Kadir YILDIZ
Köşe Yazarı
Kadir YILDIZ
 

Türkiye'de İhanet Safları

    Türkiye’de ihanet Safları   Türk toplumu Osmanlı’nın sön dönemi ve Kurtuluş Savaşı sırasında yok olma, tarih den silinme ile karşı karşıya gelmişdi çünkü Cumhuriyetin ilanından sonra 1927 yılında yapılan nüfus sayımın da toplam 13 Milyon 648 bin kişi  yaşıyordu. Bu nüfus ile yeni Türk Devletinin çok da yapacak bir şeyi yoktu çünkü işgücü azalmıştı, sermaye yoktu, sanayi yoktu, üretim yok denecek kadar azdı, topraklar yeterince ekilemiyor ve kullanılamıyordu.   Doğal olarak devlet yok olma tehlikesini gördükten sonra kendi içine dönmüş ve yeni bir yapılanma dönemine geçmeye çalışıyordu. Devletin başı tek olduğu için çok ciddi ilerlemeler kısa süre de görüldü hatta ilk uçak fabrikası Atatürk zamanın da 1931 yılında Kayseri’de açılmış ve uçak üretimi yapılmıştır hatta bundan önce 1926 yılında Eskişehir’de ilk uçak bakım-onarım atölye açılmışdı.   Yeni kurulan cumhuriyet şu gerçeği de görmüştü, Osmanlı’nın son dönemi vatan hainlerini ve Kurtuluş Savaşına destek vermeyen, pasif kalarak düşmana yardım edenleri de gayet iyi anlamışlardı. Bu hainler sırtlarına yabancılara dayamış, İngiltere’sinden, Ermenistan’nına, İran’dan Rusya’ya,Yunanistan’dan Fransa’ya kadar onlarca ülkeye hizmet ederek vatana ihanet ediyorlardı. Kimileri ihaneti gönüllü yapıyor, kimisi ihaneti bir bedel karşılığın da yapıyor, kimisi tarihi kökenlerinden büyük bir heyacanla yapıyordu. Hatta Lozan görüşmelerine katılan ekipden birinin İngilizlere çalışan bir ajan olduğu ortaya bile çıkmışdı.   Bu gerçekleri bilen yeni cumhuriyet önce kendi içinde bunları temizlemeye çalışdı, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine temizlik harekatı başlattılar fakat öyle köklü bir ihanet vardı ki ta devletin kılcallarına kadar işlemişti. Kısmen de olsa bir parça ihanet zincirini kırdılar ama bu tarihi köklü ihaneti kazımak mümkün olmayacaktı. Çünkü ihanet yuvaları da boş durmadı uyku moduna geçti.   Çok partili hayata geçildikten sonra yeni bir dönem başladı, İhanet odakları uyku modundan çıktı ve siyasi ortama girerek ortak bir saf belirlediler,  tabi unutmadan yabancı sermaye ile anlaşarak da Türk Sanayisinin temeline ortak oldular hatta belirleyen oldular ve  iki adım daha öne geçtiler. Aynı şekilde medyayı yabancı sermaye yardımı ile geçirdiler, sonra yüzlerce vakıf kurdular, okullar açtılar, yüzlerce dernek kurdular, …. Tabi bunların hiç biri tesadüf değildi.   Artık her yerde onlardan vardı, tüm safları tamamlamışlardı ve hazırdılar. Onlar her zaman insan sevgisinden bahsettiler, hayvan sevgisinden bahsettiler, doğa sevgisinden bahsettiler, medeniyet den bahsettiler ve kendilerini çok iyi gizlediler.   Bu vatan haini zevat ne kadar kendini gizlerse gizlesin, Türkiye’de yaşanan olaylar karşısında gayri-ihtiyari verdikleri refleksler onları açığa çıkardı ve suyun üzerindeki yağ gibi sırıtıyorlar ama garip olan artık bu düşmanlıklarını açık da yapmak istiyorlar, kıytırık kıytırık cümleler kursalar da ortaya çıkıp hainliklerini yüksek sesle bağırmak istiyorlar çünkü kendilerini hazır hissediyorlar ve onlar hiçbir zaman bu ülkeyi sevmediler ve benimsemediler ayrıca büyük bir çoğunluğunun da ikinci bir ülkede vatandaşlığı var.   Afrin operasyonun daki tepkilere bakarsak, hem dışardan hem içerden aynı karşı cümleyi kuruyor ve kullanıyorlar ve bunlar asla tesadüf değildir.   Afrin operasyonu her açıdan bir kırılma noktası oldu, Türkiye içinde dost ve düşman safları gerçek manada ortaya çıktı, Türkiye dışında yine aynı şekilde bilinse bile adamlar kendilerini tam olarak ortaya koydular ve bas bas bağırıyorlar, Türk milleti için ise bir özgüven tazeleme, gerçek kimliğine kavuşmanın ilk adımı oldu…..Yani Afrin Operasyonu operasyondan çok daha fazlasını ifade ediyor.   Önümüzdeki günler de bu hainlikler hem dışardan hem de içerden artacak çünkü Türk Devleti Suriye’de operasyonlarına devam edecek, her an her şey olabilecekmiş gibi dikkatli olmak her Türk Vatandaşının mecburi görevi. Amerikan Devleti son kozlarını çok ağır kullanacaktır çünkü devlet olarak uzatmaları oynuyorlar ve sonlarının yaklaştığını acı acı görüyorlar tüm bu acımasız saldırılarının sebebi budur. (Ünlü tarih ve devlet adamı İbn-i Haldun, devletlerin ortalama ömrünün 100 yıl olduğunu söyler ve bunu geçen ancak Osmanlı Devleti olmuş du. Amerika’yı siz hesaplayın )   15 Temmuz’da halkın sokağa çıkması,  hainlerin, münafıkların, düşmanların, şeytanların bile tüm hesaplarını Allah (CC)’ın izni ile bozdu, tüm sosyolojik ve istatistik bilgileri ters-yüz etti, gerçek erdemli, imanlı vatanseverlerin saflarını tazeledi ve yeni bir ruh kazandırdı.   Bu ruh Çanakkale Geçilmez, ruhudur, Yedi düvel ve köleleri saldırsa da boşa çıkacaktır. Ama şu soru önemlidir; Hain doğulur mu yoksa hain olunur mu? Benim kanaatim, sonra dan hain olanların az olduğudur yani hani doğulur…..   Kadir YILDIZ
Ekleme Tarihi: 13 Kasım 2021 - Cumartesi

