1808).Kesik başı İstanbul’a gönderilir. 29 Ocak 1809’da Ortakapı’da teşhir edilir.

Osmanlı Döneminde Konya’da İbradılı üç vali görev yapmıştır. Bunların ilki Kadı Abdurrahman Paşa, ikincisi Kadı Abdurrahman Paşa’nın büyük kızı Nefise Hanım’dan torunu olan Süruri Ali Paşa (1827-1890), üçüncüsü ise Damat Ferit kabinesinde bir müddet Dâhiliye nazırlığını yapan Cemal Bey (Artin Cemal 1862-1939)’dir. Cemal Bey, 28 Kasım 1918-7 Mart 1919 ve 24 Nisan 1919- 25 Eylül 1919 tarihleri arasında iki defa Konya valiliği yapmıştır. Seydişehir Kuvayı Milliyecilerinin önde gelen ismi İbradılı Sabitzade Mustafa Efendi oğlu Avukat Ahmet Raşid Duranoğlu ve Seydişehir Eski Belediye Başkanlarından Ali Kemal Duranoğlu Aileleri, Kadı Abdurrahman Paşa ile aynı sülaledendir. Selanik doğumlu gazeteci yazar Fazlı Necip’in (1864-1932) Kadı Abdurrahman Paşa ve ailesini anlattığı üç ciltlik “Dehşetler İçinde” adlı romanı mevcuttur. (BOA.C.DH.130/6455; M.Ferid , “Kadı Paşa ve Konya Hadisesi” Kervan, Sene 1,Sayı 3, sayfa 3-4, 1 Nisan 1929; Georg Oğulukyan’ın Ruznamesi 1806-1810 İsyanları, Tercüme ve Notlar Hrand D. Andreasyan, İstanbul Üniversitesi Ed.Fak.Yay.No.1702, İstanbul 1972; Muzaffer Erdoğan “Kadı Abdurrahman Paşa Hayatı ve İcraatı”, Konya Halkevi Dergisi, S. 67-68-69-70-71-72 ,Konya 1944; Ali Işık, “Koç Bekir Ağa ve Konya Hadisesi”, Merhaba Akademik Sayfalar, Cilt 19,S.46-47,2-9 Aralık 2020)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve toroslargazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.