Türkiye'de İhanet Safları

 

 

Türkiye’de ihanet Safları

 

Türk toplumu Osmanlı’nın sön dönemi ve Kurtuluş Savaşı sırasında yok olma, tarih den silinme ile karşı karşıya gelmişdi çünkü Cumhuriyetin ilanından sonra 1927 yılında yapılan nüfus sayımın da toplam 13 Milyon 648 bin kişi  yaşıyordu. Bu nüfus ile yeni Türk Devletinin çok da yapacak bir şeyi yoktu çünkü işgücü azalmıştı, sermaye yoktu, sanayi yoktu, üretim yok denecek kadar azdı, topraklar yeterince ekilemiyor ve kullanılamıyordu.

 

Doğal olarak devlet yok olma tehlikesini gördükten sonra kendi içine dönmüş ve yeni bir yapılanma dönemine geçmeye çalışıyordu. Devletin başı tek olduğu için çok ciddi ilerlemeler kısa süre de görüldü hatta ilk uçak fabrikası Atatürk zamanın da 1931 yılında Kayseri’de açılmış ve uçak üretimi yapılmıştır hatta bundan önce 1926 yılında Eskişehir’de ilk uçak bakım-onarım atölye açılmışdı.

 

Yeni kurulan cumhuriyet şu gerçeği de görmüştü, Osmanlı’nın son dönemi vatan hainlerini ve Kurtuluş Savaşına destek vermeyen, pasif kalarak düşmana yardım edenleri de gayet iyi anlamışlardı. Bu hainler sırtlarına yabancılara dayamış, İngiltere’sinden, Ermenistan’nına, İran’dan Rusya’ya,Yunanistan’dan Fransa’ya kadar onlarca ülkeye hizmet ederek vatana ihanet ediyorlardı. Kimileri ihaneti gönüllü yapıyor, kimisi ihaneti bir bedel karşılığın da yapıyor, kimisi tarihi kökenlerinden büyük bir heyacanla yapıyordu. Hatta Lozan görüşmelerine katılan ekipden birinin İngilizlere çalışan bir ajan olduğu ortaya bile çıkmışdı.

 

Bu gerçekleri bilen yeni cumhuriyet önce kendi içinde bunları temizlemeye çalışdı, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine temizlik harekatı başlattılar fakat öyle köklü bir ihanet vardı ki ta devletin kılcallarına kadar işlemişti. Kısmen de olsa bir parça ihanet zincirini kırdılar ama bu tarihi köklü ihaneti kazımak mümkün olmayacaktı. Çünkü ihanet yuvaları da boş durmadı uyku moduna geçti.

 

Çok partili hayata geçildikten sonra yeni bir dönem başladı, İhanet odakları uyku modundan çıktı ve siyasi ortama girerek ortak bir saf belirlediler,  tabi unutmadan yabancı sermaye ile anlaşarak da Türk Sanayisinin temeline ortak oldular hatta belirleyen oldular ve  iki adım daha öne geçtiler. Aynı şekilde medyayı yabancı sermaye yardımı ile geçirdiler, sonra yüzlerce vakıf kurdular, okullar açtılar, yüzlerce dernek kurdular, …. Tabi bunların hiç biri tesadüf değildi.

 

Artık her yerde onlardan vardı, tüm safları tamamlamışlardı ve hazırdılar. Onlar her zaman insan sevgisinden bahsettiler, hayvan sevgisinden bahsettiler, doğa sevgisinden bahsettiler, medeniyet den bahsettiler ve kendilerini çok iyi gizlediler.

 

Bu vatan haini zevat ne kadar kendini gizlerse gizlesin, Türkiye’de yaşanan olaylar karşısında gayri-ihtiyari verdikleri refleksler onları açığa çıkardı ve suyun üzerindeki yağ gibi sırıtıyorlar ama garip olan artık bu düşmanlıklarını açık da yapmak istiyorlar, kıytırık kıytırık cümleler kursalar da ortaya çıkıp hainliklerini yüksek sesle bağırmak istiyorlar çünkü kendilerini hazır hissediyorlar ve onlar hiçbir zaman bu ülkeyi sevmediler ve benimsemediler ayrıca büyük bir çoğunluğunun da ikinci bir ülkede vatandaşlığı var.

 

Afrin operasyonun daki tepkilere bakarsak, hem dışardan hem içerden aynı karşı cümleyi kuruyor ve kullanıyorlar ve bunlar asla tesadüf değildir.

 

Afrin operasyonu her açıdan bir kırılma noktası oldu, Türkiye içinde dost ve düşman safları gerçek manada ortaya çıktı, Türkiye dışında yine aynı şekilde bilinse bile adamlar kendilerini tam olarak ortaya koydular ve bas bas bağırıyorlar, Türk milleti için ise bir özgüven tazeleme, gerçek kimliğine kavuşmanın ilk adımı oldu…..Yani Afrin Operasyonu operasyondan çok daha fazlasını ifade ediyor.

 

Önümüzdeki günler de bu hainlikler hem dışardan hem de içerden artacak çünkü Türk Devleti Suriye’de operasyonlarına devam edecek, her an her şey olabilecekmiş gibi dikkatli olmak her Türk Vatandaşının mecburi görevi. Amerikan Devleti son kozlarını çok ağır kullanacaktır çünkü devlet olarak uzatmaları oynuyorlar ve sonlarının yaklaştığını acı acı görüyorlar tüm bu acımasız saldırılarının sebebi budur. (Ünlü tarih ve devlet adamı İbn-i Haldun, devletlerin ortalama ömrünün 100 yıl olduğunu söyler ve bunu geçen ancak Osmanlı Devleti olmuş du. Amerika’yı siz hesaplayın )

 

15 Temmuz’da halkın sokağa çıkması,  hainlerin, münafıkların, düşmanların, şeytanların bile tüm hesaplarını Allah (CC)’ın izni ile bozdu, tüm sosyolojik ve istatistik bilgileri ters-yüz etti, gerçek erdemli, imanlı vatanseverlerin saflarını tazeledi ve yeni bir ruh kazandırdı.

 

Bu ruh Çanakkale Geçilmez, ruhudur, Yedi düvel ve köleleri saldırsa da boşa çıkacaktır.

Ama şu soru önemlidir; Hain doğulur mu yoksa hain olunur mu?

Benim kanaatim, sonra dan hain olanların az olduğudur yani hani doğulur…..

 

Kadir YILDIZ

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve toroslargazetesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.